MİLLİ HİS ve MİLLİ DİL...

Ondördüncü yüzyılda, Türk dili yozlaştı diyen Âşık Paşa, Garipname'sinde şu parça ile ağlamıştı:

Türk diline kimse ne bakmaz idi

Türklere hergiz gönül akmaz idi

Türk dahi bilmez idi bu dilleri

İnce yolu, ol ulu menzilleri

"Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır"

Gazi M.Kemal ATATÜRK

2.9.1930

Atatürk'ün "Türk Dili için" adlı kitaba kendi elyazısı ile yazdığı sözler: 2.5.1930

"Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir.

Dilin milli ve zengin olması milli hissin mukişafında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla işlensin..

Ülkesini, yüksek istiklâlini korunmasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."

Atatürk'ün önem verdiği dil işlerinden biri de Türkiye'de bütün yurttaşların Türkçe konuşarak anlaşmaları idi.

Atatürk, hangi soydan gelirlerse gelsinler, bütün Türk yurttaşlarının Türkçe konuşması gereğini şu sözlerle açıklamıştı:

"Türk demek dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir. Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk harsına, camiasına mensubiyetini iddia ederse buna inanmak doğru olmaz"

Amaç:

Türk ulusunun istiklâli..

Bu devrimler, Lozan barış anlaşmasıyla siyasi istiklâlimizi, hilafet ve saltanat kurumu ve bu kuruma bağlı medrese, tekke ve şeriat kanunların kaldırılmasıyla hukuki istiklâlimizi sağlamışsa, alfabe ve dil reformu ile de kültürel istiklâlimizi amaç edinmişti.

Türkler, İslâmiyeti kabul ettikten sonra, Arapça ve Farsça kelimeler, kurallar, cümle dizilişleri büyük bir hızla Türkçeye aktarılmış, bu üç dilin karışımından meydana gelen "Osmanlıca" diye karma bir dil ortaya çıkmıştı.

Bu dilin ne belli bir sözlüğü, ne de belli bir grameri vardı. Gerçekte Osmanlıca hiçbir çağda konuşma dili olmamıştı.

Dersim Dağlarında Türkçe...

Munzur boyu Dersimlilerin, dili öztürkçedir. Böyle olmakla beraber bunlara da Zaza derler. Önce bir Zaza kavmi var mıydı bilmiyorum. Fakat bugün yaşayan bir Zaza dili vardır. Bunlar Osmanlı gibi toplama dil, irani - Hint karışı mı çözülmekte güçlük çekiliyor.

Ziya Gökalp Zaza dilinin Kırmançca'dan ayrı bir dil olduğunu söylemekle beraber bazı Kırmanç lehçeleriyle ölçüştürülmesi olabilir olduğunu söyler.

Halep'te Karl Hadank adında bir bilgin bu notlardan Mun Arten der Zaza (Zaza Lehçeleri) adlı bir kitap çıkardı.

Bunu duyan Atatürk hüzünlü bir sesle: Bu Batılılar yurdumuzda böyle harıl harıl çalışırken bizimkiler de horul horul uyumuşlar dedi...

İşte bizim o günde uyumamızın tezahürü bu güne kadar devam ettiğinin işaretidir.

TÜRK Dili Tanrı Dili

Türk Dilin, Tanrı buyurdu. Cebrail;

Türk dilince, söylegil. Duru git. Degil;

Türk dilince, Cebrail hey; Dur dedi

Durugil. Uçmağın terkin ur dedi.

Türk dilince dedi bu kez...Yürü git.

Yüzü berk olma gil, âdem; söz işit.

Pir, Dilküşanàme kitabından bunları okurken, Atatürk heyecanlıydı, "Bakınız arkadaşlar dedi, ben belki çok yaşamam. Fakat siz ölene dek Türk gençliğini yetiştirecek ve öz Türkçeyi bir kültür dili yapmaya çalışacaksınız. Çünkü Türkiye ve Türklük uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir."

Değerli okurlarım; dilerim bu yazdıklarımdan bir anlam çıkararak, hep beraber Türkçemize sahip çıkar, birlik ve beraberliğimizi daha sıkı sağlarız..

Kalın Sağlıklı

Tanrı Türkü Korusun

Sevgi ve Saygılarımla