AKP ile CHP arasında sürdürülen koalisyon görüşmeleri sona erdi. Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Davutoğlu'ndan haber bekliyor.
Davutoğlu'nun hükümet kurma çalışmaları bir aydır devam ediyor. Bugüne kadar kurulan koalisyon hükümetlerinin ortakları arasında bu kadar uzun süren görüşmelerin yapıldığı vaki değildir.
Bakanlıkların dağılımından önce, her şey tamammış gibi hükümet programında yer alması gereken konular teker teker masaya yatırılarak saatlerce tartışıldığı heyetler adına yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır.
Ahmet Davutoğlu'nun 62. Hükümetinin programı ortada. Tartışılan konuların hemen hepsi bu programda yer almaktadır. AKP heyeti büyük olasılıkla bu görüşleri tekrarlamıştır. CHP de kamuoyunca bilinen görüşlerini ortaya koymuştur.
Amaç koalisyon kurmak olsaydı çoktan emareleri görülürdü. Onun için son zamanlarda ibrenin bir azınlık hükümetine doğru kaydığı görülüyor.
Yeni hükümetin kaderi, AKP liderliğinden Cumhurbaşkanlığına seçilen ve Anayasayla geniş yetkilerle donatılmış bulunan Erdoğan'ın elindedir. Bundan dolayı koalisyon ile ilgili her düşüncesi büyük öneme sahiptir.
Cumhurbaşkanı, Çin'den Endonezya'ya giderken uçakta gazetecilerin azınlık hükümetine karşı mısınız? sorusunu şu şekilde yanıtladı:
'Benim karşı olduğum kalıcı azınlık hükümetidir. Seçime götürmek kaydıyla bir azınlık hükümeti pekala mümkündür. Kendisine görev verilen bir partiye diğer bir partinin veya partilerin dışarıdan destek vermesi suretiyle oluşturulacak bir azınlık hükümeti ülkeyi seçime götürebilir.'
Güvenoyu alan bir azınlık hükümetinin kalıcılığı, Meclisce gensoru ile düşürülmediği veya Başbakanın güven istemi halinde istemin, yine Meclisce kabul edilmediği sürece devam edecektir.
Güvenoyu alamayan azınlık hükümetinin kalıcılığı da Anayasanın 116.maddesinin 1.fıkrasına göre 45 gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı ve seçimlerin yenilenmesine karar verildiği zamana kadar sürecektir.
Cumhurbaşkanının sözlerinden, Anayasadaki ifadesiyle seçimlerde geçici bakanlar kurulu (seçim hükümeti) yerine bir azınlık hükümetini tercih edebileceğini tahmin etmek mümkündür. Bu durumda Davutoğlu, 24 Ağustos 2015 Pazartesi gününe kadar bir koalisyon hükümeti kuramadığı ve diğer partilerden destek sözü alamadığı halde yeni bir Bakanlar Kurulu listesini Cumhurbaşkanına sunar, Cumhurbaşkanı da bu listeyi onarsa Mecliste görünürde salt çoğunluğa sahip olmayan bir azınlık hükümeti kurulmuş olur.
Hükümet listesinin onanmasıyla birlikte daha önce seçim kararı alınabilmesi için başlayan 45 günlük süreç de Anayasanın 116. maddesinin 2.fıkrası uyarınca tamamlanmış olduğundan Cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine bu aşamada karar veremeyecektir.
Kurulan azınlık hükümeti kuruluşundan takriben 13 gün geçtikten sonra TBMM'de güvenoyuna başvurulur. Hükümetin güvenoyu alabilmesi için iki alternatif vardır. Birincisi, bu toplantıya bütün milletvekilleri katılırsa, diğer parti milletvekillerinden en az 18 üyenin kabul yönünde oy vermesiyle hükümet güvenoyu almış olur. İkinci alternatif ise diğer parti milletvekillerinden en az 39 üyenin güven oylamasının yapılacağı toplantıya katılmamaları gerekir.
Diğer partilerden 18 milletvekilinin kabul yönünde oyunu kullanmasına imkan verecek bir ortamın sağlanması mümkün müdür? Gayri meşru yöntemleri yazacak değilim. Ancak, bugüne kadar uygulanması düşünülemeyen bir oylama şeklinden söz edeceğim.
Anayasada veya herhangi bir kanunda güven oylamasının şekli hakkında bir hüküm bulunmamaktadır.
TBMM İçtüzüğünün 124 üncü maddesinin son fıkrası, güven oylamasının açık oyla yapılacağını belirtmektedir.
Diğer taraftan, İçtüzüğün 147.maddesinde hangi hallerde gizli oylama yapılabileceği düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkrasında gizli oylamanın yapılamayacağı haller yer almıştır. Bu haller şunlardır:
- Anayasa veya kanun gereğince açık oylamanın zorunlu bulunması,
- İçtüzüğün işaret oyuyla hallinin zorunlu olduğunu belirttiği konulardaki,
- Açık oylamanın İçtüzük uyarınca istem üzerine yapıldığı,
Halleridir.
Daha önce belirttiğim gibi Anayasa ve kanunda güven oylamasının açık oylama şeklinde yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Güven oylamasının, işaret oyuyla halli söz konusu değildir.
Ayrıca, İçtüzük 143.madde hangi durumlarda açık oylamanın istem üzerine yapılabileceğini düzenlemiştir.
İşte bu haller dışında kalan bir durumun söz konusu olması nedeniyle İçtüzüğün 147.maddesinin 2.fıkrası gereğince güven oylaması gizli oylama şeklinde yapılabilir. Bunun için 20 milletvekilinin bir önerge ile gizli oylama istemesi ve bu istemin TBMM Genel Kurulunca görüşmesiz işaret oyuyla kabulü gerekir.
Önerge kabul edildiği takdirde, belki de güvenoyu alabilecek gizlice bir azınlık hükümeti kurulabilecektir.
Her şeye rağmen ülkenin çıkarları, ancak güçlü bir koalisyon hükümetinin kurulmasıyla sağlanabilir.
Sözünü ettiğimiz hükümet Meclisten güvenoyu alamazsa, yeni bir süreç başlamış olacağından, güven oylamasından itibaren 45 gün içinde de yeni bir hükümet kurulamazsa, seçimlerin yenilenmesine Cumhurbaşkanınca karar verilebilecektir.