Çocukların Hayal Dünyasına Sanat Nasıl Ulaşır?

Çocukların hayal dünyası, bizim yetişkin olarak alıştığımız dünyadan çok farklıdır. Bir çocuk için sıradan görünen bir taş bir anda bir gemiye, yerdeki bir yaprak küçük bir eve, gökyüzündeki bir bulut ise bambaşka bir dünyanın kapısına dönüşebilir.

Belki de çocukların hayal dünyasını özel yapan şey gördüklerine yalnızca bakmaları değil, onlara kendi dünyalarından yeni anlamlar katmalarıdır. Bir çocuk bazen hiç kimsenin önemsemediği küçücük bir ayrıntıyı fark eder ve o ayrıntının peşinden yepyeni bir hikaye kurar. Bizim için boş bir kağıt olan şey, onun için başlanmamış bir maceranın ilk sayfası olabilir. Birkaç çizgi çizer, sonra o çizgilerin arasına bir karakter yerleştirir; ona bir isim verir, belkide onu hiç bilmediğimiz bir yere gönderir. İşte Sanatın çocukla buluştuğu yerde böyle bir özgürlük ortaya çıkar. Çocuk Sanatla karşılaştığında yalnızca ona bakmakla kalmaz; bazen onu kendi hayalinin içine alır, değiştirir ve yeniden kurar. Belki de Sanatın çocukların hayal dünyasına ulaşmasının yolu, ona hazır bir hikaye vermekten değil, kendi hikayesini kurabileceği kadar boşluk bırakmaktan geçer.

Sanatın çocukların hayal dünyasına ulaşması belki de tam da bu yüzden çok doğal bir buluşmadır. Çünkü çocuk dünyayı henüz bütün cevapları verilmiş bir yer olarak görmez. Onun için herşeyin içinde biraz merak, biraz oyun, biraz da keşfedilecek bir taraf vardır. Bir masalın kahramanı hiç beklemediğimiz bir yere gidebilir, bir çizgi başka bir çizgiyle birleşip yeni bir arkadaş yaratabilir, bir oyun sırasında söylenen küçücük bir söz çocuğun zihninde kocaman bir dünyaya dönüşebilir. Sanat, çocuğun hayal kurma biçimine, dokunduğunda ona yeni bir dünya vermekten çok, zaten içinde bulunan dünyayı büyütmesine yardımcı olur.

Sanatın çocukların hayal dünyasına nasıl ulaştığını görmek için büyük salonlara, büyük sahnelere bakmaya bile gerek yoktur. Evde iki sandalye yan yana gelir, üzerine bir örtü atılır ve bir anda orası bir ev olur. Birkaç dakika sonra aynı yer bir gemiye, bir mağaraya ya da uzak bir gezegene dönüşebilir. Çocuklar oynarken farkında olmadan bir mekan yaratır, karakterlere hayat verir, bir hikaye kurarlar.

Hayal dünyalarının sınırı yoktur çocukların…

İşte Sanat tam o anda, çocuğun kurduğu oyunun içinde kendini gösterir. Çünkü Sanat bazen bir çocuğun eline hazır bir şey değil, onun elindekilerle yepyeni bir dünya kurmasına eşlik etmektir.

Sanat, çocuğun hayal dünyasına girmek için kapıyı zorlamaz. O kapının önünde fark edilmeyi bekler, çocuk bir çizgi çizer, bir ses çıkarır, bir hareket yapar, bir oyun başlatır; Sanat da işte o anda kendine bir yer bulur.

Çünkü Sanat bazen kendini göstermek için büyük sözlere ihtiyaç duymaz. Bir çocuğun kurduğu küçücük bir dünyanın içine sessizce girer ve orada yaşamaya başlar.

Bir dahaki yazıma kadar hoşçakalın. Sevgiyle kalın.