Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 41’inci maddesi indirilemeyecek giderleri düzenlemektedir. Bu maddenin birinci fıkrasının ilk dört bendinde; işletmenin sahibi ile eşi ve velayeti altındaki çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aldıkları sair iktisadi değerler ile teşebbüsten bu kişilere yapılan ödemelerin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Buna göre aşağıdaki ödemeler gider olarak kabul edilmemektedir:
1. İşletme sahibi ile eşinin ve velayeti altındaki çocuklarının işletmeden çektikleri paralar ve aynen aldıkları sair değerler,(Aynen alınan değerler emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.)
2. İşletme sahibinin kendisine, eşine, velayeti altındaki çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar,
3. İşletme sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler,
4. İşletme sahibinin, eşinin ve velayeti altındaki çocuklarının işletmeden cari hesap veya diğer şekildeki alacakları için yürütülecek faizler.
Yukarda belirtilen düzenlemeler, işletmenin ticari varlığı ile işletme sahip veya yakınlarının kişisel varlıklarının birbirinden ayrılması; ticari işletmeye ilişkin giderlerle, işletme sahip veya yakınlarının özel tasarruflarının ve giderlerinin birbirinden ayrılması amacını taşımaktadır.
Teşebbüs sahibinin eşi Türk Medeni Kanun hükümlerine göre aralarında evlilik bağı kurulmuş olan erkek veya kadındır. Velayeti altındaki çocuk kavramı ise; ikinci ve dördüncü bentlerin uygulaması bakımından, 23.10.2012 tarih ve GVK-85/2012-7 sayılı Gelir Vergisi Sirkülerinde tanımlandığı üzere 18 yaşını ya da tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocuklarını, birinci bendin uygulaması bakımından, bu bentte herhangi bir belirleme yapılmadığından, yaş sınırına bakılmaksızın teşebbüs sahibinin evlatlarını kapsamaktadır.
Alımı satımı yapılan ve gayri safi kazancın oluşumunu etkileyen kıymetlerin işletme sahibi veya aile fertlerinin kişisel kullanımlarına tahsisi halinde, bunun işletme bünyesinden yapılan normal satışlar gibi işleme tabi tutulması öngörülmüştür. Aynı olarak işletmeden çekilmiş olarak kabul edilen bu kıymetler, Vergi Usul Kanununa (VUK) göre emsal bedeli ile değerlenerek hasılat yazılır. Emsal bedel, VUK’un 267’ınci maddesinde belirtildiği üzere, kıymetin satış değerine eş bir değerdir. Bu suretle yapılacak değerleme ile normal şekilde satış halinde sağlanacak kazanca tekabül eden bir kar, işletme bünyesinde bırakılmış olmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamaları örnek olarak bir Oto Alım-Satım işletmesi için şöyle açıklayabiliriz: Ahmet Gülpınar işletmenin sahibidir ve işletmede alım-satıma konusu binek otomobillerden bir tanesini kendisi özel olarak kullanıyorsa; otomobilin emsal bedeli, satış yapılmış gibi işletmenin geliri olarak kabul edilir. Ayrıca Ahmet Gülpınar’ın eşi Fatma Gülpınar işletmede çalışıyorsa; eşe ödenen ücret, SGK primleri veya doğum borçlanma tutarları işletmenin kazancından gider olarak indirilemez.