KİM BİLİR?

İktidar, başkanlık sistemini kaldırarak çok partili sistem ile baskın seçime girer mi, girer.

Sayın Bahçeli; “Başkanlık sistemi görevini başarıyla tamamlamış, miadını doldurmuştur, çok partili sistem şarttır” der, olay biter. Kim bilir?

Olmaz demeyin bal gibi olur.

İktidar istedikten sonra, muhalefet zaten güle oynaya ister.

Sayın Cumhurbaşkanı ve beyin takımı bu konuların ustası olduklarını cümleâlem biliyor.

Ehh bu işler böyle !.. "yemeyenin malını yerler" demek tabiri caiz ise ben yine de "At binenin kılıç kuşananın" deyivereyim...

Bizim ana muhalefet lideri Sayın Özgür Özel'in, CHP'de bozulan dengeleri düzelteceğini çok önemli bir parti yetkilisinden duymuştum, emimim ki işi kolay değil, çok zor.. Daha şimdiden engel olmaya başladılar bile.

Ama bilinmesini isterim ki, iktidar yolunu, terör ve bölücü yanlı partiler veya marjinal örgütler açmaz, açması da mümkün değil.

Bunlar, Türk milleti nazarında güven teşkil etmez, bunlara taviz verilmeyerek, bir nevi protez olarak görülmelidir. Böyle karmaşık gruplar, icdeallerine ulaşmak için merdiven gibi kullanacak parti bekleyen kitlelerdir.

Üniter Türk Ulus devletinden taviz veren her kim olursa olsun hemen peşine takılırlar. Onların derdi etnik vatandaşlar veya bölge halkının refahı değil, bunların derdi, ihtiras, macera, hayali kişisel ego(makam), böldürmek, bölmek ve bölücülüktür.

CHP'nin ana stratejisi, Atatürkçü, Çağdaş milliyetçi partiler ile birliktelik olmalı.

Atatürk bu partiyi kurarken 6 ok ilkeleri ile kurdu. Bunlar birbirlerinden ayrılmaz bir integral olduğunun bilinmesi gerek. Türk Milliyetçiliği bu ilkelerin en başında gelmeli ki, diğer ilke vagonları ardı ardına gelsin.

Plan proje, kaynağı belli olmayan bir manifesto ile bu işler olmaz veya o maya tutmaz.

Diğer işin ayrı bir zor tarafı da, İktidar değilsin ki, petrol veya doğalgaz bombasını patlatabilesin!..

Teşbih'de hata olmaz derler....


Kadının bir dolabından gelen gıcırtıyı kesmesi için eve marangozu çağırır, marangoz bakar ama bir sorun bulamaz. Dolap gıcırdamıyordur ve sorar,

--- Abla bu dolabın bir şeyi yok ne yapayım?

Kadın:

--- Normalde gıcırdamıyor zaten yoldan otobüs geçerken gıcırdıyor. Sen şimdi dolabın içine gir otobüs geçerken bakarsın, der.

--- Adam tamam der başlar dolabın içinde beklemeye

Kadın da mutfaktaki işlerine döner.

Bir müddet sonra kadının kocası eve gelir, üzerini değiştirmek için dolabın kapağını açınca bir de ne görsün, içinde bir adam!..

Öfkeyle hemen sorar,

--- Ne işin var senin benim dolabımda...!!!

Adam:

--- Abi ne dersen haklısın. Şimdi sana otobüs bekliyorum desem inanmazsın:)))

-------------------------------

Ana muhalefetin İktidara gelmesi için, Türklük özüne (Göktürk) ve Atatürk'ün ilkelerine dönmezse muhalefet dolabında çok beklersiniz desem, sizde inanmazsınız.

KİM BİLİR?...

Kalın Sağlıklı

Tanrı Türkü Korusun

Sevgi ve Saygılarımla