Şiddet, saldırı, ölüm; okul, eğitim ve öğrenci ile bir araya gelmesi düşünülemeyecek kelimler. Ancak Amerika’da yaşandığında korkuyla – hayretle izlediğimiz olaylar son zamanlarda bizim ülkemizin okullarında da yaşanmaya başlandı.
Bireysel silahlanmada artış, çocuk ve genç nesildeki aşırı ve ani öfke patlamaları, aile içi şiddet ve sorumsuzluk ayrıca sosyal medya da çocuk ve gençleri şiddet eylemlerine özendiren oyun ve programlar yaşanan elim olaylarının nedeni.
Son günlerde yaşanan ve acı sonuçlara yol açan bu olaylarda, olayı gerçekleştiren kişinin adeta bir bilgisayar oyunu oynar nitelikte hedef yönlendiği, saldırı pozisyonu aldığı, acımasızca davrandığını görüyoruz.
Sosyal medya üzerinde önce tehditlerle hedef belirterek, sonrasında ise eyleme geçerek gerçekleşen bu saldırılarda çocuk ve gençlerin silaha bu kadar kolay ulaşabilmeleri de ayrı bir konu. Ayrıca bu süre zarfında ailelerin çocuklarında bir değişim gözlemlememesi, çocuğun ve ailenin kopuk ilişkisini de göz önüne seriyor.
Özellikle küçük küçük başlayan şiddet eylemleri, akranlar arasındaki her türlü zorbalık ve öğretmenlere karşı yapılan saygısızca hareketler bir çığ gibi büyüyerek her şeyi yapabilirimi kendinde hak gören çocuk da bir üst seviyeye geçiyor. Okul içi kurallara uymayan, disiplin sorunu yaşayan çocukların sadece okuldan uzaklaştırma alarak ya da okulla ilişiği kesilerek düzeleceğini düşünmek başlı başına çok safiyane bir yaklaşım. Bu boşluk dönemlerinde çocuğun daha illegal gruplarla ilişki kurabileceği, daha sorunlu düşünce yapıları oluşturabileceği göz önüne alınarak verilen uzaklaştırma cezalarının birer sosyal sorumluluk ve rehabilitasyon sürecine evrilmesi daha mantıklı bir yaklaşım olurdu.
Ayrıca birçok devlet okulunun yol geçen hanı misali güvenlik önlemi olmadan girilebilen kapıları var. Güvenlik önlemi derken okulda çalışan müstahdemlerin güvenlik görevi görmesi de beklenebilecek bir durum değil. Ancak ne yazık devlet okullarında böyle bir işleyiş de mevcut. Çocuğumu göreceğim bahanesi ile hiçbir üst araması yapılmadan okullara girmek gayet mümkün. En basit AVM’ye bile girerken çanta ve üst -baş kontrolü yapılıyorsa neden her okulun (liselerden başlanarak) girişine X-ray cihazları yerleştirilmesin ki? Bir ülkede okullar güvenli olmazsa hiçbir yerde güvende olma hissine sahip olamayız. Günlerinin üçte birini okulda geçiren çocuk ve gençler için bu güvenli ortamın sağlanması ve çocukların silaha ulaşımının önüne geçilmesi gerekiyor.
Şiddet gösteren çocukların, çocuktur yapar diye göz ardı edilmemesi, aile-öğretmen ve rehberlik üçgeninde şiddet eğiliminin yok edilmesi ise çok önemli.
Okullar öğretmenler ve çocuklar için korkulacak – güvensiz yerler olmamalıdır.