Hayatta bazı emekler vardır ki çok önemlidir ama çoğu zaman fark edilmez. Evde, iş yerinde ya da toplum içinde birçok insan sessizce çalışır, sorumluluk alır ve hayatın düzenli devam etmesi için çaba gösterir. Ancak yaptıkları işler çoğu zaman görünmez olur. Bir anne ya da baba düşünün. Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için her gün uğraşır. Bir evin temiz kalması, yemeklerin hazırlanması, çocukların okula gitmesi kendiliğinden olmaz. Bunların arkasında büyük bir emek vardır. Fakat bu emek çoğu zaman sıradan bir görev gibi görülür.
İş hayatında da benzer bir durum vardır. Bazı insanlar yalnızca kendi işlerini yapmakla kalmaz, çalışma arkadaşlarına destek olur, sorunları çözmeye çalışır ve iş ortamının daha huzurlu olması için çaba gösterir. Bu katkılar her zaman fark edilmese de kurumların ayakta kalmasında önemli bir rol oynar. Toplum içinde de görünmeyen emek örnekleriyle karşılaşırız. Komşusuna yardım eden, yaşlı bir akrabasının ihtiyaçlarını karşılayan ya da gönüllü olarak insanlara destek veren kişiler, çoğu zaman herhangi bir karşılık beklemeden sorumluluk üstlenirler. Bu davranışlar toplumsal dayanışmayı güçlendirir ve insanları birbirine yakınlaştırır. Günümüzde başarı genellikle para, makam veya ün ile ölçülüyor. Oysa hayatı güzelleştiren ve toplumu ayakta tutan şeylerin önemli bir kısmı bunların dışında kalıyor. Sevgiyle yapılan bir bakım, sabırla verilen bir destek ya da başkalarının yükünü hafifletmek için gösterilen çaba da en az diğer başarılar kadar değerlidir. Belki de yapmamız gereken ilk şey, çevremizdeki bu görünmeyen emekleri fark etmektir. Çünkü bazen bir teşekkür, bazen de emeğin görüldüğünü hissettirmek insanlar için büyük bir anlam taşır.
Hayatı ayakta tutanlar her zaman göz önünde olanlar değildir. Çoğu zaman onlar, sessizce çalışan, sorumluluk alan ve başkalarının hayatını kolaylaştırmaya çalışan insanlardır. Toplumun gerçek gücü de büyük ölçüde bu görünmeyen emek sahiplerinin omuzlarında yükselir.