İSTANBUL (AA) - Osmanlı alimi Mehmed Zihni Efendi'nin kaleme aldığı 'El-Kavlü'l-Ceyyid' üst başlıklı 'Şerhi Ebyati't-Telhis ve Şerhayhi ve Haşiyeti's-Seyyid Telhis, Mutavvel, Muhtasar ve Seyyid Haşiyesi Beyitlerinin Şerhi Mehmed Zihni Efendi' eseri okurlarla buluştu.
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından hayata geçirilen eseri, Prof. Dr. Mücahit Kaçar, Prof. Dr. İlyas Karslı ve Doç. Dr. Ali Benli yayına hazırladı.
Eser, yüzyıllar boyunca Osmanlı medreselerinde okutulan belagat eserlerinde yer alan yüzlerce şahit beyti bir araya getirerek açıklıyor.
Beyitleri aruz, dil bilgisi, sözlük anlamları ve tarihi bağlamlarıyla şerh eden eser, Arap edebiyatı ve belagat geleneğine dair önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Yeni baskıda, eserin yanı sıra müellifin hayatı, şerh yöntemi ve eser etrafında yürütülen ilmi tartışmaları ele alan kapsamlı bir inceleme de yer alıyor.
Süleymaniye Sıbyan Mektebi'nde gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü TÜYEK Çeviri Yayım Dairesi Başkanı Doç. Dr. Necmettin Azak'ın üstlendiği eserin tanıtım toplantısında, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan, eseri hazırlayan İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mücahit Kaçar ve eserin editörü TÜYEK yazma eser uzmanı Ahmet Kaylı konuşma yaptı.
Azak, TÜYEK'in kurulduğu günden bugüne kadar Çeviri ve Yayın Dairesi Başkanlığı olarak temel klasik metinlerin neşredilmesi yönünde adımlar attığını ve bugüne dek mükerrer baskılar da dahil 404 cilt eseri yayımladıklarını söyledi.
Yaklaşık 4-5 kategoride yayın faaliyetlerinin devam ettiğine işaret eden Azak, Mehmed Zihni Efendi'nin bu toprakların yetiştirdiği önemli bir kişi olduğunu kaydetti.
- 'Arkasında epey kıymetli eserler bırakmış'
Zihni Efendi'nin hayatı ve eserlerine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan, yazarın asil bir aileden geldiğini, hayatını okuma ve yazma üzerine geçirdiğini anlattı.
Arslan, Zihni Efendi'nin uzun yıllar Galatasaray Lisesi'nde din ilimleri üzerine öğretmenlik yaptığına işaret ederek, 'Arkasında epey kıymetli eserler bırakmış. 'El-Kavlü'l-Ceyyid' ve diğer eserlerinin çoğunu Arapçayı daha iyi öğretmek için yazmış. Yaptığı diğer önemli şeylerden biri, Zihni Efendi eserlerinde yanlışlığa sebep olmamak için hareke koymuş. Bu anlamda da çok dikkatli bir kimse.' dedi.
Zihni Efendi'nin Fatih'in Vefa semtinde doğup büyüdüğünü anlatan Arslan, 'Ailesi 200 yıl önce oraya yerleşmiş bir aile. Kabri de Küplüce Mezarlığı'nda. Hüsrev Subaşı'nın babası İbrahim Subaşı vesilesiyle kabrini bulmuştuk.' diye konuştu.
- 'Öğrencilerine Arapça öğretmeyi bir hayat gayesi haline getirmiş'
Prof. Dr. Mücahit Kaçar da Mehmed Zihni Efendi'nin asıl isminin 'Mehmed' olduğunu, çok zeki olması sebebiyle hocalarının ona daha sonradan 'Zihni' ismini taktığını aktararak, '10 Temmuz 1846'da doğmuş, 17 Aralık 1913'te Beylerbeyi'ndeki köşkünde vefat etmiş. 30'a yakın eser yazmış ve çok farklı alanlarda eserler ortaya koymuş.'Ni'met-i İslam', meşhur fıkıh kitabı.' ifadelerini kullandı.
Belagat alanında çalışan herkesin 'El-Kavlü'l-Ceyyid' eseriyle yolunun kesiştiğine dikkati çeken Kaçar, şunları kaydetti:
'Osmanlı'da belagat üzerine çalışanların muhakkak bildiği 4 temel eser var. Bunlardan Ebu Yakub es Sekkaki'nin 'Miftahu'l-Ulum'u, Hatib el-Kazvini'nin bu eseri telhis edip, bazı yerleri şerh ettiği 'Telhisü'l-Miftah'ı, Teftazani'nin bu esere yazdığı 'Mutavvel' ve 'Muhtasaru'l-Meani' adlı eserleri, Seyyid Şerif Cürcani'nin de 'Mutavvel'e yazdığı 'Haşiye ale'l-Mutavvel'i var. Bu 4 eser, Osmanlı belagat geleneğini belirlemiş. 16. yüzyıldan sonra yazılan tüm kitaplar da bu eserlerin ya şerhidir ya tercümesidir ya da bunlara düşürülmüş notlardır. Elbette orijinal başka kitaplar yazılmıştır ama medreselerde öğretilen belagat kitapları bunlardır. Herhangi bir belagat hocası medreseden mezun olduğunda bu alanda rüşdünü ispatlamak istiyorsa bu eserlere dair bir Arapça ya da Türkçe eser kaleme alır.'
Kaçar, Mehmed Zihni Efendi'nin eserlerinde öğrencilerini çok sevdiğinden ve onları yetiştirmenin öneminden bahsettiğinin altını çizerek, 'Öğrencilerine Arapça öğretmeyi bir hayat gayesi haline getirmiş birisi olarak, belki öğrencileri Arapçaya ilgi duyar diye, öğrencilerine duyduğu şefkat ve merhametle bu eseri yazdığını söylüyor. 1988, 1903 ve 1910'da olmak üzere eserin 3 baskısı var ve yayımlandığında çok büyük bir ilgi görüyor.' değerlendirmesinde bulundu.
- ''Sahih-i Müslim', 'Sahih-i Buhari' eserlerini tamamen harekelemiş'
TÜYEK yazma eser uzmanı Ahmet Kaylı ise 'El-Kavlü'l-Ceyyid' eseri vesilesiyle Mehmed Zihni Efendi'yi tanıdığını dile getirerek, 'Zihni Efendi bir musahhih, bir yayıncı olarak Matbah-ı Amire'de gelen eserleri baştan sona okuyor, tashih ediyor, notlandırıyor. Müellif yönü de var. Bir diğer veçhesi mütercim. Birçok eseri tercüme etmiş.' şeklinde konuştu.
Kaylı, Zihni Efendi'nin neşrettiği eserlerden de etkilendiğini ifade ederek, şunları anlattı:
'Özellikle Arapça eserleri neşrediyorsa harekeli, noktasını, virgülünü koyarak neşrediyor. Bu konuyu birçok eserin önsözünde de vurguluyor. 'Sahih-i Müslim', 'Sahih-i Buhari' eserlerini tamamen harekelemiş. Çok zor ve çok emek isteyen, çok da hata yapma imkanı olan bir şey. O riski de göze alarak böyle bir tercihte bulunmuş. Çünkü bunun gerekliliğine inanmış. Ben de onun yolunu takip ederek, 'El-Kavlü'l-Ceyyid' eserindeki bütün beyitleri kendi şerh etsin veya etmesin, hepsini eğer hocalarımız harekelememişse, harekelemeye çalıştım.'