Ekran Bağımlılığı Öğrenmeyi Nasıl Etkiler?

İnkar edemeyeceğimiz bir gerçek var ki sadece çocuklar değil yetişkinler de artık ekran bağımlısı. Ekran bağımlısı olmak teknolojik her türlü cihazın kontrolsüz, aşırı ve zararlı bir şekilde kullanılması demek. Bu artık günümüzde davranışsal bir bağımlılık türü. Dijital olarak kullanılan cihazların artık bir kullanma tercihinden çıkarak zorunluluk-bağımlılık olarak kabul edildiği bir ortamda her türlü işi yaparken onlardan destek almak, onlara bakarak iş ve eylemleri gerçekleştirmek( örneğin yemek yerken veya televizyon izlerken cep telefonundan da sosyal medyayı takip etmek gibi ) bir süre sonra bu materyallerin bizim kontrolümüzden çıkması demek oluyor. Aslında biz bu cihazların efendisiyken zamanla kölesi durumuna geliyor, en ufak bir beyin alıştırması yapma ihtiyacı hissetmeden hemen telefona veya tablete sarılarak işlerimizi halletmeye başlıyoruz. Örneğin navigasyon çıktığından beri çok azımız gideceği rotayı ezberlemeyi, güzergahı sorarak bulmayı ( ki bu aslında bir nevi sosyalleşme belirtisidir) bıraktı. Evinin yolunu bile navigasyon kullanarak bulan kişiler haline geldik. Ayrıca zamanla evimizin anahtarını, cüzdanımızı unutmak nasıl bir hissiyat veriyorsa cep telefonumuzu unutmak da aynı hissiyatı vermeye başladı. Telefon almadan dışarı çıkmak yadırganır bir hale geldi. Otobüslerde dışarıya bakarak yolculuk etme devri de artık yok çünkü genel olarak herkesin başı önünde gözleri telefona sabitli durumda. Belli bir yaşın üstündeki kişileri bile tembelliğe sevk eden, sosyal yaşamdan uzaklaştıran, konuşmayı unutturan bu durum çocuklar üzerinde daha da vahim etkilere sahip.

Kontrolsüz olarak ekran kullanımı özellikle zihinsel sağlığımızda depresyona, anksiyeteye, sosyal fobiye ve dikkat eksikliğine yol açıyor. Öğrencilerin ders başarısını düşürürken, sürekli ve hızlı içerik akışına alışan beyin dikkat ve odaklanma becerisini kaybediyor. Bu da zamanla hafıza üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Çocuklarda sosyal anlamda sabırsızlık ve anlık öfkelenmelere yol açıyor. Yine sosyallik açısında çocukların sahip olmasını beklediğimiz empati duygusu öğrenilemiyor.

0-6 yaş arası çocuklarda özellikle onları sakinleştirmek, oyalamak ve yemek yemeklerini sağlamak amacıyla verilen telefon – tabletler bu cihazlardaki renkli ve sesli uyaranlara karşı bağımlılık geliştiriyorlar. Bu da gerçek dünya ile adapte olmalarını, iletişim kurmalarını, oyun oynamalarını etkiliyor.

Yapılan araştırmalar günde 4-5 saati ekran başında geçiren çocuklarda konuşma ve psikomotor becerilerin yavaşladığını göstermiştir. Ekran karşısında geçirilen her bir fazla saat zeka geriliğine ve otizme çocukları yaklaştırmaktadır.