Giriş
Süresiz (yoksulluk) nafakası, boşanma sonrası bir tarafın diğerinden süresiz olarak gelir elde etmesini öngören hukukî bir mekanizmadır. Türkiye’de 1988’den beri uygulanan bu sistem, özellikle kadınların ekonomik güvenliğini sağlamayı amaçlasa da mevcut yapı modern ekonomik analizler ve bireysel motivasyonlar açısından tartışmalı sonuçlar doğurmaktadır. Bu yazıda süresiz nafaka, ekonomi bilimi ve termodinamikteki entropi kavramı üzerinden değerlendirilerek toplumsal ve ekonomik etkileri ortaya konmaya çalışılacaktır.
Süresiz Nafaka ve Ekonomik Dinamikler
Süresiz nafaka alan bireyler, temel ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayan sürekli bir gelir elde eder. Klasik ekonomik teoriye göre, gelir garantisi bireyin çalışma motivasyonunu etkileyebilir. Çalışabilir durumda olan birey, nafaka sayesinde gelir elde etmeye devam ediyorsa, işgücü arzı azalacaktır. Bu durum, ekonomik esaslı verimlilik açısından bir tür “enerji kaybı” olarak görülebilir. İş gücü potansiyeli kullanılmadığında, toplumun üretim kapasitesi azalmış olacaktır. Dolayısıyla süresiz nafaka, kısa vadede bireysel güvenliği sağlasa da, uzun vadede ekonomik entropiyi artıracaktır.
Entropi Perspektifi
Termodinamikte entropi, sistemin düzensizlik veya kullanılabilir faydalı enerjinin azalması olarak tanımlanır. Ekonomide entropi analojisi, kaynakların verimli kullanılmaması ve ekonomik faaliyetlerin azalması şeklinde yorumlanabilir. Süresiz nafaka, bireysel seviyede “enerjinin korunumu” ilkesini sağlayarak bir kişinin geçimini başka bir kişiye bağlı olarak sürdürebilir. Ancak sistem seviyesinde bakıldığında, işgücünün ve üretim kapasitesinin tam olarak kullanılmaması, ekonomide düzensizlik ve verim kaybına yol açacaktır. Dolayısıyla süresiz nafaka mekanizması, ekonomik entropiyi artırma potansiyeline sahiptir.
Makroekonomik Sonuçlar
- İşgücü Arzının Azalması: Çalışabilir durumda olan nafaka alıcılarının işgücü piyasasından çekilmesi, üretim kapasitesinde düşüş yaratacaktır.
- Gelir Dağılımı Etkisi: Süresiz nafaka alanlar ile çalışmak zorunda olanlar arasında gelir farklılıkları oluşabilir. Bu da ekonomik sistemin enerji dağılımında düzensizlik yaratacaktır.
- Tüketim ve Tasarruf Eğilimleri: Gelir garantisi, bireylerin tasarruf ve yatırım kararlarını etkileyerek sermaye birikimini yavaşlatacaktır.
Alternatif Perspektifler
Süresiz nafakanın teşvik edici ve ekonomik etkilerini azaltmak için bazı çözüm önerileri ortaya konabilir. Bunlar: :
- Süreli veya gelir oranına bağlı nafaka: Bireyin çalışma kapasitesine göre ayarlanan nafaka, ekonomik verimliliği koruyacaktır.
- Eğitim ve mesleki destek programları: Nafaka alıcısının iş gücüne yeniden katılımını teşvik etmek, entropiyi düşürecektir.
- Dönüşümlü sistem: Gelirin bir kısmının bireyin kendi üretkenliği ile ilişkilendirilmesi, sistemin enerji kaybını minimize edecektir. Bunun anlamı: nafakanın sabit ve süresiz bir yük olmaktan çıkartılıp, kişinin çalışması, üretimi ve emeğiyle uyumlu olarak değişen bir modele dönüştürülmesidir.
Sonuç
Süresiz nafaka, bireysel güvenlik açısından önemli bir sosyal mekanizma olsa da, ekonomik sistemin verimliliği açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Entropi analojisi, süresiz nafakanın toplumsal enerji ve üretim kapasitesi üzerindeki etkilerini anlamak için güçlü bir araç sunmaktadır. Ekonomik sistemin sürdürülebilirliği, bireysel güvenlik ile kolektif verimlilik arasında dengeli politikalar geliştirilmesini gerektirir. Bu durum bir ülkenin sosyal ve ekonomik yapısı ile iç barışı açısından önemlidir. Kaldı ki evlilik kadar boşanmak da bir haktır. Boşanmanın tüm ekonomik yükünü bir tarafa yüklemek ise hak değil haksızlıktır, insani hiç değildir.