Çocuğumuzun sevgi dilini bilerek onun kalbine dokunmak, ona değer verildiğini göstermek çok kolay. Çocukların ruhsal gelişimlerinin temelinde sevgi duygusu yer almalıdır. Çocuklar büyürken anne – baba olarak onlarla aramızdaki en temel duygu bağı sevgidir. Çocuğun sevgi gereksinimi karşılanmadığında, çatışmalar ve sorunlar baş gösterir. Çocuk içtenlikle sevildiğini hissettiğinde elinden gelenin en iyisini yapma gayretinde olur.
Çocuklarımızın yüzüne karşı onları sevdiğimizi söylesek de, onların kalbine giden sevgi dilini keşfetmedikçe çocuk sevgi duygusunu hissetmeyecektir. Çocuklarında yetişkinler gibi duygusal sevgisi anladıkları 5 dil vardır. Bunlar fiziksel temas, olumlama sözleri, kaliteli zaman, hediyeler ve hizmet davranışlarıdır.
Çocuğumuzun hangi sevgi diline sahip olduğunu anlamak ise çok kolaydır. Aslında çocuklar bizlerle olan davranışlarında bunu ortaya çıkarırlar. Burada öncelik çocuğumuzun sevgisini gösterirken nasıl davrandığını gözlemlemektir. Örneğin çocuğumuzu bize ‘anne çok güzelsin, kıyafetin sana çok yakışmış.’ gibi cümleleri sık sık kuruyorsa baskın sevgi dili olumlama sözleridir. Ya da çocuğumuz arkadaşlarına hediyeler götürmek istiyorsa baskın sevgi dili hediyelerdir. Çocuğumuz bizimle sıklıkla aktiviteler yapmak, kitap okumak gibi faaliyetleri gerçekleştirmek istiyorsa baskın sevgi dili kaliteli zamandır.
Çocuğumuzun sevgi dilini keşfederken şikayet ettiği, hoşlanmadığı durumları da dikkate alabiliriz. Çocuğumuz sen hep ablamı öpüyorsun gibi bir serzenişle bize geliyorsa burada kendisinin baskın sevgi dilinin temas olduğunu anlayabiliriz. Çünkü onun isteği de daha çok sarılmak, daha çok öpülmektir. Çocukların her şikayeti elbette sevgi dilinin ne olduğunu bize net olarak göstermez. Ancak bu şikayetler, talepler hep aynı şekilde geliyorsa orada bir ipucu arayabiliriz.
Aslında bizler aile içinde uzun yıllar geçirsek bile, anne – babamızın, kardeşlerimizin, eşimizin ve çocuklarımızın sevgi dilini bilmiyor olabiliriz. Bu aşamada sorunlar beni anlamıyorsun kavgaları ile başlar. Maddi sıkıntılar, psikolojik sorunlar, mükemmel olma kaygısı gibi nedenlerle duygusal açıdan sorunsuz bir çocuk yetiştirmek zaten son derece zorlayıcı. Uzun vadede çocuğumuzla kuracağımız ilişkide zorlanmamak adına çocuğa verebileceğimiz en yoğun duygu sevgi olmalı. Sevgi anlamında açlık hissetmeyen bir çocuk anne – baba rehberliğinde her sorunu daha kolay aşacak, iletişim kurma konusunda istekli olacaktır.