Her Vazgeçiş

Birinden vazgeçersen, sana sağladığı konfordan da imkânlardan da vazgeçmeniz gerekir. Hem karnım doysun hem pastam dursun olmaz.

Özellikle de çıkar dünyasında olmanın getirisi olarak zor vazgeçişlerle doluysa etrafınız, ilişkilerin sahteliğini de iliklerinize kadar hissetmiş olmalısınız.

İnsanlar birinden veya bir şeylerden vazgeçince yerini dolduramadıkları şeyler için de yoksunluk krizi yaşamaları olağan geliyor. Halbuki hiçbir şey ya da kimse vazgeçilmez değildir.

Yeri geldiğinde de vazgeçmeyi bilmek gerekli. Olmayanda ya da yürümeyende ısrar etmemeli insanlar.

Diğer yandan da vazgeçememenin de bir tür bağımlılık olduğunu kabul etmeliler ki gereksinim duymak farklı bir bağlılık olsa gerek.

Çoğu zaman alışılmışı değiştirmek istemez insanlar ve huzursuzluk da olsa sonu onu yaşam biçimi olarak kabul ederler. Halbuki insana zarar veren hiçbir şey huzur vermez.

Alışkanlıkları da bağımlılıkları da geride bırakabilmeli insanlar. Hatta yeni keşif ve deneyimler için konfor alanından da çıkabilmeli.

Asıl önemli olan huzurlu ve mutlu olmaksa bunu vazgeçerek de sağlayabilirler insanlar. Hem bilemez de insan belki asıl prangalardan kurtulmak vazgeçmekle başlar ve yeni kapılar ancak bundan sonra açılacaktır.

Vazgeçilmeyen her şey insanın kendine ördüğü duvarlardır ve duvarın ötesini vazgeçmeden göremez kimse.

İnsanın yeni yollar bulması ve o yollarda kendisini bulması da ancak eskiden vazgeçmekle olur. Öyle ki tırtıl bile eninde sonunda kelebek olabilmek için emek emek ördüğü korunma çemberi kozasını açmalı ve kanat çırpmalıdır.

Aynı yerde, aynı insanda; aynı durumda durarak rengarenk kanatlara sahip olamazsınız.

Bazı şeyleri bırakmak insanın mutluluğunu, huzurunu, güvenini alacak gibi gözükse de yeni bir hayattır her vazgeçiş…