Uçakların alçak uçuşunu görür görmez ekibimi hemen evimin yanında bulunan büroya topladım. En başta Osman ve Ahmet'i çağırdım. Faruk Çelik ile telefonda konuştum. İlk hedefler arasında olan bendim. Ailemdi. Ama darbeye karşı koymak için sokakta meydanlarda olmalıydık Kendi can güvenliğimizi sağlarken sosyal medyayı kullandım. Televizyonlara çıktım. Halkı meydanlara, alanlara çağırdım. Osman gözlerimin içine bakıyor 'baba, bana izin ver' diyordu. 'Beyaz TV'ye çıkıp, darbeye tavrımızı koyayım, Milletimize çağrımızı öyle yapayım' dedi. Yenilmiyor bir türlü 'Osman'ım yalnızca 10 dakika… Osman'ım öldürürler, açık hedefsin' dedim. Osman Beyaz TV'de tam 16 dakika konuştu. Yüreğim ağzımda…Ben Gezi olaylarında da ayaktaydım, televizyondaydım. 7 Haziran seçimlerinden sonra da, 15 Temmuz'da da…
Melih Gökçek ile iftar sofrasında bir araya geldiğimizde 15 Temmuz akşamını, Gezi olaylarını konuştu. Gezi olaylarında Recep Tayyip Erdoğan'ın yurt dışından dönüşünde yaptığı büyük karşılamanın parti içinden engellenmeye çalışıldığı yorumunu edinince gerçekten Gezi olaylarında başlayan FETÖ by-pass'ını gördüm. Arınç konusunda 'söz verdim' konuşmayacağım dedi. Ancak, Arınç'ın 'benim özgül ağırlığım var' çıkışından sonra dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ın nasıl da rahatsız olduğunu çıkarabiliyorduk konuşmasının söz aralarından. Tek sorum vardı zihnimden geçen…Sürece şahit olan bir siyasetçiye 'Gökçek, Arınç'a cevap vermek için Beyefendi'den izin aldı mı?' diye sorduğumda ilginç bir cevap geldi: 'Cevap ver fakat abartma!'
Turgay Türker (EMD Genel Başkanı), Ankara Sanayi Odası (ASO) 1. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mahmut Nedim Durukan ve ASO 1. OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mevlüt Açıkgöz. (soldan sağa)
HAMİLİ KART YAKİNİMDİR
Ankaralı sanayiciler kayalıkları, verimsiz toprakları işlediler, arka arkaya organize sanayi bölgeleri inşaa ettiler. İnadına 'tarım arazisine organize sanayi bölgesi kurmayız' derken bürokrasinin Ankara'nın kayalıklarını nasıl da deniz kıyısı fiyatına sattığını, bir de buna da engel çıkarttığını anlattılar. Ankara Sanayi Odası (ASO) 1. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu, Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle iftarda buluştu.
Başkan Mahmut Nedim Durukan, OSB'nin kadrolaşmasını anlatırken belki hükümete ışık tutacak önemli açıklamalarda bulundu:
'İş başına geldiğimizde yüzlerce personel var. Kaç kişi MBA, master, doktora yapmış bilen yok. Personelin niyeti de yok. İnovasyona açık bir porsenel politikası izledik. Hiçbir üyemizin yakını akrabası diye kimseyi işe almadık. Hatta bir bakan arasa 'şu kişiyi işe alın' dese alamayız. İlke kararımız var. Sanayiciler olarak çalıştıracak personel bulamıyoruz. OSB'de her fabrikanın kapısında "işçi alınacaktır" yazıyor. OSB'de yaklaşık 40 bin kişinin çalışıyor. En az 2 bin kişilik de ihtiyaç bulunuyor. Makinelerimizin başına koyacağımız yetkin insanlar yok. Bir şeyler öğretiyoruz, 3 ay sonra gidiyor. İnsanlar çalışmak istemiyorlar. Sadece masa başı istiyorlar.'
Bir kez daha anladık ki; siyasilerin 'hamili kart yakinimdir' kartvizitinin geçmediği yerlerden biri de Ankara 1. Organize Sanayi Bölgesi.
DAVUTOĞLU'NUN BÜROKRATLARI
Eski Başbakan ve AKP Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, Konya'da katıldığı bir iftar yemeğinde konuştu. Bürokraside liyakatın esas alınması gerektiğini belirten Davutoğlu; 'Bir bürokratın nerede doğduğu, hangi aileden geldiği, hangi topluluğa ait olduğu, hangi vakıf, hangi dernek mensubu olduğu değil, sadece ve sadece ehliyeti ve liyakatı konuşulduğu sürece devlet ayakta durur. O benim yakınım, bu benim akrabam, şu benim ilerde işime yarar diye bürokrasiyi başka kriterlerde inşa ederseniz, devlet ayakta kalamaz' diye konuştu.
Ak Parti içerisinde 7 Haziran seçimlerinden bu yana Davutoğlu ve Erdoğan cepheleşmesi devam ediyor. Davutoğlu'nun Parti MYK'nda elinin kolunun bağlanması ve Başbakanlıktan ayrılmasına kadar süreç içinde görünmeyen ancak örtülü bir savaş bulunuyor. Özellikle bürokrasinin temel taşları denecek stratejik bir o kadar da hayati kurum ve kuruluşların tepesinde Davutoğlu tezkiyesi ile gelen bürokratlar oturuyor. Suriye'de olayların patlamasına neden olan İhvan sorunu, Mursi'nin Erdoğan'a rağmen Cumhurbaşkanlığı adaylığına zorlanması, Rus uçağının düşürülmesi, Erdoğan'ın 15 Temmuz gecesi Marmaris'de yaptığı tarihi açıklamanın kamu yayıncılığı yapan iki kurum tarafından yayınlanmamasına kadar bir çok soru işareti bu hanede yer alıyor. Hükümetin ince eleyip sık dokuduğu, halk değimiyle 'Zurnanın zırt dediği' yer de burası… Bürokratik oligarşinin 15 Temmuz'da rolü, duruşu ve faaliyetleri neler? Hükümetin siyaset ve bürokrasi tasfiyesini aynı zaman diliminde yapabilmesi için Temmuz ayında Yüksek Askeri Şura kararları yıl işareti olacak.
Erdoğan'ın son Mekke ziyaretinden sonda Medine-i Münevvere'de cemaate imamlık yaparak namaz kıldırmasının ardından Davutoğlu Peygamberimizin kabri başında Kur'an-ı Kerim okumuştu. Bu fotoğraf bir misilleme gibi sosyal medyada servis edilmişti. Bilmem anlatabildim mi ?
TERÖRE GİDECEK GENCE, TOBFED KANCASI
Kısa adı TOBFED olan Tüm Otomotiv Bakım Dernekleri Federasyonu'nun çok farklı bir faaliyetini duyunca şaşırdım ve sevindim. Teröre gitme potansiyeli olan gençlere ekmek kapısı sağlamak amacıyla önemli bir faaliyetin içinde TOBFED. Terör ve gençleri duyunca kulağı çınlasın Mehmet Ağar aklıma geldi. DYP Genel Başkanlığı döneminde Diyarbakır'da 'dağda değil ovada siyaset' dediğinde kendisine getirilen bir güvenlik raporu vardı. Yaşları 13-18 arasında 100 bin genç dağa çıkmak için bölücü terör örgütüne imza vermişti. Allah'a şükür devletin gücü, devletin hizmetiyle birleşince artık suyun tersine akışı başladı. Bir de TOBFED gibi kuruluşlar sayesinde…Federasyonun vizyonist genel başkanı Serkan Bakırtaş hedeflerini şöyle anlatıyor:
'Otomotiv satış sonrası hizmet sektöründe eleman ihtiyacı var. Biz özellikle Doğu ve Güneydoğu'da işsizlikle mücadele eden gençlerimize el uzatıp onlara mesleki eğitimler veriyoruz. Verdiğimiz bu eğitimlerin sonunda işe yerleştiriyoruz. Bugüne kadar 1500'den fazla gencimizi eğiterek meslek sahibi yaptık. Böylelikle hem onları terörün ve kötü alışkanlıkların pençesinden kurtarıyoruz hem de sektörün nitelikli eleman ihtiyacını karşılıyoruz.'
Bakırtaş, yakın zamanda önce Diyarbakır'da sonra da çeşitli illerde meslek lisesi açmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederken Mesleki Yeterlilik Kurumu iş birliği ile sektörün meslek standartlarını da oluşturduklarını, çok yakın bir zamanda otomotiv satış sonrası hizmet sektöründe mesleki yeterlilik belgelerini de TOBFED olarak vereceklerini söyledi.