Istanbul

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi'nde konuştu

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, "Bugün bize düşen görev kadim değerlerimiz ile modern ticaret hukukunu buluşturmak, girişim özgürlüğünü korurken adaleti de tahkim etmektir. Çünkü güçlü ekonomi ancak güçlü hukukla mümkündür" dedi.

İSTANBUL (AA) - TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, 'Bugün bize düşen görev kadim değerlerimiz ile modern ticaret hukukunu buluşturmak, girişim özgürlüğünü korurken adaleti de tahkim etmektir. Çünkü güçlü ekonomi ancak güçlü hukukla mümkündür.' dedi.

Yüksel, MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlenen Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, hukuki güvenlik, yatırım iklimi ve ticari hayatın öngörülebilirliği gibi konuların iş dünyasının öncülüğünde ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirtti.

Uluslararası sistemdeki dönüşüme dikkati çeken Cüneyt Yüksel, 'Bölgemizde yaşanan İran ile ABD-İsrail Savaşı, yayılmacı ve soykırımcı İsrail'in Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırgan politikaları bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık sarmalına sürüklemektedir. Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler ise enerji arzı, küresel ticaret ve piyasalarda ciddi riskler doğurmaktadır. Mevcut düzen gücünü kaybederken yeni düzen henüz kurulabilmiş değildir. Tam da bu noktada Türkiye için tarihi bir fırsat penceresi açılmaktadır. Çünkü böylesi dönemlerde öne çıkan ülkeler biliyoruz ki güçlü devlet kapasitesine, siyasi istikrara, reform iradesine ve hukuk güvenliğine sahip olan ülkelerdir.' ifadelerini kullandı.

Yüksel, yatırım ortamının güçlenmesi, ticaretin büyümesi ve kalkınmanın kalıcı hale gelmesinin yalnızca teşvikler ve piyasa büyüklüğüyle sağlanamayacağını belirterek, 'Türkiye, güçlü liderliği, siyasi istikrarı, stratejik konumu, üretim kapasitesi ve reform iradesiyle yatırımcıya yalnızca bugünü değil yarını da vadetmektedir.' diye konuştu.

Sözleşme serbestisi, girişim özgürlüğü ve serbest piyasa ekonomisinin vazgeçilmez olduğunu dile getiren Yüksel, serbest piyasanın kuralsızlık ya da güçlünün zayıfı ezdiği bir alan olarak görülemeyeceğini vurguladı.

Yüksel, 'Hukukun görevi piyasayı boğmak değil, güven veren bu kurallarla tahkim etmektir. Hukuk yalnızca şekle değil, hakkaniyete, insan onuruna ve adalete de bakar. Aynı anlayış bizim medeniyet değerlerimizde de mevcuttur. Bugün bize düşen görev kadim değerlerimiz ile modern ticaret hukukunu buluşturmak, girişim özgürlüğünü korurken adaleti de tahkim etmektir. Çünkü güçlü ekonomi ancak güçlü hukukla mümkündür.' ifadelerini kullandı.

Mevzuat ve reform düzenlemelerinin çağın ihtiyaçlarına göre güncellendiğini ve uygulamadaki sorunlara çözüm üretildiğini aktaran Yüksel, hükümetleri döneminde yapılan köklü reformlarla ticari hayatın ve yargı sisteminin daha sağlam bir zemine kavuşturulduğunu dile getirdi.

Yüksel, içinde bulunulan dönemin yalnızca ekonomik ve ticari dengelerin değil, teknolojinin de hızla değiştiği bir süreç olduğunu söyleyerek, 'Teknolojideki gelişmeler hukuk düzenlerini de doğrudan etkilemekte, değişim ve uyumu bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getirmektedir. Nitekim ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu dönüşüme kayıtsız kalmamış, yargı ve idari alanda atılan adımlarla dijitalleşmede önemli mesafe katetmiştir.' dedi.

- 'TBMM olarak sorumluluğumuz, çağın gereklerine uygun çözümler üretmek'

'Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı' vizyonu çerçevesinde, hukukun teknolojiyi takip eden değil yön veren bir güç haline gelmesi yönünde güçlü bir irade ortaya konulduğunu vurgulayan Yüksel, 'Bu iradenin en somut adımlarından biri olan dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi, yapay zeka destekli uygulamaların yargıya entegrasyonu, dijital dava yönetimi, e-adalet altyapısının güçlendirilmesi, makul sürede yargılama ve mahkemelerin kurumsal kapasitesinin artırılması gibi önemli hedefler ortaya koymuştur.' şeklinde konuştu.

Yüksel, 'TBMM olarak sorumluluğumuz, hukuk sistemimizi çağın gereklerine uygun geliştirmek ve yeni ihtiyaçlara zamanında çözümler üretmektir. Bu kapsamda Meclis'imiz bünyesinde bulunan yapay zeka araştırma komisyonuyla, hukuki sorumluluk rejimi, veri güvenliği, etik ilkeler ve kamu hizmetlerinde yapay zeka kullanımı gibi başlıklarla önemli çalışmalar yürütmekteyiz. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki bu dijital dönüşümde göz ardı edilmemesi gereken temel husus yargılamanın insan tarafından yürütülen bir faaliyet olduğu gerçeğidir.' değerlendirmesinde bulundu.

Dijitalleşme sürecinde, veri güvenliği, kişisel verilerin korunması ve algoritmik kararların denetiminin büyük önem taşıdığını anlatan Yüksel, bu alandaki risklerin toplumsal güveni zedeleyebileceğini belirtti.

Çocukların korunması ve dijital mecraların sorumluluğuna dikkati çeken Yüksel, yeni düzenlemeler kapsamında sosyal medya ve dijital platformlara yönelik yaş doğrulama, güvenli hizmet ve içerik denetimi gibi yükümlülükler getirildiğini, dijitalleşmenin hukukla yönetilen ve toplumsal faydayı gözeten bir alan olarak ele alındığını dile getirdi.