Yönetmelikte Olmayan Kurala Yönetmelik Tarihiyle Milat Çizilebilir mi? (2)

Daha önceki yazıda Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2026/16 sayılı Genelgesindeki 'milat' illüzyonu açıklanmıştı. Bugünkü yazıda ise SGK’nın 2026/16 Sayılı Genelgesinde Çifte Standart: Hukukun Temel İlkeleri Her Dosya İçin Aynı mı Uygulanıyor? Sorgulanacak. Bilindiği gibi ilk yazıda, Genelgedeki hukuki sorunların çeşitli yazılarda inceleneceği belirtilmişti. Bu yazıda ise aynı Genelgenin hukukun temel ilkelerini dosyadan dosyaya farklı uygulayan yaklaşımı ele alınacak.

16 Mayıs 2026 tarihinde Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde (SSİY) yapılan değişiklikle asgari işçilik uygulamalarına önemli yenilikler getirilmiştir. Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, 111. maddeye eklenen onuncu fıkradır. Yeni düzenleme ile; kapanma, terk veya tasfiye olmadığı hâlde en az iki yıl süreyle sigortalı çalıştırılmadığı bildirilen veya Kurumca tespit edilen özel nitelikteki inşaat işyerlerinde, Kurumca re'sen araştırma yapılması öngörülmüştür. Düzenlemenin lafzı ve sistematiği, bu hükmün yalnızca gelecekte oluşacak dosyaları değil, uzun süredir işlem görmeyen mevcut dosyaları da sonuçlandırmayı amaçladığını göstermektedir.

Kurumun, fiilen işi bitirdiği hâlde başvuruda bulunmayan inşaatları tespit etmek veya Yönetmeliğin 111/7. fıkrasındaki "zorunlu hâller" kapsamına giren fiili durumları ortaya çıkarmak amacıyla bu yetkiye ihtiyaç duyduğu ve mevzuata bu yönde bir hüküm eklendiği anlaşılmaktadır.

Ancak 2026/16 sayılı Genelgenin amacı uygulama birliğini sağlamak iken, 6.7 numaralı bölümünde oldukça tartışmalı bir yola sapılmıştır. Genelgede, "hukukun temel ilkelerinden biri olan kanunların geriye yürümezliği ilkesi nedeniyle"denilerek, bu iki yıllık sürenin 2026 yılı Mayıs ayı ve sonrasında verilmesi gereken son beyanname döneminden itibaren başlatılacağı belirtilmiştir. Oysa hukuk tekniğinde, yeni bir düzenlemenin yalnızca belirli bir tarihten sonraki olaylara uygulanması amaçlanıyorsa, bunun yolu alt düzenleyici işlem olan Genelge ile sınır çizmek değil; Yönetmeliğe açık bir geçiş hükmü eklemektir. Aksi hâlde, Genelge eliyle üst normun uygulama alanı fiilen daraltılmış olur.

İşte asıl kritik soru burada ortaya çıkıyor: SGK, bu Genelge ile yalnızca geçmişte iki yıldan uzun süredir bildirim yapılmayan dosyaları mı beklemeye almaktadır? Hayır. Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 16.05.2026 tarihinden önce iki yıllık süresini dolduran dosyalarla birlikte, bu tarihten sonra aynı süreyi dolduracak dosyalar da fiilen aynı erteleme kapsamına alınmaktadır. Sonuç olarak, normal şartlarda farklı tarihlerde araştırılması gereken binlerce dosyanın 2028 yılı ve sonrasına topluca ötelenmesi öngörülmektedir.

Üstelik Genelgede verilen örnekler, hesaplama tekniği ve beyanname takvimi bakımından da dikkat çekici hatalar içermektedir.

Örneğin (Örnek 1'de), metindeki kurala göre iki yıllık sürenin başlangıcının Mayıs 2026 olduğu belirtilmektedir. Mayıs 2026'dan itibaren sayılacak 2 yıllık (24 aylık) sürenin bitişi Nisan 2028'dir. Ancak örnek metninde "Mayıs 2026 ila Haziran 2028 arasındaki dönemler için bildirim yapılmadığı" denilerek, bu aralığın 24 ay değil tam 26 ay ettiği hesaplanamamıştır!

Kaldı ki, aynı örnekte son sigortalının 03.05.2026 tarihinde çalıştırıldığı belirtilmektedir. Oysa bir ay içinde tek bir gün dahi sigortalı çalıştırılması hâlinde o aya ilişkin beyanname verilmesi zorunludur. Bu temel kuralın dahi gözden kaçırılmış olması bir yana, asıl sorun örnekteki kronolojik çelişkidir. Haziran 2028 dönemine ait beyannamenin verilmediği kabul edilerek Kurumun 01.07.2028 tarihinde re'sen araştırmaya başladığı belirtilmektedir. Oysa Haziran 2028 dönemine ait bir beyannamenin yasal verilme süresinin son günü 26 Temmuz 2028'dir! Başka bir ifadeyle, Genelgede; yasal beyan süresi henüz dolmadan, beyanname verilmediği varsayımıyla re'sen araştırma başlatılabileceğini kabul ederek SGK mevzuatına aykırı bir örnek kurgulanmıştır.

Yönetmeliğin açık hükmüne rağmen, süreci 2028 yılına öteleyen SGK, eski dosyalar bakımından fiilî bir af sonucuna zemin hazırlarken; yeni dosyalar bakımından ise hem Kurum alacaklarının zamanında tahsilini riske atmakta hem de yıllar sonra yapılacak re'sen araştırmalar nedeniyle işverenleri, gecikme cezası ve gecikme zammının ana prim borcunu dahi aşabilecek ağır mali sonuçlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Böylece aynı erteleme kararı, bir taraftan zamanaşımı riskini büyütürken diğer taraftan gecikme yükünü katlayarak hem Kurumu hem de işvereni zarara uğratabilecek çifte bir sonuç doğurmaktadır.

Tüm bu tabloyu gerçek bir hukuk garabetine dönüştüren husus ise Genelgenin kendi içinde benimsediği iki farklı geçiş hukuku anlayışıdır.

Genelgenin 6.6 numaralı bölümünde, inşası 16 Mayıs 2026 tarihinden önce fiilen tamamlanmış olmakla birlikte araştırma işlemi henüz idari aşamada kesinleşmemiş dosyalarda eski hesaplamanın iptal edilerek yeni aritmetik ortalama yönteminin derhal uygulanacağı açıklanmaktadır. Yani aynı Genelgede bir tarafta "kanunların geriye yürümezliği" ilkesi gerekçe gösterilerek yeni düzenlemenin uygulanma alanı daraltılırken; diğer tarafta yeni hesaplama yöntemi, fiziki olarak geçmişte bitmiş ancak araştırma süreci tamamlanmamış inşaatlara derhal uygulanacağı öngörülmektedir. Geçiş hukukuna ilişkin ölçüt, bir maddede Yönetmeliğin yürürlük tarihi olurken diğer maddede ise idari kesinleşme olarak belirlenmektedir?

Sorun yalnızca tercih edilen yöntem ile ilgioli değildir; bu tercihin hukuki dayanağıdır. Genelgeler, Yönetmelikleri değiştirmek için değil, açıklamak için vardır. Hukukun temel ilkeleri ise dosyadan dosyaya değişen tercihler değil; idareyi de bağlayan evrensel kurallardır. Eğer SGK gerçekten bu düzenlemeyi yalnızca geleceğe yönelik uygulamak istiyorsa, bunun yolu Genelgeyle yeni bir milat oluşturmak değil, Yönetmeliğe açık bir geçici madde eklemek olmalıdır. İşte bu yapılmadığı için 2026/16 sayılı Genelge, yalnızca uygulamada değil, normlar hiyerarşisi bakımından da uzun süre tartışılmaya devam edecektir.

Ancak SGK'nın bu çelişkili dünyasındaki yolculuğumuz burada bitmiyor. Diğer çelişkiler sonraki yazılarda ele alınarak incelenecektir.