Hayatımın 81’nci Kurban Bayramı

Fatih’in Küçükpazar semtindeki Hayriye Hanım Sokağı’nda 19 kapı numaralı iki katlı ahşap evde 19 Ekim 1947 Pazar günü doğmuşum.

O yılın Kurban Bayramı’ndan altı gün önce.

Anne ve babam çok sevinmişler; iki bayramı bir arada yaşamışlardır mutlaka.

………..

Yelkencizadelerden Servet Hanım’ın evinde kiracıyız.

Evin cümle kapısının karşısında Softa Hatip Camisi.

Evin yarı açık cümle kapısında babamı bekliyoruz.

Hayal meyal hatırladığım o sahne, sonradan annemden öğrendiğime göre babamın bayram namazından dönmesini bekleyişimize dair.

Namazdan geldikten sonra babamın elini öpüşüm çok uzak anı şimdi.

O el öpmeden sonra babamın yelek cebinden çıkardığı tırtıllı bir kuruş bayram harçlığıyla Abdülvahit Turan Yeni Hayat karamelası, macun ya da pamuk helva almış mıydım acaba?

Küçükpazar bayramları fazla sürmedi, Üsküdar’a taşındık.

Artık uzun yıllardır ata köyüm Tuzla’da yaşıyorum.

ŞU BENİM BAYRAMLARIM

Nereden aklıma geldiyse, oturdum bugüne değin kaç Kurban Bayramı geçirdiğimi araştırdım.

Bu bayram 81’inci bayramım.

1947’den 2026’ya 79 bayram. 1974 ve 2006 yıllarında hicri/miladi takvim farklığından aynı yıl iki bayram geçirdik.

Etti mi 81?

BAYRAM YERLERİ ŞENLİK YERLERİ

Üsküdar’a taşındığımız yıl babamla İhsaniye Camii’nde ilk bayram namazını kılışımı da unutamadım.

Benim bayramlarımın sonraki yıllarında her çocuk gibi düşlerimi yeni elbiseler, Beykoz iskarpinleri -ki o iskarpinlerin gıcırdamaları bir başka hoşuma giderdi- el öpmeler ve hayır duaları almalar süslüyor.

Ve tabii bayram yerleri.

Bayram harçlıklarıyla atlıkarıncalara, yanımızda büyükler varsa çarpışan arabalara, dönme dolaplara binmeler, bisikletle tur atmalar, biraz daha büyüyünce korku tünelinden geçmeler, kalecilere penaltı atmalar ve “üç halka 25”cilere para kaptırmacalar.

Para kaptırdıklarımız sadece onlar değildi.

Baloncu, kaynamış mısırcı, simitçi, şerbetçi, macuncu, koz helvacı, dondurmacı ve tavşanlı niyetçi.

Çocukları cezbeden ne kadar satıcı varsa hepsi bayram yerindeydi.

……….

Gelelim bugünün bayram yerlerine.

Artık bayram yerleri yok, lunaparklar var.

Bizler bayram yerlerine gönüllü eğlenmeye gidiyorduk şimdi lunaparklara gönüllü çılgınlığa gidiliyor.

Ama ne çılgınlık.

Nevzuhur eğlence takımlarından balerin nam eğlence takımı.

Bir balerinin etekleri altına sığınmışlar ha babam dönüp duruyorlar.

Başları hiç dönmez mi “allesen” bu çılgınların.

Ya o gondol ve torpido?

Bir ileri, bir geri; bir aşağı bir yukarı sallanıp döndükçe ben bir tuhaf oluyorum.

……….

Benim zamanımda lunaparklar yoktu.

Bayram yerleri vardı o zamanlar.

Tabii benim de bayram yerlerim.

*FOTOĞRAF
Doğduğum günün Cumhuriyet gazetesi.