7587 sayılı Kanun ile vergi mevzuatında önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. İlk bakışta teknik düzenlemeler gibi görünse de, yapılan değişiklikler hem mükelleflerin günlük uygulamalarını etkileyecek hem de vergi idaresinin denetim kapasitesini güçlendirecek nitelikte.
Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri taksi taşımacılığı oldu. Yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanımının yaygınlaştırılmasıyla birlikte taksi işletmecilerine hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanma imkânı tanındı. Böylece kayıt dışılığın azaltılması hedeflenirken, sektör için daha sade bir vergilendirme modeli oluşturuldu.
Ticari plaka sahiplerini ilgilendiren önemli bir adım da atıldı. Taksi, dolmuş, minibüs ve servis araçlarına ait ticari plakaların devrinden elde edilen kazançlar gelir vergisinden istisna edilirken, bu satışlar KDV kapsamı dışında bırakıldı. Uzun süredir uygulamada tartışma konusu olan bu alanın netleştirilmesi, sektör açısından olumlu karşılanacaktır.
Kanunun en önemli düzenlemelerinden biri ise elektronik tebligat sistemine ilişkin oldu. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından Vergi Usul Kanunu yeniden düzenlenerek elektronik tebligatın kapsamı ve kullanım esasları doğrudan kanunda yer aldı. Kurumlar vergisi mükellefleri ile gerçek usulde vergilendirilen ticari, zirai ve meslek erbabı için mevcut zorunluluk devam ederken, sistemin hukuki altyapısı daha sağlam hale getirildi. Mevcut kullanıcıların yeniden başvuru yapmasına da gerek bırakılmadı.
Bunun yanında akaryakıt ve LPG sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için teminat uygulaması güçlendirilirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bu konudaki yetki sınırı artırıldı. Amaç, vergi güvenliğini daha etkin şekilde sağlamaktır.
Sosyal yönü bulunan düzenlemeler de dikkat çekiyor. Sirk, lunapark ve benzeri eğlence yerlerinde 18 yaş altındaki gençler ile öğrenimine devam eden 25 yaş altındaki öğrenciler için eğlence vergisinin kaldırılması önemli bir destek niteliğinde. Ayrıca deprem bölgesindeki bağış amaçlı bazı inşaat faaliyetlerine tanınan KDV istisnasının 2028 yılı sonuna kadar uzatılması da yeniden yapılanma sürecine katkı sağlayacak bir adım olarak öne çıkıyor.