0

Kars'a giden bir trenin içinde siz batı yönünde yani İstanbul'a gitmek için yürüseniz bile İstanbul'a ulaşamazsınız. Sizin batıya gidişiniz izafidir. Çünkü tren doğu yönünde ilerlemektedir. Atatürk diyor ki: 'Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı; Türkiye Cumhuriyeti halkını tümüyle çağımıza uygun, bütün anlamı ve biçimiyle uygar bir toplum durumuna ulaştırmaktır. Durmayalım. Durmak, gerilemek demektir. Bizler dururken arkadakiler gelip geçerler.'

Eğitimdeki olumsuz gelişmelere baktığımızda ileriye değil, sürekli geri gitmekteyiz. Eğitim denilen şey nedir? Eğitim, bireye olumlu, kendisine, ailesine, insanlığa yararlı olacak davranışlar kazandırma etkinliğidir; aynı zamanda yeni bilgiler edinme ve kültürleşme işidir. Eğitimin bireye yararlı davranışlar kazandırabilmesi, kültürleşmeyi sağlayabilmesi için çağdaş olması gerekir. Çağdaş eğitim; sorgulayıcı birey yetiştirir; düşünen ve olaylara değişik açılardan bakma becerisi kazandırır; iletişim kurmayı, riskleri göze almayı, bilgili ve açık düşünceli, ön yargısız olmanın önemini belletir; duyarlı olmayı öğretir, ilkeli birey yetiştirir; bireye hoşgörü ve tahammül gösterme becerisi kazandırır.

Atatürk'ün Türk ulusuna gösterdiği hedef, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmaktır. Bu hedefe de ancak sürekli ileriye bakarak, ilerleyerek, aklın ve bilimin yol göstericiliğinde çağdaş ve laik bir eğitim uygulayarak ulaşabiliriz. Yoksa geriye giderek değil.

Üzülerek belirtelim ki günümüzün Eğitim Bakanları, tıpkı Osmanlı Eğitim Bakanları gibi herkes kendine göre bir yol çizerek eğitimi berbat etmiş, eğitimin yerlerde sürünmesine neden olmuşlardır ve de olmaktadırlar. TEOG uygulaması, 4 + 4+ 4 sistemi, okulların İmam-Hatip okuluna çevrilmesi ve yeni yeni İmam-Hatip Okullarının açılması ile eğitim ulusallıktan çıkmakta dinsel bir karakter kazanmaktadır.

Görünüşte okul ve öğretmen sayısı artmakta; ancak eğitimin niteliği de giderek düşmektedir. Bunun nedeni de değişik kaynaklardan öğretmen sağlanması, Eğitim Fakültelerinin nitelikli öğretmen yetiştirememesi, deneyimli öğretmenlerin yıllarca çalıştıkları ve bir kurumsal kültür, gelenek oluşturdukları okullarından alınıp başka yerlere gönderilmesidir.

Şimdi de görsel ve yazılı medyaya yansıyan bilgilere, haberlere göre Proje Okulları adı altında yeni bir uygulama başlatılmıştır. Buna göre ülkemizin nitelikli, kurumsal kültürü ve geleneği olan okullar başta olmak üzere 155 kadar lise, Proje Okulu olmuştur. Bu okulların nitelikleri yüksek, verimli ve başarılı öğretmenleri alınıp verimi düşük okullara gönderilmektedir. Böylece o okulların da başarılı duruma geleceğine inanılmaktadır.

Amaç, verimi, başarısı düşük okulların başarısını yükseltmek ise proje uygulamalarını bu okullardan başlamak gerekir. Böylece TEOG ve Üniversite sınavları sonunda hangi okullar gerilerde kalmışsa onları yükseltmenin yollarını aramak ve uygulamakla eğitimdeki fırsat eşitsizliği ortadan kaldırılabilir. Gerçi başarılı okulların başarılı öğretmenlerini alıp yerlerine deneyimsiz yeni öğretmenler atayarak da bir denge sağlanmış olur; ama bu denge yükselişte değil gerileyişte kendisini gösterir.

İstanbul'un köklü ve başarılı okullardan birine atanan müdür yardımcılarından bir zat, 'Bütün liselerin İmam-Hatip Okuluna çevrilmesi zamanı gelmiştir. Dağı taşı İmam-Hatiplerle donatacağız.' söylemi, Proje Okulları uygulamasının arkasındaki gizli amacı ortaya koymaktadır. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki dinsel duygu ve inançların fanatik duruma yükseldiği toplumlar, akıl ve bilime sırt çevirmektedirler. Osmanlı Devleti'nin gerileyişinin, çöküşünün ve yıkılışının temel nedeni, akıl ve bilime sırt çevirmesi, çağdaş, ulusal ve düşündüren, sorgulayan laik bir eğitimden yoksun olmasıdır. Bu nedenle çağının ilerlemesine ayak uyduramamıştır.

Düşünmeye, sorgulamaya, üretmeye yer vermeyen; ezbere dayalı, akıl ve bilime arkasını dönen bir eğitim sistemiyle dindar ve kindar nesil, yani dava adamı yetiştirebilirsiniz. İleriye gidemezsiniz. Eğitimin dava adamı yetiştirmesinin en acı sonucunu, 15 Temmuz Kalkışmasıyla gördük. Eller Ay'a giderken yaya kalmak istemiyorsak Atatürk İlke ve Devrimleri'nin ışığında akıl ve bilimin öncülüğünde çağdaş bir eğitim uygulamak zorundayız. Çağdaş eğitim de ancak çağdaş bilgilerle donanımlı ve nitelikli öğretmenle ile verilir. Unutmayalım. İyi bir öğretmen iyi bir öğrenci demektir. Eğitimin öznesi öğretmendir.

Atatürk'ün belirttiği gibi; 'Eğitim, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür kuşaklar yetiştirmelidir. Eğitim ve öğretim, bir ulusu ya özgür, bağımsız, şanlı bir durumda yaşatır ya da bir ulusu tutsaklığa ve yoksulluğa terk eder.'