YALNIZLIĞIN ÇARESİ

Yalnızlık modern çağın en yaygın duygularından biri. Teknolojinin ilerlemesi insanları birbirine hiç olmadığı kadar yakınlaştırırken, birçok kişi de kendisini her zamankinden daha yalnız hissediyor. Bu durum yalnızlığın aslında fiziksel bir durum olmanın ötesinde duygusal ve ruhsal bir durum olduğunu ispatlıyor. Peki bunun çaresi var mı?

Öncelikle insanın kendisiyle sağlıklı bir ilişki kurması hayat ve duygu-durum kalitesi için oldukça önemli. Kendi değerini yalnızca başkasının ilgisiyle ölçen kişiler, ilgi azaldığında veya beklentileri karşılanmadığında daha yoğun bir yalnızlık hissi yaşarlar. Oysa kendisini tanıyan, güçlü ve gelişime açık yönlerini bilen ve bunları kabul eden kişiler tek başlarına kaldıkları zaman bile içsel huzurlarını korurlar. Kendine zaman ayırmak, yeni hobiler edinmek, sanatla uğraşmak, kitap okumak ya da doğada zaman geçirmek insanın iç dünyasını besler ve zenginleştirir.

Yalnız hissetmemenin bir yolu da anlamlı ilişkiler kurmaktır. Çok sayıda tanıdığa sahip olma, her zaman güçlü sosyal bağlar oluşturmaz. Önemli olan kişinin kendisini olduğu gibi ifade edebildiği güven duyduğu ve karşılıklı anlayış içeren ilişkiler kurmasıdır. Samimi bir sohbet, içten bir dostluk ya da aile bireyleriyle geçirilen zaman yalnızlık duygusunu azaltabilir.

Başkalarına yardım etmek de yalnızlık hissini azaltan bir ilaçtır. Gönüllü çalışmalara katılmak, ihtiyaç sahibi insanlara destek olmak veya küçük bir iyilik yapmak, bireyin hem topluma ait olduğunu hissetmesini sağlar hem de yaşamına anlam katar. Yapılan araştırmalarda yardımsever davranışların mutluluk hormonlarının salgılanmasını arttırdığı ve kişinin psikolojisini olumlu etkilediği görülmüştür.

Bununla birlikte sosyal medya kullanımına da dikkat edilmelidir. Dijital ortamda geçirilen uzun saatler gerçek bağların yerini tutmaz. Sürekli başkalarının hayatlarının takibinde olmak, kişinin kendisini eksik ya da yalnız hissetmesine neden olmaya başlar. Bu nedenle sanal iletişimden çok yüz yüze iletişimi güçlendirmeye önem verilmelidir.

Bazen yalnızlık uzun süre devam ederek kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir. Eğer bu duygu umutsuzluk, isteksizlik, yoğun kaygı veya depresif belirtilerle devam ediyorsa uzman desteği almak faydalı olacaktır. Yardım istemek asla bir güçsüzlük olarak değerlendirilmemelidir.

Sonuç olarak yalnızlıkla başa çıkmak için tek bir sihirli formül yok. Kendimizi tanımak, anlamlı ilişkiler içinde yer almak, başkalarına faydalı olmak bu duyguyu azaltmaya etkilidir. İnsan önce kendi içinde sağlam bir bağ kurduğunda çevresindeki insanlarla da güçlü ve samimi ilişkiler kurar. Yalnızlığı tamamen yok eden şey, anlaşılmak – değer görmek- hayatta anlamlı bir yere sahip olduğunu hissetmektir.