Daktilo Sesi

Daktilo sesinden rahatsız olanlar zırıl zırıl cahillikten rahatsız olmazlar. Her klavye tıkırtısı bir bilinci açar oysaki.

Edebiyat yapanlar en fazla bu kadar anlaşılmaz. Öyle bir dönemki bu, edebiyat bile fazla geliyor insanlara. Hele ki klavye ile tanışmamış olanlara.

Sakinlik, sessizlik illaki her eve lazım ama dünyayı birden de susturmak mümkün olmasa gerek. İnsanlar her hâlükârda odaklanmaya alışmalı bir yerden sonra.

Boş konuşmanın marifet sayıldığı zamanlarda elbette ki anlamlı cümleler ağır gelir insanlara. Kimse kafa yormak istemez çünkü, acaba demek için. Bir de herkes kendine göre haklıysa, aman diyeyim.

Melodi ne kadar güzel olursa olsun her kulağa hoş gelmez. Sadece zevk meselesi de değildir bu. Bazen insanlar kendi yapamadıkları şeyleri, başkasında görmek istemez.

Kaç gömlek fazla gelinir bilinmez ama kimse kendi gerçeği ile de kıyaslanmak istemez. Anlaşılmak mucize gibi olur bir yerde de.

Kimse bilmez içinizden nelerin aktığını, dünyaya yetecek kadar cümleleriniz olsa da. Belki de kimse kimsenin içini bilmek istemez. Herkesin rengi farklı ne de olsa.

Gününüz gecenize mi karışmış kimin umurunda. İnsanlar her zaman kendi çıkarınca, kendi hesabında. Durup düşünmeye de vakitleri yoktur zaten.

Tek bir güzel cümle ile günlerinin güzelleşeceğini bilmezler. Kötü cümle duymaya da tahammülleri yoktur genelde.

Önemli olan dünyaya kendi cümleni bırakabilmektir ve de kendi kelimelerinle bakabilmek pencerenden kâinatta.

Başkalarının cümleleri ile geçinenler anlamaz zaten sancılarınızı. Her eser için ömrünüzden gidenleri anlatamazsınız, daktilonuzun sesi ağır gelenlere.

İnceden bir keman sesi gibidir daktiloda yazılan her kelam oysaki...