Siyasi partilere devlet yardımı

0

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 'Devletçe yardım' başlıklı Ek 1.maddesinde özetle; 'Yüksek Seçim Kurulunca son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesindeki genel barajı aşmış bulunan siyasi partilere her yıl Hazineden ödenmek üzere o yılki genel bütçe gelirleri "(B) Cetveli" toplamının beş binde ikisi oranında ödeneğin mali yıl için konulacağı, bu ödeneğin; genel barajı aşması nedeniyle Devlet yardımı yapılacak siyasi partiler arasında, bu partilerin genel seçim sonrasında Yüksek Seçim Kurulunca ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ile orantılı olarak bölüştürülmek suretiyle her yıl ödeneceği ve bu ödemelerin o yılki genel bütçe kanununun yürürlüğe girmesini takiben on gün içinde tamamlanmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmış, ayrıca; milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların % 3'ünden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılacağı, bu yardımın genel barajı aşan ancak en az Devlet yardımı alan siyasi partinin almış olduğu yardım ve genel seçimlerde aldığı toplam geçerli oy esas alınarak kazandıkları oyla orantılı olarak yapılacağı, bu madde kapsamında öngörülen yardım miktarlarının; bu yardımdan faydalanabilecek siyasi partilere, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl üç katı, mahalli idareler genel seçim yılı için iki katı olarak ödeneceği, her iki seçim aynı yıl içerisinde yapıldığında bu ödemenin miktarının üç katı geçemeyeceği, yapılacak katlı ödemelerin, Yüksek Seçim Kurulunun seçim takvimine dair kararının ilanını izleyen 10 gün içinde yapılacağı belirtilmiştir (2015 yılı Ocak ve Şubat aylarında Türkiye Büyük Millet Meclisinde halen temsil edilen 4 siyasi partiye toplam 531 milyon 104 bin lira ödemede bulunulmuştur).

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre halen 97 siyasi partinin olduğu, 31 siyasi partinin 7 haziran 2015 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimlerine girme yeterliliğine haiz olduğunun Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edildiği, anılan seçime ise 20 siyasi partinin katıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu seçime katılan 20 siyasi partiden 4 tanesi yüzde on'luk genel barajı aşmış ve anılan mevzuata göre devlet yardımı almaya hak kazanmıştır. Ancak, genel barajı aşamayan ve her biri % 3'den az oy alan 16 siyasi parti; ülke genelinde toplam 1.710.972 geçerli oy almış, bir başka ifadeyle toplam geçerli oyların (46.163.243) yüzde 3,7'sini almalarına rağmen hem Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilememiş, hem de devlet yardımı almaya hak kazanamamıştır.

Siyasi partilere devlet yardımı yapılması veya yapılmaması gerektiği hususundaki tartışmalar bir yana bırakıldığında, eğer mevzuatınızda siyasi partilere devlet yardımı yapılması öngörülmüşse, bu yardımın adil olması ve fırsat eşitliği tanıması gerekmektedir. Demokrasinin vazgeçilmez asli unsurları sayılan ve demokrasi bahçesinin çiçekleri olan tüm siyasi partilerin bu uzun soluklu maratonda yer almalarını sağlayacak ve motivasyonlarını artıracak adımların demokrasi adına atılması sağ duyunun bir gereğidir. Bu kapsamda, son günlerde gündemde olan; genel barajın düşürülmesine yönelik düşüncelere paralel olarak, devlet yardımından yararlanacak siyasi parti yelpazesinin artırılması hususunda da yasal girişimler yapılması, toplumu temsil eden her düşüncenin saygıyla karşılanması gerektiğini göstermesi açısından önemli ve gerekli demokrasi hamleleri olacaktır.

Sadece genel barajı aşmış olan veya % 3 oy almış siyasi partilere devlet yardımı yapılması, bu yardıma hak kazananları ödüllendirme ve siyasi tablonun mevcut haliyle devamını öngören bir düşünceyi yansıtmaktadır. Oysa, bu partilerin de performans düşüklüğü yaşayabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca, demokrasiye olan inancı benimseyerek, siyasi partileşmiş düşüncelerin maddi olarak devlet yardımıyla desteklenmesi, bu siyasi partilere göre performansı daha iyi olan siyasi partilerin rehavete kapılmalarını önleyecek ve alternatif siyasi partilerin siyaset zemininde yer alması çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Dolayısıyla; tarıma, sanayiye, turizme, ihracata vb. sektörlere teşvik vererek, bu alanlarda bir katma değer ve performans yüksekliği beklediğimiz gibi, özellikle seçimlere giren tüm siyasi partilere de bu anlamda destek vermeli ve rekabetin her yerde olduğu gibi siyasette de kaliteyi artıracağına inanmalıyız.