İstanbul’un Denizsiz İlçeleri

Hiç aklınıza gelir miydi; İstanbul’da doğup da denizi, Galata Kulesi’ni, Kız Kulesi’ni, Topkapı Sarayı’nı görmeyenlerin yaşadığı.

İstanbul’un Karadeniz’e kıyısı olduğu, bu dünya kentinin Karadeniz kenti de sayılabileceği aklınıza gelir miydi hiç?

39 ilçeli İstanbul’da 14 ilçenin denizle ilgisi yok.

Bağcılar, Bahçelievler, Başakşehir, Bayrampaşa, Esenler, Esenyurt, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kağıthane, Sultangazi, Çekmeköy, Sancaktepe, Sultanbeyli ve Ümraniye’de oturanlar, okul ve iş gereği ilçeler arası yolculuk yapmıyorsa, denizi görmeden yaşıyor; çocuklar denizi bilmiyor.

İstanbul bir Karadeniz kenti aynı zamanda.

Arnavutköy, Çatalca, Eyüpsultan ve Şile’nin sadece Karadeniz’e kıyısı var.

Sarıyer ve Beykoz yarı Karadenizli sayılır.

Bu iki ilçe Marmara’dan da pay alıyor.

İstanbul’un Anadolu yakasındaki ilçelerden Şile hariç diğerlerinin sadece Marmara Denizi’ne sahili var.

SOKAK ADLARI TARİHİN MİRASIDIR

Marmara’ya kıyısı olan ilçelerden biri de yaşadığım Tuzla.

13 kilometre sahil şeridi olan Tuzla haliyle bu yazıda ağırlık kazanıyor.

Daha önce Üsküdar’da oturduğum sokakların adlarını yazmıştım. (bkz: https://www.hurses.com.tr/benim-pasali-sokaklarim)

Şimdi Tuzla’nın sokak adlarını ele alacağım; değişik açıdan.

Zira sokak adları geçmişin mirasıdır; o kentin kasabanın, köyün ve mahallelerinin geçmişi hakkında gizli bilgiler içerir.

İstanbul’u doğu kapısı Tuzla’nın 17 mahallesi, bu mahallelerde toplam 194 cadde, 2 bin 374 sokak, 14 bulvar var ama meydan yok.

Unutmadan mahallelerin adlarını da yazalım:

Akfırat, Anadolu, Aydınlı, Aydıntepe, Cami, Evliya Çelebi, Fatih, İçmeler, İstasyon, Mescit, Mimar Sinan, Orhanlı, Orta, Postane, Şifa, Tepeören ve Yayla.

Şimdi ne demek istediğimi bu mahallelerdeki özel adlandırma örnekleriyle açıklayayım.

Tuzla’nın Akfırat, Anadolu, Evliya Çelebi, Orhanlı, Fatih, İçmeler, Şifa, Mimar Sinan, Tepeören, Yayla, Mescit, İstasyon ve Orta mahallerinde Cumhuriyet ve Atatürk adını taşıyan sokak cadde, meydan ve bulvar yok.

Aydınlı’da Atatürk var, Cumhuriyet yok. Aydıntepe'de Atatürk ve Cumhuriyet yok ama Cumhur Caddesi var. İçmeler’de 29 Ekim Caddesi, Şifa’da 19 Mayıs Caddesi var.

Tuzla’nın mübadil nüfusu ağırlıklı başat mahalleleri Postane ve Cami mahallelerinde Cumhuriyet ve Atatürk caddeleri var.

Ancak bu iki mahallede Muhacir, Kılkış, Kavala, Drama ve Mübadil sokakları var ama Lozan ve Selanik adlarını taşıyan sokak, cadde, bulvar ve meydan yok.

Niye yok?

Bu iki ad mübadiller için önemli.

Böyle bir adlandırma neden hayata geçirilemiyor bir türlü, akıl almıyor.

Çok mu zor ilçedeki mübadil çocuk ve torunlarının bu iki adı taşıyan sokak, cadde, bulvar ve meydanda oturmaları; o sokaklardan geçip, o meydanda/meydanlarda soluklanmaları?

TUZLA’NIN TALİHSİZLİĞİ

Tuzla cumhuriyet döneminde, 1992 yılında belediye oluncaya dek, idari bakımdan Gebze, Kartal, Pendik arasında gitti geldi.

Bu gidiş gelişler Tuzla’ya faydadan çok zarar getirdi. Bu nedenle Tuzla’nın son yüzyılını yazmaya kalktığınızda karşınıza “yoklar” çıkıyor.

Mesela elde Tuzla’daki kültürel varlıklarının envanteri yok. 131 yıllık geçmişe sahip Tuzla Tahaffuzhanesi hakkında akademik araştırma, yayın yok.

İlçedeki yerel dernekler bu konuya hep ilgisiz kaldı.

1936 yılında müstakil belediye olan, sonraki yıllarda önce 1984 yılında Kartal, 1987 yılında da Pendik belediyesine bağlanan Tuzla Bakanlar Kurulu’nun 27 Mayıs 1992 tarihinde aldığı kararla müstakil ilçe statüsüne kavuştu.

Bakanlar Kurulu’nu bu kararı 3 Haziran 1992 gün ve 21247 sayılı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımladı.

1 Kasım 1992 tarihinde yapılan ara yerel seçimlerle İdris Güllüce başkan seçildi.

Güllüce’den sonra Mehmet Demirci ve Şadi Yazıcı görev yaptı.

Emanet bugün İstanbul’un en genç belediye başkanı Eren Ali Bingöl’de.