Her yılın son günü aslında yeni bir yıla girmenin heyecanı, umudu ve neşesini taşırken aynı zamanda geride kalan yılda yaptıklarımızın muhasebesinin yapıldığı bir hesap günüdür. Yeni bir yıla girmeden önce gerçekleştirmek istediğimiz hayallerimizi, ulaşmak istediğimiz maddi kaynakları düşünürken aynı zamanda hatalarımızı, haksızlıklarımızı, kırgınlıklarımızı da karşımıza alırız. Neler olmuş, neler bitmiş, neler yapılmış veya yapılmamış düşünürüz. 2026 yılı da yine heyecanla, umutla bekleniyor. Sanki sihirli bir değnek değecek ve 1 Ocak itibariyle her istediğimize ulaşacakmışız gibi mutluyuz. Tabi ki milli piyangonun büyük ikramiyesi vurmazsa yine 31 Aralık akşamı bıraktığımız halimizle karşılaşacağız. Ama karamsar olmaya gerek yok, her zaman bu günümüzü aramayacağımız bir güne uyanmanın duası olsun dilimizde.
2025 yılı bizlere her anlamda vicdanı hatırlatan bir yıl oldu. Bu yılın kelimesi de manevi anlamda vicdan olmasa da dijital vicdan olarak seçildi. Dijital vicdanla ne demek istedi peki? Bireylerin yaşanan olaylara karşı gerçek bir eylem ve sorumluluk almak yerine tepkilerini çoğu zaman yalnızca bir paylaşım veya beğeniyle sınırlaması. Ne kadar acı değil mi? Yaşanan her türlü cinayet, istismar, taciz, yolsuzluk karşısında bireysel olarak bir sorumluluk almaktan korkarak sadece internet üzerinden paylaşım yapmak hatta onu bile yapmadan yapılanları beğenmek. Sadece bir beğeni emojisine tıklayarak taraf olmak, destek vermek. Aslında bu bastırılmış, korkutulmuş, zaptedilmiş vicdan demek. Her yanımızdan teknoloji akarken vicdanımızı da teknolojiye kaptırmak ne kadar acı.
Evet amaç neydi aslında yeni bir yıla girerken karamsar olmamak, umut taşımak. Aslında insani değerlerimize sahip çıkarak yaşarsak, en zenginden-en fakire, en mevki sahibinden-en kendi halinde olanına kadar ahlaki değerlerimizi gözetirsek zaten yeni yıl ve hatta gelecek tüm yıllar mutluluk dolu olmayacak mı?
Her yıl yaptığımızı hayat muhasebemizde akli ve vicdani değerlerdeki eksikliklerimize de bakarsak ve bunları düzeltmeyi hedeflersek en azından ruhen ve zihnen temizlenmiş ve mutluluğa ulaşmış olmayacak mıyız?
Tüm seslere kulak tıkayarak sadece vicdanımızın sesini dinlediğimiz güzel bir yıl diliyorum.