Konumuz Kadın
Serginin çıkış noktası tüm dünya kadınlarının yüzyıllardır süregelen ortak sorunu olan kadına şiddet konusu. Ülkeler üstü, milletler üstü, siyaset üstü, tüm dünyanın ortak sorunundan besleniyor 'Toprakla Ağıt'. Kadın formundaki dişil enerjiye yapılan zulmün, aslında kişinin öz varlığına yapılan zulm olduğunu her geçen gün bir kez daha hatırlatmak istiyor. Beynimizin sağ lobunda mevcut olan dişil enerjinin dışlanması ve hasar görmesi, önce kendimizi, devamında da toplumları ayrıştırmaya ve ötekileştirmeye götürmekte. ve aslında kadın sorunu,tamamen bir varlık sorununa dönüştürmekte. Bu sorunu aşabilmek için dişil enerjinin önce bireyde sonra toplumda hak ettiği değer ve dengeye ulaşması gerekiyor. Serginin ortaya çıkış fikri bu farkındalığı kazandırma çabasyla, ilhamını önce kadın sonra doğadan alıyor.
Bir olmak, birlik olmak
Seramik Sanatçısı Seçil Nebioğlu, ülkemizde ve dünyadaki kadına şiddete ve kadın
cinayetlerine, sanatın sesi ile yakarış amacı taşıyan projesi için atölyesini tüm sanatçıların ve gönüllülerin katılımına açtı. Sanatçının bu yakarışı, çok kısa sürede dayanışma, ortak emek ve sorumluluk projesine dönüştü. 126 gönüllünün yer aldığı bu projede kısa sürede, tüm kadınların bu meseleyi içselleştirerek yarattığı 460 adet mask ve 560 adet içi boş kadın elbisesi üretildi.
Bu sergiyi en özel kılan noktalardan bir diğeri ise emeğin gücünü bu denli içten hissedebilmek, kolektif bir emeği, kadınların emeğini…
Birden fazla seramik atölyesi aynı amaç uğruna beraber çalışıp, birleşen emeğin gücüne inanmaya davet ediyor. Yaratıcılık, kadının üretim gücü ve birlik duygusu tüm acı haykırışların üstünü örtüp, yepyeni başlangıçlara, yeşerecek bir umuda dönüştürüyor. Birliğin dönüşümüne de ortak oluyoruz aslında. Emekle üretmenin, sanata dönüşümü, acıların hayallere dönüşümü en önemlisi ile şiddetin sevgiye dönüşümü.
Ağıttan umuda…
'Toprakla Ağıt' kaybedişten kazanıma, ağıttan umuda uzanan bir dönüşüm yolculuğu... Kadının, dişil enerjinin, merhametin ve yaratıcılığın yok edilmesine karşı bir ağıt niteliğinde olan bu sergi, aynı zamanda ağıta karşı devam eden birlikte üretmenin gücü, dayanışma ve emek ile birleşerek, umudumuzu yeşertmeye, yeniden dişil gücün canlılığını, şefkatini sanat yolu ile hatırlatmayı amaçlıyor. Bu ağıtın, bu yakarışın içindeki umut, doğanın, rengin, sevgiyle verilen emeğin harmanlanmasıyla bir araya geliyor, o sessiz çığlığı herkesin duymasını sağlamak için var gücüyle çabalıyor.
Hatırlatabilmek için üretmek
Hazırlanan çeşitli masklar ve içi boş, bedensiz elbiseler, üretenlerin bu konuyu kendi yorumlarıyla ele alabilmesi için özgürce ve özgünce tasarlanabilmesi için seçilmiş.Askıda elbiseler, diğer yandan, yitirilen kadınların 'yokluğunu', 'boşluğu' ifade ederek, ağıt niteliği taşıyor. Kuru kafa görünümündeki masklar ise renkleri ve desenleriyle, yaşamın canlılığı ve ölüm arasındaki o keskin tezatlığı ifade ediyor. Yaşam sevincini içinde yaşatan tüm kadınların anısına saygı ve yaşamın dirimliliğine, dikkat çekiyor. Seramiğin yanı sıra kullanılan materyaller de bütünleyici anlamlara sahip; kırılan zincirler özgürlüğü, kırılmış kuru dallar ise doğa tahribatına dikkat çekmeyi amaçlıyor.