<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hürses</title>
    <link>https://www.hurses.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hurses.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 09:56:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren 'immünoterapi' ile kanserde tedavi başarısı artıyor]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu: - 'İmmünoterapi, günümüzde erken evre kanserlerde de tedavi seçeneği olarak yerini almış durumda. Melanomda da elimizde çok fazla tedavi seçeneği yokken immünoterapi ile beraber iyi sonuçlar aldık, sağ kalım oranları arttı']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, 'İmmünoterapi günümüzde erken evre kanserlerde de tedavi seçeneği olarak yerini almış durumda. Melanomda da elimizde çok fazla tedavi seçeneği yokken immünoterapi ile beraber iyi sonuçlar aldık, sağ kalım oranları arttı. Bazı kanser hastalarında çok iyi ve devamlı yanıtlar görüyoruz.' dedi.</p>

<p>Kanserle Dans Derneğinin ev sahipliğinde, '1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası' dolayısıyla bir otelde basın toplantısı düzenlendi.</p>

<p>Toplantıya katılan uzmanlarca, kanserde risk faktörleri, korunma yolları, kanser taramaları ve beslenmenin önemine ilişkin bilgiler paylaşıldı, ayrıca dernek tarafından hayata geçirilen RadyONKA Podcast Serisi'nin de tanıtımı yapıldı.</p>

<p>Burada konuşan İmamoğlu, kanserin erken teşhis ve farkındalığını artırmak amacıyla Podcast projesi yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. İmamoğlu, immünoterapilerin kanser hastaları için umut verici tedavi yöntemi olduğunu belirterek, 'Temmuz'da 5 immünoterapi ilacımız Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) geri ödeme listesine girdi ve hastalarımıza çok rahat ulaştırabiliyoruz. İmmünoterapi, kanser hücresini tekrardan bağışıklık sistemimize tanıtan mekanizmayla çalışıyor. İmmünoterapi, günümüzde erken evre kanserlerde de tedavi seçeneği olarak yerini almış durumda. Melanomda da elimizde çok fazla tedavi seçeneği yokken immünoterapi ile beraber iyi sonuçlar aldık, sağ kalım oranları arttı. Bazı kanser hastalarında çok iyi ve devamlı yanıtlar görüyoruz.' diye konuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- 'Her 7-8 erkekten biri hayatı boyunca prostat kanseriyle karşılaşıyor'</strong></p>

<p>Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Ürün, prostat, mesane, böbrek ve testis kanserinin görülme sıklığına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğuna dikkati çeken Ürün, 'Her 7-8 erkekten biri hayatı boyunca prostat kanseriyle karşılaşıyor. Mesane kanseri ülkemizde sigaradan dolayı en sık görülen tümörlerden biri ve 15-35 yaş arasındaki erkeklerde en sık görülen ve tedavi başarımızın yüksek olduğu tümörler arasında. Dolayısıyla, kanserin görülme oranı yükselse bile tanı ve tedavi başarımız çok daha güçlü.' dedi.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İsmail Ertürk ise hem erkeklerde hem kadınlarda kansere bağlı ölümler arasında kolon kanserinin önemli bir yer tuttuğunu aktararak, 45 yaşından sonra erken tanı ve tedavi için kolonoskopi yapılmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan, kanserin dünya genelinde milyonlarca insanı etkilediğini hatırlatarak, hastalığın doğru bilgiyle kontrol altına alınabileceğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak ise psikolojik desteğin kanser tedavisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, iyileşme sürecinde hastaya destek verilmesinin önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2026/04/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="65741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yatan hastalarda görülen bilinç bulanıklığının ölüm riskini artırdığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, "Solunum destek cihazına bağlı bulunan kişilerde deliryum görülme oranı yaklaşık hastaların dörtte üçünü bulurken, yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olmayan hastaların da yarısından fazlasında karşımıza çıkıyor. Bu durum ölüm riski artışına neden oluyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, özellikle yoğun bakımda tedavi gören erişkin hastalarda sık görülen deliryumun (bilinç karışıklığı) yaşamı tehdit edebilen ciddi tabloya yol açabildiğini bildirdi.</p>

<p>Ayoğlu, AA muhabirine, deliryumun, bilinç düzeyinde değişiklik, dikkat bozukluğu, bilişsel işlevlerde gerileme ve düşünce süreçlerinde zorlanmayla kendini gösteren zihin bozukluğu olduğunu söyledi.</p>

<p>Deliryumun özellikle yetişkin hastalarda sıklıkla görüldüğünü aktaran Ayoğlu, 'Hayatı tehdit edebilen, yaşamsal fonksiyonları bozan bir durumdur.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayoğlu, hastaneye yatan hastaların yüzde 30'unda deliryumun görüldüğünü ifade ederek, 'Yoğun bakım hastalarında ise bu durum biraz daha sıkıntılı. Solunum destek cihazına bağlı bulunan kişilerde deliryum görülme oranı yaklaşık hastaların dörtte üçünü bulurken, yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olmayan hastaların da yarısından fazlasında karşımıza çıkıyor. Bu durum ölüm riski artışına neden oluyor. Normalin iki katı ölüm riskinde artışla sonuçlanabiliyor.' diye konuştu.</p>

<p>Deliryumun ortaya çıkmasında birçok etkenin rol oynadığını, altta yatan hastalıkların başlıca nedenler arasında yer aldığını aktaran Ayoğlu, 'Özellikle hastaların kendilerini yabancı bir ortamda hissediyor olmaları da deliryumun ana sebebi arasında yer almakta.' dedi.</p>

<p>Ayoğlu, deliryumda tedaviden önce erken tanı ve önleyici yaklaşımların büyük önem taşıdığını vurgulayarak, öncelikle hastalığın ortaya çıkmasına neden olan altta yatan patolojilerin ve metabolik dengesizliklerin giderilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Ağrı gibi deliryuma yol açabilecek faktörlerin de kontrol altına alınmasının önemli olduğuna işaret eden Ayoğlu, yoğun bakım hastalarında uyku ve uyanıklık düzeninin korunmasının da kritik bir rol oynadığını anlattı.</p>

<p>Ayoğlu, hastaların bilişsel düzeylerini koruyabilmeleri ve farkındalıklarının artırılması için bulundukları yerlerde saat ve takvimin olması, deliryum görülen hastaların hareketsiz kalmaması gerektiğini dile getirerek, yoğun bakım hastalarının yakınlarıyla iletişim kurmasının ve buna teşvik edilmesinin, deliryumun önlenmesine katkı sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p>Deliryumla mücadelede önceliğin koruyucu yaklaşımlar olduğundan bahseden Ayoğlu, ilaç tedavisinin ise genellikle aşırı ajitasyon gösteren ve kendisine zarar verme riski bulunan hastalarda başvurulan yöntem olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ayoğlu, deliryumun yalnızca huzursuzluk ve ajitasyonla ortaya çıkmadığını, bazı hastalarda tam tersine hareketsizlik ve içe kapanma şeklinde görülebilen baskılayıcı tipte tabloyla da ortaya çıkabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2026/03/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="19268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda bazı ben türleri düzenli takip gerektiriyor]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/cocuklarda-bazi-ben-turleri-duzenli-takip-gerektiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/cocuklarda-bazi-ben-turleri-duzenli-takip-gerektiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Umut Mert Yıldırım, "Eğer bir ben kısa sürede hızlı büyüyorsa, belirgin renk değişikliği gösteriyorsa, kanama, yara, kaşıntı gibi bulgular varsa mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Umut Mert Yıldırım, çocukluk döneminde görülen benlerin çoğunlukla doğal bir gelişim sürecinin parçası olduğunu ancak bazı ben türlerinin düzenli takip gerektirdiğini belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, çocukluk döneminde ortaya çıkan benler çoğu zaman doğal bir gelişim sürecinin parçası kabul edilse de her ben aynı özellikleri taşımıyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldırım, benlerin, cilde rengini veren melanosit hücrelerinin kümelenmesiyle oluştuğunu belirtti.</p>

<p>Bir kişinin hayatı boyunca kaç bene sahip olacağının büyük ölçüde genetik olduğunu aktaran Yıldırım, güneş ışığı gibi çevresel faktörlerin, benlerin sayısını ve boyutunu artırabileceğini kaydetti.</p>

<p>Yıldırım, özellikle çocukluk döneminde yoğun güneş maruziyeti ve güneş yanıklarının ben gelişimini tetikleyebileceğine dikkati çekti.</p>

<p>Benlerin iki gruba ayrıldığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Doğumda ya da ilk iki yaşta ortaya çıkan benlere doğumsal ben diyoruz. Bunlar genellikle daha büyük ve daha koyu renklidir. Bazıları çok geniş alanları kaplayabilir, bunlara dev doğumsal ben adını veriyoruz. Çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkan edinsel benlerde ise kanserleşme riski neredeyse yoktur. Çocuk büyüdükçe cilt de büyür. Buna paralel olarak benlerin de büyümesini bekleriz. Özellikle ergenlik döneminde hormonal değişikliklere bağlı olarak benlerde boyut ve renk değişikliği görülebilir. Bu durum çoğu zaman endişe verici değildir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yıldırım, ailelerin dikkatli olması gereken durumlara değinerek, 'Eğer bir ben kısa sürede hızlı büyüyorsa, belirgin renk değişikliği gösteriyorsa, kanama, yara, kaşıntı gibi bulgular varsa mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Ayrıca 'çirkin ördek yavrusu' dediğimiz, çocuğun diğer benlerinden belirgin şekilde farklı olan benler riskli kabul edilir. Dev doğumsal benler ve spitz nevüs adı verilen özel ben türlerinde kansere dönüşme riski bulunuyor. Bu benlerin düzenli takip edilmesi gerekir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şüpheli benlerin dermoskopi ile değerlendirildiğini belirten Yıldırım, gerekli görülen durumlarda biyopsi ile beni alıp incelemeye gönderdiklerini aktardı.</p>

<p>Yıldırım, erken teşhis sayesinde olası risklerin önüne geçmenin mümkün olduğunu kaydederek, 'Çocuklar özellikle yaz aylarında şapkasız ve güneş koruyucusuz dışarı çıkarılmamalı. Güneş yanıklarından mutlaka kaçınılmalı. Şüpheli bir durum varsa gecikmeden dermatoloji uzmanına başvurulmalı.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/cocuklarda-bazi-ben-turleri-duzenli-takip-gerektiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2026/02/cocuklarda-bazi-ben-turleri-duzenli-takip-gerektiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="71526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kar ve buzlanma nedeniyle düşmeye bağlı kırık vakalarında son günlerde artış yaşanıyor]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/kar-ve-buzlanma-nedeniyle-dusmeye-bagli-kirik-vakalarinda-son-gunlerde-artis-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/kar-ve-buzlanma-nedeniyle-dusmeye-bagli-kirik-vakalarinda-son-gunlerde-artis-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DİYARBAKIR (AA) - MEHMET SIDDIK KAYA / SUAT ÖZTÜRK / EKREM PAYAN - Diyarbakır, Elazığ ve Şırnak'ta son günlerde etkili olan kar ve buzlanma, düşmeye bağlı kırık vakalarında artışa neden oldu. Üç ilde etkili olan soğuk ve karlı havanın ardından yol ve kaldırımlarda oluşan buzlanma sebebiyle çok sayıda kişi düşme sonucu meydana gelen kırıklar nedeniyle hastanelere başvurdu. Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Acil Tıp Ana Bilim Dalı'nda Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Şen, AA muhabirine, kentte son yılların en yoğun kar yağışının yaşandığını söyledi.</p>

<p>Karla birlikte buzlanmaya bağlı düşmeler yaşandığını, bu nedenle acil servislere başvuran hasta sayısında artış görüldüğünü bildiren Şen, üniversite hastanesine kar ve buzlanmada düşmeye bağlı yaklaşık 300 hasta girişinin olduğunu belirtti. Şen, 'İlimiz merkezinde hizmet veren 3 büyük hastanedeki verilerle toplam 1500 civarında hastanın bu sebeple hastanelere başvurduğunu düşünmekteyiz.' dedi. Abdullah Şen, şunları kaydetti: 'Özellikle 65 yaş üstü hastalar, kemik erimesi bulunan, kan sulandırıcı kullanan hastalar, görme veya fiziksel engelli hastalar ile çocuklar risk altında bulunuyor. Hastaneye başvurduğu andan itibaren gerekli tetkikleri detaylı şekilde yaparak hastaları sağlığına kavuşturmak için büyük çaba gösteriyoruz. Düşmeye bağlı oluşabilecek riskler var. Kafa travmasına maruz kalan, burun ve ağızdan kan gelen, düşmeden sonra çift görmeye başlayan, bulantı ve kusması olanlar hemen hastaneye başvurmalı. Karda ve buzda kaymaya bağlı düşmelerde kafa, el, ayak, parmaklar, diz, kalça bölgesi özellikle riskli bölgeleri oluşturuyor.' Kar ve buzlanmada düşmelere karşı tavsiyelerde bulunan Şen, 'Karlı ve buzlu havalarda ellerimiz cebimizde olmayacak. Sürekli düşmeye karşı tedbirli olacak şekilde hareket etmemiz lazım. Merdiven veya yüksek bir yere inip çıkarken korkuluk veya demir parmaklıklara tutunmak gerekiyor. Kaydırmaz tabanlı ayakkabıların kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Adımların da küçük ve kontrollü olması lazım.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- Elazığ merkezde 25 günde 645 kişi düşerek yaralandı</strong></p>

<p>Elazığ'da da soğuk ve karlı havanın ardından meydana gelen buzlanmada düşme sonucu çok sayıda kişi hastanelere başvurdu. Kent merkezinde 25 günde düşerek yaralanan ve tedavi altına alınanların sayısı 645 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Fırat Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evrim Gül, buzlanma nedeniyle acil servislere yoğun hasta başvurusu olduğuna dikkati çekti. Kar yağışı ve ardından oluşan buzlanmanın düşme vakalarını artırdığını vurgulayan Gül, 'Genellikle buzlu zeminde kayma ve araçların kayması sonucu meydana gelen trafik kazaları nedeniyle başvurular oluyor. Bu düşmeler sonucunda el ve ayak bileği kırıkları başta olmak üzere leğen kemiği, kuyruk sokumu ve omurga kırıkları da görülebiliyor.' dedi. Gül, yaşlı ve kronik hastalığı bulunanların buzlanmanın yoğun olduğu dönemlerde dışarı çıkmamaları gerektiğini kaydetti. Karlı ve buzlu yolda tüm taban yere basacak şekilde adım atılması gerektiğini anlatan Gül, şunları aktardı: 'Mermer ve fayans kaplı alanlarda daha dikkatli olunmalı. Düşme sonrası ani şekilde ayağa kalkılmamalı, ağrı, şişlik veya şekil bozukluğu varsa mutlaka sağlık ekiplerine haber verilmeli. Kafa travması özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalar için büyük risk taşıyor. Basit görünen baş ağrılarının altında bile ciddi lezyonlar çıkabiliyor. Bu nedenle düşme sonrası mutlaka hastaneye başvurulmalı. Geçen yıla göre düşme vakalarında ciddi artış yaşanıyor. Geçen yıl Elazığ'da yağış azdı. Bu yıl ise son 15-20 günde düşmeye bağlı başvurularımız geçen yıla oranla yaklaşık 2-3 kat arttı. Şu ana kadar düşme nedeniyle hastanemize 600'e yakın bir hasta başvurusu oldu.'</p>

<p>Düşerek yaralanan vatandaşlardan Fatma Öncel de yolda yürüdüğü sırada düştüğünü, bileğinde ağrı hissetmesi üzerine hastaneye başvurduğunu söyledi. Öncel, 'Tedbir amaçlı hastaneye geldim. Yapılan kontrollerde kırık olmadığı, yumuşak doku zedelenmesi olduğu söylendi. Bundan sonra daha dikkatli olacağım.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- 'Çok dengesiz düşmelerde ciddi sonuçlar ortaya çıkabiliyor'</strong></p>

<p>Şırnak Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Semih Hatipoğlu, kentte yeni yıldan itibaren kar ve buzlanma nedeniyle birçok düşme vakasının olduğunu bildirdi. Düşmeye bağlı doku zedelenmesi ve kırıkların meydana geldiğini belirten Hatipoğlu, düşme vakalarının geçen yıla göre daha fazla olduğunu anlattı. Kar yağışından sonra hastanelerine düşmeye bağlı 411 kişinin başvurduğunu aktaran Hatipoğlu, şöyle devam etti: 'Bunların önemli kısmı ayakta tedavi edildi. Hastaların yaklaşık 60'ı da ameliyatlık durumu olan ve ciddi kırıklardı. Ameliyatlarını burada başarılı şekilde gerçekleştirdik. Şu an serviste yatan hastalarımız var. Bunlar düşmeye bağlı vücudunda kırıklar olan hastalar. Kar yağışından sonra buzlanma olduğu için buzlu zeminde kayan hastalarımız oluyor ve ciddi travmalar meydana gelebiliyor.'</p>

<p>Sabah ve akşam güneş battıktan sonra buzlanma ihtimalinin yükseldiğine dikkati çeken Hatipoğlu, böyle havalarda özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan vatandaşların mecbur olmadıkça dışarı çıkmamaları gerektiğine işaret etti. Vatandaşların karlı ve buzlu yollarda elleri ceplerinde gezmemeleri gerektiğini vurgulayan Hatipoğlu, 'Çok dengesiz düşmelerde ciddi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Kafa travması, iç organların hasarına kadar ciddi travmalar meydana gelebiliyor.' diye konuştu. Karlı ve buzlu yolda düşme sonucu ayağı kırılan Eren Ergin (15) de düşme sonucu sağ ayağında kırık oluştuğunu ve ameliyat olacağını söyledi. Ergin, 'Şırnak'ta yollarda kar ve buz var, herkes dikkat etsin, düşmesinler.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/kar-ve-buzlanma-nedeniyle-dusmeye-bagli-kirik-vakalarinda-son-gunlerde-artis-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2026/01/kar-ve-buzlanma-nedeniyle-dusmeye-bagli-kirik-vakalarinda-son-gunlerde-artis-yasaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="73574"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
