Seçimde yaşanacak sistem tartışmaları ve olası senaryolar

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden güçlendirilmiş parlamenter sisteme neden geçilmesi isteniyor. Nedenlerini kısaca açıkladıktan sonra seçim öncesi ve sonrası yapılması muhtemel olan senaryoları irdelemeye çalışacağım.

Neden güçlendirilmiş parlamenter sistem. Önce bir tespitle başlayalım.

Tarihçimiz Halil İnalcık, Osmanlı'nın yıkılış nedenleri arasında birinci neden olarak 'padişahın kimseye hesap vermeyen sorumsuz otorite sahibi olmasını' gösterir ve bu durumu Osmanlı'nın yıkılma nedenlerinin başında sayar.

Bizdeki kendine mahsus cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde şeffaflık, hesap verebilirlik, kontrol ve denetim mekanizmalarının eksikliğinden dolayı kamu yönetimindeki tarafsızlık, adalet, dürüstlük, hakkaniyet, liyakat ve eşitlik gibi etik- ahlaki değerler de ister istemez zaafa uğramakta ve işlememektedir.

Bütün kuvvetler bir kişide birleşince Devlet yetki ve görevleri de bir kişide temerküz ediyor. Medeni bir işbirliği ve iş bölümü tesis edilemiyor.

Kuran'ı Kerimin Bakara süresinde 'Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme!' niyazı var. Anayasa ile Cumhurbaşkanımıza fazla yük yüklemedik mi?

Cumhur ittifakı sistemde sözünü ettiğim mekanizmaların eksikliğini görmüş, yakınmalar karşısında Anayasa değişiklik teklifi hazırlamış, ilerideki seçimde halkın karşısına bununla çıkmaya çalışacağı anlaşılıyor.

Peki Cumhurbaşkanı'nın takatı-gücü- üstündeki görev ve yetkiler azalacak mı? Yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin sınırları kesin bir şekilde çizilebilecek mi? Bir örnek vermek gerekirse, Cumhurbaşkanı parlamento gibi kanun yapma yetkisine sahip olacak mı?

Anayasa bütüncül bir yaklaşımla ele alınmadığı takdirde önerilecek değişiklikler kabul edilse bile soruna çözüm getiremeyecektir.

Millet ittifakı da bu konuda bir komisyon oluşturarak bir Anayasa değişikliği teklifi hazırlamaktadır. Bütüncül bir sistem değişikliğinden söz ediliyor. Halkın önüne bununla çıkacaklar.

Seçimde ana tema tarafların hazırladıkları Anayasa değişikliği olacağı muhakkak. Yani cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi mi, yoksa güçlendirilmiş parlamenter sistem mi? Vatandaştan bu konuda tercihini kullanması istenecek.

SEÇİM ÖNCEKİ YAPILMASI MUHTEMEL SERARYOLAR:

Seçim kanunlarında değişiklikler yapılacak. En azından seçim barajı % 7'ye düşecek. Bu husus kamuoyuna deklare edildi. Anayasa'nın 67.maddesinin son fıkrasına göre değişiklik yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmayacağı için erken seçimlerin 2021 yılı içinde yapılamayacağı 2022 de yapılabileceği anlaşılıyor.

Erken seçim yapılmasına karar verme yetkisi Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanına ve TBMM'ne aittir.

Anayasa'nın 101.maddesindeki 'Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.' ve 116.maddesinin 3.fıkrasındaki 'Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.' hükümleri nedeniyle Cumhurbaşkanı'nın, erken seçime karar vermeyeceği, Meclisin karar vermesini sağlamak için bütün olanakları zorlayacağı akla en uygun olan yöntem olarak görülmektedir.

TBMM, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla (360 üye) seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Meclis'teki milletvekili dağılımı bugün itibariyle şöyle: AKP. 288, MHP. 48'dir İkisinin toplamı 336' dır. Karar alabilmek için 24 üyeye daha ihtiyaç vardır. TBMM de grup kuramayan partiler ile bağımsızların üye sayısı 21 dir.

2022 yılı sonuna doğru bu dağılım değişebilir. Olanaklar zorlanarak Meclisten bir erken seçim kararının alınabileceğini tahmin ediyorum.

Böyle bir karar alınması halinde Cumhurbaşkanının yeniden adaylığı konusunda hiçbir hukuki engel kalmayacaktır.

Erken seçime Cumhurbaşkanının karar vermesi veya seçimlerin normal zamanında Haziran 2023'te yapılması halinde ise Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına aday olması Anayasa'nın yukarıda belirtilen açık hükümleri karşısında mümkün görülmüyor. Buna rağmen aday olursa yurt içinde ve dışında büyük tartışmalar yaşanacaktır. Ayrıca, Yüksek Seçim Kurulunun adaylığı kabul edip etmeme konusunda nasıl bir karar vereceğini kimse bilemez. Ancak, ülkenin gidişatından nasıl bir karar çıkacağını şimdiden tahmin edenler var elbet.

Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununa göre Cumhurbaşkanlığına, siyasi parti grupları(en az 20 milletvekili olan), son milletvekili seçiminde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az % 5'ini almış olan siyasi partiler veya en az yüz bin seçmen aday gösterebilir.

Her siyasi parti veya parti grubu ancak bir aday için başvuruda bulunabilir.

Anayasa ve Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunundaki engellere rağmen Cumhurbaşkanı yeniden aday olur ve Yüksek Seçim Kurulunun yaptığı inceleme ve değerlendirme sonucunda seçilme yeterliliğini taşımaması nedeniyle adaylığı kabul edilmezse ne olacak?

Böyle bir ihtimali göz ardı etmeden ve AKP'nin adaysız kalmaması için Tayyip Erdoğan'la birlikte başka bir AKP'linin yüz bin seçmen tarafından aday gösterilmesi aklın gereğidir.

Erdoğan'ın adaylığına halel gelmezse, diğer aday adaylıktan çekilebilir.

HDP'nin kapatılma davası devam ediyor. Anayasa Mahkemesi Partinin kapatılmasına karar verirse ne olacak?

Siyasi Partiler Kanununun 36.maddesine göre bir siyasi partinin seçime katılabilmesi için illerin en az yarısında, oy verme gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olması veya TBMM'de grubu bulunması gerekiyor.

Cumhur ittifakının HDP'yi seçime sokmamak için TBMM'de grup bulunma şartını maddeden çıkarmayı planladıkları söyleniyor. Grup şartı kalksa bile HDP'nin altı ay içinde teşkilatlanabileceği, seçimlere bu süre kalmasa bile bağımsızlarla seçime katılacağı muhakkak. Partinin kapatılacağını tahmin etmeyenlerdenim.

SEÇİM SONRASI SENARYOLAR:

Tayyip Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı seçilir ve cumhur ittifakı en az 241 milletvekili çıkarırsa mevcut sistem devam edecektir. Çünkü karşı ittifak Anayasa'yı değiştirecek çoğunluğu elde edememiş olacaktır.

Kuşkusuz bu durumda, cumhur ittifakının parlamentoda çoğunluğu kaybetmesi nedeniyle Cumhurbaşkanı ile Parlamento arasında sorunlar yaşanması mukadder görülmektedir.

Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçildiğini, ancak karşı ittifak millet ittifakının 360 ve yukarısında milletvekili çıkarması halinde ne olacak?

Millet ittifakı güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek için hazırlanan Anayasa değişiklik teklifini TBMM'e verecektir. Mecliste teklifin kabul edildiğini var sayalım.

Anayasa'nın 175.maddesinin 3.fıkrasına göre Cumhurbaşkanı kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin Kanunu bir daha görüşülmek üzere TBMM'ne geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen bu kanunu 360 veya 399 oyla kabul ederse, Kanun halkoyuna sunulacaktır.

Halkoyu tarafından Kanun kabul edilirse yeni sisteme başbakanlık sistemine geçilmiş olacaktır. Onun için şartlara bağlı olarak Anayasa değişiklik teklifine bir geçici madde konarak Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulan bakanların görevlerinin kendiliğinden sona erdiğini belirtmek gerekir.

Anayasa değişiklik teklifinin seçimden sonra oluşacak hal ve duruma göre yeniden revize edilmesi icap edecek.

Millet ittifakı, yeniden bir seçime gitmek istemiyorsa görev ve yetkileri azaltılmış ve belirlenmiş Cumhurbaşkanı ile çalışmaya devam edebilecektir.

Diğer bir olasılık da şudur; millet ittifakının adayı cumhurbaşkanı seçilir ve parlamentoda 360 ve yukarısında milletvekili çıkaramaması halinde ne olacak?

Cumhurbaşkanı mevcut Anayasa'ya göre hükümetini kuracak, ittifakın öngördüğü güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmemiş olacaktır. İttifak, çoğunluğu olmadığı için erken seçim kararı da alamayacaktır. Ancak, bu kararı seçilen cumhurbaşkanı alabilir.

Başka bir olasılık ise şudur; millet ittifakının adayı cumhurbaşkanı seçilir ve ittifak 360 ve yukarısında milletvekili çıkarırsa ne olacak?

Anayasa değişiklikleri yürürlüğe girinceye kadar Cumhurbaşkanı hükümet sistemi devam edecektir.

Hazırlanacak Anayasa değişiklik teklifi Meclise sunulacak, kabul edilip halkoyu tarafından kabul edilirse başka hiçbir işleme gerek kalmadan güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmiş olacaktır. Ancak, Anayasa değişiklik Kanunu, bir daha seçime gitmeye gerek kalmayacak şekilde düzenlenmiş olması gerekir.

Sonuç olarak şu söylenebilir. Millet ittifakı adayı cumhurbaşkanı seçilebilir ancak, ittifakın TBMM'de Anayasayı değiştirebilecek çoğunluğu elde etmesi zor görülüyor.