Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi; mutlak butlan kararının “Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe” bölümünde incelemesini sadece istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler değil ayrıca HMK’nun 355.maddesine dayanarak kamu düzenini ilgilendiren mutlak kuralları dikkate almak zorunda olduğunu belirtmektedir.
Hukuk Dairesi, mutlak butlanla hükümsüzlük hukuki sebebine dayanılarak açılan iptal davalarında Asliye Hukuk Mahkemelerinin - aşağıdaki kanun maddelerini sıralamak suretiyle- genel görevli olduklarına vurgu yapmaktadır.
Sırlanan kanun maddeleri şöyledir:
Siyasi Partiler Kanununun 29.maddesinde yer alan ; “22 Kasım 1972 tarihli 1630 sayılı Dernekler Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partilerin her kademedeki kongreleri için de uygulanır.” hükmü, aynı kanunun 121.maddesinde yer alan “Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri siyasi partiler hakkında da uygulanır.” hükmü ile Türk Medeni Kanununun “Kararın İptali” başlıklı 83.maddesinde yer alan “Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve herhalde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz. Genel Kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır.” hükmü.
Siyasi partiler bakımından kamu düzenini ilgilendiren kanun maddeleri de şunlardır:
Anayasa’nın 69/1.maddesi, Siyasi Partiler Kanununun 4 ve 93.maddeleri, Türk Borçlar Kanununun 27/1.maddesi, Türk Medeni Kanununun 5.maddesi hükümleri.
36.Hukuk Dairesi iddia edilen usulsüzlükleri dikkate alarak yukarıda belirtilen kanun hükümlerine dayanarak aşağıdaki kararı veriyor:
“CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğunun TESPİTİ ile yapıldığı tarihten itibaren İPTALİNE, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayın iptaline karar verildiğinden bu tarihten sonra yapılan tüm Olağan ve Olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların İPTALİNE, 38.Olağan Kurultaydan ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE,
İhtiyati tedbir taleplerinin KABULÜ ile mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli Kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel’in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli Kurultay öncesi görevde bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar TEDBİREN GÖREV ÜSTLENMELERİNE/GÖREVE İADELERİNE,
Oy birliğiyle karar verildi.”
İhtiyati tedbir kararı gecikme nedeniyle bir sakınca doğacaksa verilebilir. 2023 ten 2026 ya kadar geçen zaman diliminde ne sakınca doğdu? Mahkeme iddia edilen hususların tam ve kesin kanıtlanması yerine, büyük bir ihtimalle doğru olduğuna kanaat sahibi de olması gerekir. Bu konuda mahkeme kanaate sahip gözüküyor.
Diğer taraftan; Mahkeme, menfaatten yararlanan delegelerin iradelerinin nasıl fesada uğradığı yolunda haklı bir gerekçe ortaya koyamamıştır.
Hemen hemen bütün seçimlerde seçmenlere bazı vaatlerde bulunulduğu ve maddi çıkarlar sağlandığı iddiaları dile getirilir. Bir seçimde rahmetli Kamer Genç seçmenlere buzdolabı, çamaşır makinesi gibi bazı beyaz eşyaların dağıtıldığını seçmenlerin bunu almalarını ama o partilere oy vermemelerini söylüyordu. Menfaatten yararlanan delegelerin kime oy verdiklerini tespit etmek mümkün değildir. Kaldı ki 38. Olağan Kurultaydan sonra iki Kurultay daha gerçekleşti.
Hukuk Dairesi Siyasi Partiler Kanununun bazı maddelerini ezcümle Kanunun 21.maddesinin 10 ila 13.fıkralarını dikkate alarak gerekçede tartışma konusu yapmamıştır. 10.fıkrada “Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler” ile ilgili itirazlar, YSK hakimi tarafından incelenmektedir. Seçimin devamından ne kast edilmektedir? Bence Olağan Seçimli Kurultay kararının alınmasıyla seçim işlemleri başlamaktadır. Aksi takdirde kanun koyucu bu ibare yerine “oylama sırasında” ifadesini kullanırdı. Nitekim Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Üçüncü Bölüm Birinci Kesiminde “Seçim Öncesi İşleri”, ikinci kesiminde “Seçim Propagandası”, Dördünce Bölümde “Seçim Günü İşleri” Üçüncü Kesimde de “Oy Verme” hükümleri düzenlenmiştir. Bunların hepsi bence seçimin devamı kapsamında değerlendirilmelidir. Bu nedenle seçim döneminde oluşan her türlü usulsüzlük ve itiraz maddede belirtilen süreler içinde YSK hakimine yapılmalıdır. Bu süreler geçtikten sonra ancak ceza davaları açılabilir.
21.madde kamu düzeni açısından da önemlidir. Aksi takdirde YSK’nun denetim ve gözetimindeki bütün seçimler iptal edilebilecektir. Bu da kuşkusuz demokratik rejimin devamını tehlikeye sokacaktır.
Anayasamıza göre, siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bunlar yoksa demokrasiden söz edilemez. Bu hüküm de başlı başına kamu düzeni açısından önemlidir. Derneklere uygulanan hükümler bunlara uygulanmamalıdır.
Siyasi Partiler Kanununun 21.maddesinin varlığı karşısında Siyasi Partiler Kanununda hüküm bulunmayan hallerden söz edilemez.
Özgür Özel’de YSK’nun Genel Başkanlık mazbatası, Kılıçdaroğlu’nda da mutlak butlan kararı var.
Yargıtay kesin kararını vermeden önce ne yapılabilir?
Sıra öneriye geldi.
Bence çıkarılacak bir kanunla konuya çözüm getirilebilir. MHPli Feti Yıldız da Siyasi Partiler Kanununun 121.maddesinin yürürlükten kaldırılması gerektiğini söyledi.
Kanun teklifi şöyle olabilir:
Siyasi Partiler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi.
Madde 1.- Siyasi Partiler Kanununun 29.maddesinin 1.fıkrası ile 121.maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE. Bu Kanunun yürürlüğünden önce Kanundaki 1.maddede belirtilen madde hükümlerine dayanarak hangi aşamada olursa olsun mahkemelerce verilmiş ancak kesinleşmemiş davalar kendiliğinden durur ve ilgili mahkemelerce gereği yerine getirilir.
Madde 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3.- Bu Kanunun Cumhurbaşkanı yürütür.
Böyle bir teklif Meclise sunulabilir.