Natal yuvalama mı, natal yurda dönüş mü ?

Kur'an ve Bazı halk deyişlerimize göre ;

"Her şey aslına rücu eder" ., "Topraktan gelen toprağa döner".

"ALLAH sizi yerden bitki olarak bitirdi, sonra sizi oraya geri çevirip tekrar bir çıkışla çıkaracaktır"(Nuh/17,18).

Bazı yetişkin hayvanlar yıllar sonra üremek için binlerce km göç ederek doğum yerlerine geri dönerler ki bu dönüş Natal yuvalama olarak ifade edilmektedir.

Özelikle deniz kaplumbağaları ve somon gibi suda yaşayan hayvanların topluca yaptıkları Natal yuvalama denilen bu toplumsal davranış bazı göçmen kuşlar ile memelilerde de mevcuttur.

Bu canlıların doğuş yerlerine nasıl ulaştıklarına dair çeşitli teoriler vardır. Bunlardan, Sözkonusu canlıların doğum bölgelerinde bulunan ve benzersiz olan manyetik alanda iz bıraktıklarını ileri süren Jeomanyetik teori makul gibi görülse de kanıtlanamamıştır. Bu konuda henüz bilinmeyen navigasyon araç ve organları veya bellekleri olabileceği de araştırma konusudur.

Bütün canlıların hayat kaynağı su olduğuna ve sudan geldiklerine göre, bu davranışın sayılı bir kaç deniz canlısı ile sınırlı olmayabileceği aynı davranışın başka bir çok canlıda ve insan toplumlarında da olabileceği düşünülebilir. Bu çerçevede buna natal yuvalamadan daha geniş anlamla İnsanları da kapsayacak şekilde natal yurda dönüş de denilebilir. Zira insanların da bireysel olarak ömürlerinin sonunda doğum yerlerine dönme arzusuna girdikleri veya öldüklerinde doğdukları yere gömülme arzularını vasiyet ettikleri, Milletler tarihinde de bazı Milletlerin sürekli olarak belli bir yöne hareket halinde oldukları bilinen sosyal bir gerçektir.

Örneğin, tarihi kayıtlara göre bu günkü Avrupalılardan ve Bizanslılardan binlerce yıl önce Anadolu’da ve Avrupa’da devlet ve medeniyet kurmuş olan Türklerin Orta Asya tarihinde görüldüklerinden beri yüzlerini sürekli batıya çevirmeleri ve batıya yürümeleri bu bakımdan dikkat çekicidir. Bu konuda geçmişte ileri sürülen iklimsel ve ekonomik sebepler bir iddiadan öteye geçememiş ve doğrulanamamıştır. Eğer öyle olsaydı, bu gün çöllerde hiç bir yerleşim alanı kalmamış, çöller terk edilmiş olmalı, çöllerde ülkeler ve şehirler kalmamış olmalıydı ! Kaldı ki orta Asya Ülkeleri bu gün dahi verimli topraklara sahip olup batıya tahıl ve tarım ürünü ihraç etmektedirler !

Diğer taraftan günümüz Avrupalılarının yüzünün de tarih boyunca ve okyanuslardan dolanarak dahi olsa Hindistan’a ve Afrika'ya yönelmiş olması da aynı şekilde dikkat çekicidir. Bu konuda da baharat ticareti ve sömürgecilik gerekçe gösterilse de bir natal ana yurda dönüş olması da araştırmaya değer bir husustur. ! Nitekim Avrupalıların ırkta Hind Ari ırk tezi ile dilde de Hind dili gurubu Hind Ari dili tezine sahip olmaları bu yaklaşımımızı desteklemektedir.

Türklerin natal yuvaları Anadolu ve Avrupa, günümüz Avrupalılarının natal yuvaları da Hindistan ve Afrika olabilir !

İlgili Araştırmacıların dikkatlerine sunarım !