<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hürses</title>
    <link>https://www.hurses.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hurses.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2026 23:33:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs vakası görülen gemideki 3 Türk vatandaşı yarın Türkiye'ye getirilecek]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/hantavirus-vakasi-gorulen-gemideki-3-turk-vatandasi-yarin-turkiyeye-getirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/hantavirus-vakasi-gorulen-gemideki-3-turk-vatandasi-yarin-turkiyeye-getirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Sağlık Bakanlığı, Hantavirüs vakası görülen uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve herhangi bir semptom ile hastalık bulgusu olmadığı bildirilen 3 Türk vatandaşının yarın ülkeye getirileceğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>'Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir. İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir. Ülkemize ulaştıkları andan itibaren, karantinaya alınacak ve sağlık süreçleri Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/hantavirus-vakasi-gorulen-gemideki-3-turk-vatandasi-yarin-turkiyeye-getirilecek</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2025/07/saglik-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="11416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KLİMİK'ten Dünya Aşı Haftası'na ilişkin değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/klimikten-dunya-asi-haftasina-iliskin-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/klimikten-dunya-asi-haftasina-iliskin-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KLİMİK Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hasan Selçuk Özger, "Aşılar sayesinde her yıl 4-5 milyon hayat kurtarılıyor. Bireylerin hekimine danışarak gerekli aşıları yaptırmasıyla daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir toplum oluşturabiliriz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hasan Selçuk Özger, sağlıklı bir hayat için yaşam boyu bağışıklamanın önemine dikkati çekerek, aşıların sadece hastalıkları önlemekle kalmadığını, aynı zamanda sağlıklı yaş alma ve kaliteli bir yaşam sürme anlamına da geldiğini belirtti.</p>

<p>Dernekten yapılan açıklamaya göre, araştırmalar, bağışıklamanın son 50 yılda yaklaşık 150 milyon hayat kurtardığını ve her yaş grubundaki bireylerin aşıyla önlenebilir enfeksiyon hastalıklarına karşı korunmasında hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen KLİMİK Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hasan Selçuk Özger, Dünya Aşı Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, sağlıklı bir hayat için yaşam boyu bağışıklamanın önemine dikkati çekti.</p>

<p>Bebeklik ve çocukluk çağındaki aşılamanın öneminin yanı sıra bağışıklığın yaşam boyu korunması gerektiğini ve yetişkinler dahil her yaşta aşılamanın kritik rol oynadığını belirten Özger, 'Yaşam boyu bağışıklama, sağlıklı yaş alan nesiller yaratmak ve sağlık sistemleri üzerindeki yükün azaltılması açısından kritik bir adımdır. Aşıyla önlenebilen hastalıklar, ileri yaş bireyler başta olmak üzere yaşamın farklı dönemlerinde bağışıklığın zayıflamasıyla risk oluşturabiliyor. Aşılar sadece hastalıkları önlemekle kalmıyor aynı zamanda sağlıklı yaş alma ve kaliteli bir yaşam sürmek anlamına da geliyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özger, kardiyovasküler ve metabolik hastalıklarla bazı enfeksiyonlar arasında çift yönlü bir ilişki olduğunu aktararak, Türkiye'de 55 yaş ve üzeri yetişkinlerin yüzde 72,6'sının kronik hastalıklarla yaşadığını ve ülke genelinde nüfusun yüzde 70'inin kronik hastalıklardan en az birine maruz kaldığını belirtti.</p>

<p>Toplumda yaygın görülen kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve diğer metabolik rahatsızlıkları olan bireylerin mevcut hastalıklarının zorluklarıyla mücadele etmenin yanı sıra bazı enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk altında olabildiğini vurgulayan Özger, şöyle devam etti:</p>

<p>'Her yıl yaklaşık bir milyar kişiyi etkileyen mevsimsel grip (influenza), özellikle kronik hastalıklara sahip olan 65 yaş üzeri bireylerde daha ağır seyrederek, mevcut sağlık sorunlarının kötüleşmesine de yol açabiliyor. Zatürre açısından ise 5 yaş altı çocuklar başlı başına risk grubunda yer alırken, bu hastalık kronik hastalığı olan her yaştan bireyi daha yüksek risk altında bırakabiliyor. Pnömokok (zatürre), grip, zona, RSV enfeksiyonu, KOAH, astım ve kronik kalp yetmezliği gibi birçok hastalığı kötüleştirebiliyor. Tüm bu tabloya baktığımızda yaşamın her döneminde bağışıklamanın önemi günden güne artıyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- Ebeveynler çocukların aşı takvimini takip etmeli</strong></p>

<p>Özger, ebeveynlerin çocuklarının aşı takvimlerini doğumdan itibaren dikkatli bir şekilde takip etmesi gerektiğini aktararak, özellikle menenjit gibi kalıcı nörolojik hasarlara ve hayat kaybına yol açabilen hastalıklara karşı bağışıklamanın küçük yaştan itibaren önemli olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Bu nedenle her ebeveynin, çocuğunun aşı takvimini sıkı takip etmesi gerektiğini ifade eden Özger, 'Ebeveynler, çocukalrının eksik aşılarını zamanında tamamlamaya özen göstermelidir. Aşılar sayesinde her yıl 4-5 milyon hayat kurtarılıyor. Bireylerin hekimine danışarak gerekli aşıları yaptırmasıyla daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir toplum oluşturabiliriz. Hem çocuklar hem de biz yetişkinler yaşam boyu bağışıklamayla ölüme yol açabilecek pek çok hastalıktan korunabiliriz. Çocuk ya da yetişkin fark etmeksizin, yaşamın her döneminde bağışıklamanın önemi göz ardı edilmemelidir.' değerlendirmelerinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/klimikten-dunya-asi-haftasina-iliskin-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2026/04/klimikten-dunya-asi-haftasina-iliskin-degerlendirme.jpg" type="image/jpeg" length="62666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren 'immünoterapi' ile kanserde tedavi başarısı artıyor]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu: - 'İmmünoterapi, günümüzde erken evre kanserlerde de tedavi seçeneği olarak yerini almış durumda. Melanomda da elimizde çok fazla tedavi seçeneği yokken immünoterapi ile beraber iyi sonuçlar aldık, sağ kalım oranları arttı']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, 'İmmünoterapi günümüzde erken evre kanserlerde de tedavi seçeneği olarak yerini almış durumda. Melanomda da elimizde çok fazla tedavi seçeneği yokken immünoterapi ile beraber iyi sonuçlar aldık, sağ kalım oranları arttı. Bazı kanser hastalarında çok iyi ve devamlı yanıtlar görüyoruz.' dedi.</p>

<p>Kanserle Dans Derneğinin ev sahipliğinde, '1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası' dolayısıyla bir otelde basın toplantısı düzenlendi.</p>

<p>Toplantıya katılan uzmanlarca, kanserde risk faktörleri, korunma yolları, kanser taramaları ve beslenmenin önemine ilişkin bilgiler paylaşıldı, ayrıca dernek tarafından hayata geçirilen RadyONKA Podcast Serisi'nin de tanıtımı yapıldı.</p>

<p>Burada konuşan İmamoğlu, kanserin erken teşhis ve farkındalığını artırmak amacıyla Podcast projesi yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. İmamoğlu, immünoterapilerin kanser hastaları için umut verici tedavi yöntemi olduğunu belirterek, 'Temmuz'da 5 immünoterapi ilacımız Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) geri ödeme listesine girdi ve hastalarımıza çok rahat ulaştırabiliyoruz. İmmünoterapi, kanser hücresini tekrardan bağışıklık sistemimize tanıtan mekanizmayla çalışıyor. İmmünoterapi, günümüzde erken evre kanserlerde de tedavi seçeneği olarak yerini almış durumda. Melanomda da elimizde çok fazla tedavi seçeneği yokken immünoterapi ile beraber iyi sonuçlar aldık, sağ kalım oranları arttı. Bazı kanser hastalarında çok iyi ve devamlı yanıtlar görüyoruz.' diye konuştu</p>

<p><strong>- 'Her 7-8 erkekten biri hayatı boyunca prostat kanseriyle karşılaşıyor'</strong></p>

<p>Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Ürün, prostat, mesane, böbrek ve testis kanserinin görülme sıklığına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğuna dikkati çeken Ürün, 'Her 7-8 erkekten biri hayatı boyunca prostat kanseriyle karşılaşıyor. Mesane kanseri ülkemizde sigaradan dolayı en sık görülen tümörlerden biri ve 15-35 yaş arasındaki erkeklerde en sık görülen ve tedavi başarımızın yüksek olduğu tümörler arasında. Dolayısıyla, kanserin görülme oranı yükselse bile tanı ve tedavi başarımız çok daha güçlü.' dedi.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İsmail Ertürk ise hem erkeklerde hem kadınlarda kansere bağlı ölümler arasında kolon kanserinin önemli bir yer tuttuğunu aktararak, 45 yaşından sonra erken tanı ve tedavi için kolonoskopi yapılmasının önemine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan, kanserin dünya genelinde milyonlarca insanı etkilediğini hatırlatarak, hastalığın doğru bilgiyle kontrol altına alınabileceğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak ise psikolojik desteğin kanser tedavisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, iyileşme sürecinde hastaya destek verilmesinin önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2026/04/bagisiklik-sistemini-kuvvetlendiren-immunoterapi-ile-kanserde-tedavi-basarisi-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="52028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yatan hastalarda görülen bilinç bulanıklığının ölüm riskini artırdığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.hurses.com.tr/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hurses.com.tr/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, "Solunum destek cihazına bağlı bulunan kişilerde deliryum görülme oranı yaklaşık hastaların dörtte üçünü bulurken, yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olmayan hastaların da yarısından fazlasında karşımıza çıkıyor. Bu durum ölüm riski artışına neden oluyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hilal Ayoğlu, özellikle yoğun bakımda tedavi gören erişkin hastalarda sık görülen deliryumun (bilinç karışıklığı) yaşamı tehdit edebilen ciddi tabloya yol açabildiğini bildirdi.</p>

<p>Ayoğlu, AA muhabirine, deliryumun, bilinç düzeyinde değişiklik, dikkat bozukluğu, bilişsel işlevlerde gerileme ve düşünce süreçlerinde zorlanmayla kendini gösteren zihin bozukluğu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deliryumun özellikle yetişkin hastalarda sıklıkla görüldüğünü aktaran Ayoğlu, 'Hayatı tehdit edebilen, yaşamsal fonksiyonları bozan bir durumdur.' dedi.</p>

<p>Ayoğlu, hastaneye yatan hastaların yüzde 30'unda deliryumun görüldüğünü ifade ederek, 'Yoğun bakım hastalarında ise bu durum biraz daha sıkıntılı. Solunum destek cihazına bağlı bulunan kişilerde deliryum görülme oranı yaklaşık hastaların dörtte üçünü bulurken, yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olmayan hastaların da yarısından fazlasında karşımıza çıkıyor. Bu durum ölüm riski artışına neden oluyor. Normalin iki katı ölüm riskinde artışla sonuçlanabiliyor.' diye konuştu.</p>

<p>Deliryumun ortaya çıkmasında birçok etkenin rol oynadığını, altta yatan hastalıkların başlıca nedenler arasında yer aldığını aktaran Ayoğlu, 'Özellikle hastaların kendilerini yabancı bir ortamda hissediyor olmaları da deliryumun ana sebebi arasında yer almakta.' dedi.</p>

<p>Ayoğlu, deliryumda tedaviden önce erken tanı ve önleyici yaklaşımların büyük önem taşıdığını vurgulayarak, öncelikle hastalığın ortaya çıkmasına neden olan altta yatan patolojilerin ve metabolik dengesizliklerin giderilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Ağrı gibi deliryuma yol açabilecek faktörlerin de kontrol altına alınmasının önemli olduğuna işaret eden Ayoğlu, yoğun bakım hastalarında uyku ve uyanıklık düzeninin korunmasının da kritik bir rol oynadığını anlattı.</p>

<p>Ayoğlu, hastaların bilişsel düzeylerini koruyabilmeleri ve farkındalıklarının artırılması için bulundukları yerlerde saat ve takvimin olması, deliryum görülen hastaların hareketsiz kalmaması gerektiğini dile getirerek, yoğun bakım hastalarının yakınlarıyla iletişim kurmasının ve buna teşvik edilmesinin, deliryumun önlenmesine katkı sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p>Deliryumla mücadelede önceliğin koruyucu yaklaşımlar olduğundan bahseden Ayoğlu, ilaç tedavisinin ise genellikle aşırı ajitasyon gösteren ve kendisine zarar verme riski bulunan hastalarda başvurulan yöntem olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ayoğlu, deliryumun yalnızca huzursuzluk ve ajitasyonla ortaya çıkmadığını, bazı hastalarda tam tersine hareketsizlik ve içe kapanma şeklinde görülebilen baskılayıcı tipte tabloyla da ortaya çıkabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.hurses.com.tr/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hursescomtr.teimg.com/crop/1280x720/hurses-com-tr/uploads/2026/03/yatan-hastalarda-gorulen-bilinc-bulanikliginin-olum-riskini-artirdigi-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="15655"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
