Kaosun Termodinamiği: Savaş ve Entropi

Evrenin en devasa ve sarsılmaz yasası olan Termodinamiğin İkinci Kanunu, sistemlerin düzenden düzensizliğe doğru sürüklendiğini diğer anlamda artan entropiye meyilli olduğunu ifade etmektedir. Yaşam dediğimiz mucize ise enerjiyi kullanarak düzensizliğe karşı koyan, düşük entropi adası (ya da alanı) şeklinde ortaya çıkmaktadır.

ABD-İsrail ekseni ile İran arasında gelişen savaş, yaşam alanlarını devasa entropi üreteçlerine dönüştürmektedir. Atılan her füze, yerle bir edilen her şehir yıllarca süren insan emeğiyle kurulmuş, düşük entropili yapıların (mimarinin, sosyal düzenin hatta aile bağlarının) saniyeler içinde yüksek entropili yığınlar haline gelmesine neden olmaktadır. Yok olan canlar ve acılar hariç bilimsel açıdan savaş; yapılandırılmış (düzenlenmiş) enerjinin kontrolsüz ısıya, ışığa ve gürültüye dönüşerek evrenin düzensizlik seviyesini artırmasından başka bir şey değildir.

Duygusal Enkaz ve Sosyal Entropi

Duygusal düzlemde ise bu savaş, insanın gelecek inşa etme inancını yok etmektedir. Bir çocuğun gülüşü veya bir fidanın büyümesi, entropiye karşı verilen en zarif ve anlamlı çabadır. Ancak söz konusu güçlerin çatışması; korkuyu, nefreti ve belirsizliği sıradanlaştırarak insan ruhundaki zarafeti ve anlam bütünlüğünü parçalamaktadır.

İran’ın kadim kültüründen İsrail’in teknolojik birikimine ve ABD’nin küresel etkisine kadar her şey, bir anda bozunumun, yıkımın hizmetine girmektedir. İnsanlar artık belirli bir hayat yaşayamayacak, sadece hayatta kalmaya çalışacaktır. Bu durum, toplumsal dokunun atomize olmasına yani sosyal entropinin zirve yapmasına neden olacaktır. Dolayısıyla güven bitecek, empati solacak ve geriye sadece hayatta kalma güdüsünün yarattığı o soğuk, mekanik düzensizlik kalacaktır...

Son Durak

Eğer savaş durmazsa, bölge ve dünya için bu durum sadece fiziksel bir yıkım olmayacak aynı zamanda anlamsal bir kıyamet kopması olacaktır. Zira entropi maksimuma ulaştığında sistem termal ölümüyaşayacak, artık hiçbir iş yapılamayacaktır. Küresel bir savaşın yarattığı bu devasa düzensizlik, insanlığın kolektif bilincini de bir çeşit termal ölüme, yani duygusuzluğa ve umutsuzluğa sürükleyecektir.

Teknolojiyle kuşatılmış bu modern savaş, aslında evrenin en ilkel yasasına hizmet edecektir. Sonucu da her şeyin un ufak edilerek kaosa (yüksek entropili duruma) dönüştürülmesi olacaktır.