Yerli Yatırımcının Risk iştahı

Borsa İstanbul'a yerli yatırımcının ilgisi devam ediyor. 2004 yılında borsadaki yerli yatırımcı oranı %51 idi. O tarihten itibaren borsaya gelen yabancı yatırımcılar %49 olan oranlarını, 2007 yılında %72'ye kadar çıkardılar. Burada en büyük etken olarak Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine yönelik yapılan çalışmalar, istikrarlı ekonomi politikaları, 2001 krizi sonrası hızlı toparlanma olarak sayabiliriz. 2012 yılına kadar 'Yatırım Yapılamaz' seviyesinde olan Türkiye'nin Kredi Derecelendirme notu, 2012 yılında Fitch 2013 yılında ise Moody's tarafından 'Yatırım yapılabilir' seviyeye çıkarıldı. Daha sonraki yıllarda yabancılar paylarını %61 – 65 arası tuttular. 2019 yılından itibaren borsadaki yabancı payı düşmeye başladı ve bu hafta itibari ile %50'nin altına indi. 2004 yılındaki rekor yabancı yatırımcı seviyesinden 16 yıl sonra yabancı payı en düşük seviyelerine ulaştı.

Yatırımcı Sayısı Artıyor

Borsa'da yabancı yatırımcı payının düştüğü zamanlarda borsa endeksi de düşüş gösterirdi. 2019 yılında yabancıların satışa geçmesiyle birlikte yerli yatırımcıların bu satışları karşıladığı borsa endeksinde yabancı yatırımcıların satışlarından kaynaklı bir düşüş görülmediği gözlemlenmektedir. 2020 yılının başından itibaren borsada 353 bin yerli yatırımcının hesap açtırdığı görülmüştür. Böylelikle borsadaki toplam yatırımcı sayısı Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun verilerine göre 1 milyon 550 bin hesap sayısını geçerek tarihi zirvesine ulaştığı görülmektedir.

Ezber Bozuluyor

Bist'te yabancı yatırımcıların hakimiyetinin olduğu yıllarda, yabancı yatırımcı satışa geçince endeksler düşer, hisseler hızla değer kaybeder, alıma geçtiklerinde ise endekste rekorlar kırılırdı. 2019 yılından itibaren yabancılar satış ağırlıklı olmasına rağmen yaptıkları satışlar, emeklilik ve yatırım fonları ve yerli yatırımcılar tarafından karşılanıyor. Borsada yabancı payı düşmesine rağmen, endeksler değer kazanmaya devam ediyor. Böylelikle yabancı satıyor, hisse fiyatları düşecek, yabancı sattığı hisselerin bedeli ile döviz alacak döviz fiyatları yükselecek ezberinin bozulduğu görülmekte. Uzun yıllar süren yabancı hakimiyeti bu günlerde yerlilerin eline geçmiş durumda.

Risk iştahı

Yerli yatırımcının Borsa İstanbul'da pozisyon alması ve her geçen gün bu pozisyonlarını büyütmesi, yabancı yatırımcının etkisinin azalmasının yanında ülkemizin sermaye piyasalarının yurtdışındaki global etkilerden de arınması anlamına geliyor. Dünya piyasalarında meydana gelecek dalgalanmalar, yurtiçinin pozitif ayrışmasına olanak sağlayacak. Bu süreç sağlıklı atlatılınca, yabancı ilgisi tekrar başlayacak ve yabancı yatırımcılar Türk Sermaye Piyasalarının sunduğu avantajlardan yararlanmak için tekrar yatırım kararları alacaklar. Yalnız bir farkla, dövizi pahalıdan bozdurup, ucuz hisse bulamayacaklar. Piyasada lehlerine dalgalanmalar oluşturamayacaklar.

Yatırım Alternatifleri

Yerli yatırımcının Borsa İstanbul'a bu kadar yoğun akın etmesinin en önemli sebebi alternatif yatırım araçlarının getirilerinin geçmiş yıllara göre daha düşük kalması, borsa endekslerinin daha yüksek getiriler vaad etmesi. Bugün elinde nakit olan bir yatırımcı parasını yıllık faize yatırsa, 2018 – 2019 yılında ortalama %20'nin üstünde yıllık getiri sağlarken bugün faizlerin düşmesi ile bu oran %6,5 seviyelerinde. Altın fiyatları yine son yılların en yüksek noktasına onsu 1.800-Usd civarında seyrediyor. Döviz fiyatlarının bu yıl yaşanan parasal genişleme, devletlerin düşük faiz politikaları ve yaşanan salgın sürecinde ciddi artışlar sağlamayacağı kanaati oluştu ki, dövize de çok fazla ilgi yok. Yerli yatırımcı, finansal okur- yazarlığını arttırarak, yatırım yapacağı enstrümanları tanıyarak, risk algısı ve beklentisine göre yatırım yaparak kendi yolunu çizmek zorunda. Kulaktan dolma bilgiler ile yapılan yatırımların sonu hüsran olmakta.