İnsanlığın Katli veya İhyası

Haksız olarak bir kişiyi öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibi olur, ihya eden de tüm insanlığı ihya etmiş gibi olur (Mâide Suresi 32. Ayet).

Prof. Dr. İlber Ortaylı akademik kariyerinin başında, Güvenlik soruşturmasının umsuzluğu nedeniyle Asistan olmakta ciddi bir engelle karşılaşmış ancak, dönemin SBF Dekanı Prof. Dr. Ruşen Keleş’in inisiyatif kullanarak İlber Ortaylı'yı olumsuz güvenlik soruşturmasına rağmen Asistanlığa ataması, Türk akademisinin geleceğini ihya eden kritik adımlardan biri olmuştur. (27. 03.2026, Karar Gazetesi/1saat.com.tr/Akis Haber/ velev. press,...)

Esasında Devlete karşı işlenen casusluk ve terör istihbaratı dışında kalan, Yargı kararına dayanmayan veya hukuki sonuç doğurmamış istihbari bilgilerinin kişilerin çalışacakları ve çalıştıkları kurum ve kuruluşlarla paylaşılması hukuki olmayan bir hizmet kusuru olması yanında Önleyici (istihbarat) değeri de olmayan, kişinin masumiyetini ve masumiyet karinesini ihlal ederek kişiyi şüpheli duruma sokan, temel hak ihlali suçu teşkil eden ve hukuken paylaşanı suçlu duruma düşürebilecek nitelikte eylemlerdir.

Bu verilerle ilişkilendirilen kişilerin suç işleme ihtimali, haklarında aynı istihbari bilgiler hiç olmayan kişilerle aynı olduğundan önleyici özelliği de yoktur. Bu istihbari bilgilerin aleyhte kullanım hali ise kamu barışını bozucu suç teşkil edebilmektedir.

Özetle, bu verilerin kişilerin çalışmaya aday oldukları veya çalışmakta oldukları kurum ve kuruluş yöneticileriyle paylaşılmasının esas itibarıyla kamu barışını bozucu fitne ve fesat dışında etkisi yoktur.

Hukukun üstün olduğu, ulusal ve uluslararası tüm medeni devletlerde ve kurumlarda her ne kadar cezai sorumluluk şahsi olsa da kişinin suçu dolayısıyla ailesinin diğer üyeleri veya başkaları kınanamaz, cezalandırılamaz, hakları kısıtlanamaz olsa da yargı kararına dayanmayan veya hukuki sonuç doğurmamış olan istihbari bilgiler, malesef hem kişilerin kendileri aleyhinde, hem aile üyeleri aleyhinde doğrudan veya dolaylı olarak kullanılabilmekte ve masum insanlar illegal yollarla cezalandırılabilmektedirler!

Örneğin herhangi bir bir yöneticiyle, personelinin kendi siyasi düncesine tümüyle zıt bir görüşte olduğuna dair istihbari bilgi paylaşıldığında bu yöneticinin bu personeline artık tarafsız davranma ve tarafsız değerlendirme iradesi olumsuz etkilenecek ve belki de ona haksızlıklar yapacak, cezalandıracak ve zulmedecektir. Nitekim 1970'li yıllarda nice solcu idareci nice sağcı personeli, nice sağcı idareci de nice solcu personeli sadece ve sadece siyasi düşünceleri dolayısıyla ekmeğinden etti, ailesini yıktı, toplumda büyük bozgunculuğa ve dahi neticede 12 Eylül ihtilaline sebep ve alet oldular.

Bu açıdan bakıldığında Yargı kararına dayanmayan veya hukuki sonuç doğurmamış istihbari bilgilerinin kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşılması, esasında masumiyet sahibi kişilerin bir yargılama olmaksızın şüpheli duruma sokulup Mahkemeler ve yargıçlar dışında, dolayısıyla illegal yani yargıç olmayan idare memurları ve kurumlarınca yargılanmalarına ve illegal şekilde cezalandırılmalarına yol açabilen, kişide masumiyetine rağmen karalanma endişesi ve korkusu yaratan hukuksuz ve bu yönüyle gerçeğe aykırı bilgiler olarak yayılması suç teşkil edebilen, halkın ve kişilerin devlete güven ve itibarını zedeleyip kamu barışını bozabilen eylemlerdir.

Bu nedenledir ki Kur'an fitneyi cinayetten daha büyük günah olarak bildiriyor(*). Bu nedenledir ki bütün semavi dinler cezanın şahsiliği ilkesini emrediyor.

Üç büyük dinde de Hz.İbrahim iman etmeyip küfürde ısrar eden babasıyla, Hz. Nuh oğluyla ve Hz. Lut eşiyle sorumlu tutulmamış veya kınanmamış oldukları gibi, peygamberlerin onlara şefaat istek ve duaları da kabül edilmeyerek cezanın da mükafaatın da şahsiliği ilkesi gözetilmiş ve insanlığa belletilmiştir ! Keza, Hz. Muhammed de amcaları Ebu Leheb ve Ebu Cehil dolayısıyla kınanmamış onlar da peygamberin amcaları oldukları için affedilmemişlerdir !

Yani dinler bakımından da cezai sorumluluk şahsidir-kişiseldir. Anne, baba, kardeş ve çocuklar birbirlerinin hata veya suçları dolayısıyla kınanamazlar, sorumlu tutulamazlar, kısıtlanamazlar !

Allah'ın emrettiği bu masumiyetin istihbari bilgilerle ihlal edilmesinin gerçekten kamu barışını bozmak dışında etkisi yoktur. Düşünün, İlber Ortaylı hocanın akademisyenliği, dersleri, bilgisi, hocalığı, öğrencileri, ulusal ve uluslararası öğretileri Asistanlık atamasında ki istihbari bilgilere itibar edilerek engellenmiş olsaydı bu Millet ve bilim dünyası nasıl manevi, kültürel ve bilgisel bir katliama uğramış olacaktı !

Siyasal bilimler bakımından demorasilerde bireysel hak ve özgürlükler esastır ve toplumsal demokrasinin, toplumun ve insanlığın teminatıdır. Devlet birey için vardır. Totaliter sistemlerde ise devlet ve toplum esas olup birey devlet ve toplum için vardır. Bu açıdan bakıldığında esasında Tanrının emrinin de bireyci ve demokrat olup bireyin toplum ve devlet için feda edildiği totaliter sistemleri reddettiği anlaşılmaktadır

ALLAH, İlber hocayı ihya ederek bu Milleti ve ilmi ihya eden Ruşen hocadan razı olsun, İlber hoca'dan da razı olsun ve rahmet etsin.

________________________________

(*):ALLAH, Fitne-fesadın cinayetten daha şiddetli suç olduğunu vahyetmiştir;
(vel fitnetu eşeddu minel katli: Bakara Suresi-Ayet 191).