Çoğu siyasetçilerin bunca yapılacak işler varken, birbirlerini tenkit etmek ve azarlamaktan yorulmazlar mı acaba?
Aslına bakarsan, bazı siyasetçilerin ucuz hamasetinden yorulan Türk milleti dir..
İşin en kötü tarafını seçim zamanlarında görüyoruz. Özellikle son zamanlarda, dolaplar, çekmeceler açılıp didik didik edilerek, ne kadar kirli çamaşırlar varsa ortaya dökülmek istenir. Kinler, kıskançlıklar alabildiğine meydana çıkar. Yalan söylemek, iftira atmak meşru bir hale gelir.
Toplumumuz her gün biraz daha birbirlerinin gözlerini oymak isteyen, bencil ve acımasız insanlar topluluğu haline geliyor. Kanunların da namuslu insanları her zaman himaye ettiği söylenemez. Fedakâr ve dürüst insan, her gün artan bir baskıyla, değişmeye, başkalaşmaya zorlanıyor. Fedakârlık ve dürüstlük neredeyse toplum dışı bir davranış sayılacak.
Bunlar bir kenarda dursun Türk milletinin öncelikli beklentileri vardır.
- Ekonominin düzeltilmesi, refahın sağlanması..
- PKK Teröristlerin etkisiz hale getirilmesi..
- Dinimizi istismar eden tarikat ve cemaatlerin kapatılması..
- Yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullananların yargılanması..
- Adâlet'in adil olması..
- Demogratif yapımızın korunması için acil önlemler.
- Tarımda ve üretimde seferberlik.
Hay Allah eyvah ki ne eyvah!.. az daha unutuyordum..
Ne oldu bizim Türkistan ile ekonomik ve güvenlik anlaşmalarımız? Sadece Sayın Cumhurbaşkanımızın gayretleriyle olmaz bu iş..
Biraz da Turan, Turan diyen milliyetçi camia'nın vekilleri çaba göstersinler, gerçi çok yoğunlar, telefona çıkmazlar, halkın arasına girmezler ama ellerini açsalar nasır tutmuş... yanlış anlamayın!.. Kazma kürek tutmaktan deĝil, mikrofon ve alkış tutmaktan..
Türk milletinin dâvası yüksek milli şuur ve milli inanç, yani kuvvetli milliyetçilik içinde başarılacak dâvadır. Milliyetçilik yâni Türkçülük ilkeleri içinde akıl, bilgi ve metodla çalışarak sonu getirilecek bir konudur. Sihirli değnek dâvası değildir.
Bazı hatalı yolda ısrar etmek, sisteme çok daha geniş şekilde yerleştirmeyi istemek memleketimiz için fayda yerine zarar getirdiğinin bilincinde olunmalıdır.
Meseleleri daima tek taraflı ele alınmakta, hakikatlerin gerçeği çarpıtılarak, objektiflikten uzak bir anlayışla hareket etmenin yanlış olduğunun farkına varmalıyız.
İdareler, belki teknolojide gözle görülür ilerlemeler kaydederler; fakat insan haklarına, insanın yaradılışta sahip olduğu ana hak ve hürriyetlerine kıymet vermedikleri için halkı memnun edemezler. Güler yüzlü bir idare kuramazlar.
Tabiat'ın kanunlarında, doğuştan, yaradılıştan, huy, karakter ve özelliği vardır. Eli kolu bağlanan, karnı acıkan, canı yanan bebek bağırır, ağlar.. Tabiatın kanunlarına karşı gelmek isteyenler, günün birinde bunun ceremesini çekerler; ama başkalarına da çok çektirirler.
Tabiatın kanunları olduğu gibi, Türk toplumunun gelenekleri ve kanunlarının da önemi vardır..
Prof.Dr. İsmail Hakkı Aydın hocamın güzel sözü ile.
Sağlıklı kalınız.
Tanrı Türkü Korusun
Sevgi ve Saygılarımla