'Bilgiyi vurgularsanız büyürsünüz,
paylaşırsanız efsaneleşirsiniz'
21. yy.da çağdaş eğitim açılımın bilgilenmeye, sorgulamaya, araştırmaya ve uygulamaya yönelik olması beklenmektedir. İlköğretim basamaklarından başlayarak öğrenciyi okumaya, düşünmeye, üretmeye yönlendirecek eğitim metotları uygulanmalı. Bugünün 'ezbere yönelik' anlatım ve diyaloglarına son verilmelidir. Eğitimde başarılı ulusların eğitim sistemleri irdelenerek, dokumuza uygun olan sistemde karar kılınmalıdır.
Avrupa, Afrika ve Ortadoğu'daki gelişkin öğretim kurumlarının Ekim/2004'te İstanbul'da ortaklaşa düzenledikleri Eğitim Koordinatörleri Konferansında 'Uluslararası Bakalorya (IB)' irdelendi. Ülkemizdeki bazı özel kurumların katıldığı öğretimde yenileşme, çağdaş eğitim açılımlarının organizasyonu ile ilgili toplantıda ne yazık ki resmi devlet okullarımız yoktu. Küreselleşen dünya en akılcı eğitim programı olarak bilinen bu sistemde 'Yüksek kalite sunumu, uluslararası oluşum ve öğrencileri geniş ufuklu düşünceye teşvik etmek' gibi seçkinci açılımlara yer verdiği görüldü.
Uluslararası Bakalorya (IB) programı standartları, dünyanın tüm ilerici eğitim kurumlarında aynı ölçekte uygulanırlığı ile bilinmektedir. Uygulanan öğretim, geleceğin öğrenme şekli diye tanımlanmaktadır. 'Bilgi ve Teknoloji' ağırlıklı uygulamaya dönük bu eğitim sisteminde, öğrenmenin uygulanırlığı ilgi çekicidir. Çağdaş ulusların, yarınları hedefleyerek geliştirdikleri 'Uluslararası Bakalorya (IB)' olanakları devlet okullarımızda da uygulanmalıdır. Bireylerin ve toplumların yenileşmesi, gelişmesi ve kalıcı bir 'eğitim devrimiyle' olabilecektir. Çağdaş eğitim devriminin kaynağı bilim olmalıdır. Bilimin dışında arayışlar, sapmadır, gericiliktir, çağdışılıktır.
Başarılı yetenekli gençlerimizin beyin göçünün küresel boyutta yayılması, göçen gençlerimizin yurda geri dönmeyişleri, o ulusların yüksek öğrenim sistemlerinin ilgi çekiciliğindendir. Yetenekli ve başarılı gençlerimizi ulusuyla barışık düzeye getirebilmek için, iş olanağı sunmak ve eğitim sistemimizde yenilikçi ve çağdaş oluşumlarla olabilecektir. Aydınlık yarınlarımız gençlerimizin en iyi şekilde eğitimiyle olabilecektir. Gençlere gerçek eğitimi verebilecek sistem arayışında olmalıyız. Meslek liselerimiz yeniden yapılandırılarak, ürün veren, iş gelişimi sağlayan ve meslek edindirebilir tarzda programlanan değişim sürecinde olmalıdır. Toplumsal gelişimimiz öncelikle düşüncede, bilimsel ve teknolojik gelişmelerde yer almalıdır.
Eğitimde başarılı ülkeler, öğretmenlere profesyonel gelişim olanağı sunmaktadır. Öğretmenlerin özellikle eğitimli, yetenekli ve kendilerini sürekli geliştiren bireyler olmaları gereklidir. AB katılım sürecinde, eğitim sistemimizde A'dan Z'ye yenileşme şarttır. Hukuk, ekonomi, tarım, sağlık ve sosyal alanlarda süregelen yasal yaptırımlarda öncelik eğitime verilmelidir. Avrupa Birliği ile gelecekteki örtüşme ve ortaklıklarda eğitim alanında toplumsal platformlar oluşturulmalıdır. Bu platformlarda eğitim kurumlarının toplumsal değişim beklentisi, yaşam kalitesi, teknolojik gelişme ve yaratıcı düşünme önde tutulmalıdır. Çağdaş eğitim açılımında, öğrencilerin evrensel perspektif kazanmalarını sağlamak için güçlü ve kalıcı bir eğitim sitemi uygulanmalıdır. Eğitim sisteminde ulusal yenilenme, AB normlarına uygun ilerici, çağdaş ve bilimsel olmalıdır. Geleceği hedefleyen eğitimde, gençlere sorumluluk bilinci ve toplumda duyarlı olma yetisi verilmelidir. Eğitim, hükümet politikası olarak değil, devlet politikası olarak görülmelidir. Gelişmiş ülkelerin eğitim uygulamalarında; 'bilgiyi öğretmek, bilgiyi geliştirmek ve bilgiyi paylaşmak' üçlüsü sistem kurgusu olarak algılanır. Amaçlanan eğitimimiz ulusal gelişmeleri bilen, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmiş farklı kültürlere, din ve mezhep gibi yaklaşımlara saygılı bireyleri yetiştirmek olmalıdır. Eğitim sisteminde bilgi kazanmanın yeterli olmadığı, bunun yanında bilgiyi yaşama aktarmak, başka bilim dallarıyla örtüşme becerisini vermek, araştıran, geliştiren ve sorgulayan bireyler olmalarını hedeflemek, temel düşünce olmalıdır. Bu seçeneklerin içselleştirilmesi ve sosyal sorumluluk kazandırılması bilgi+beceri+üretkenlik yüklü bireyleri geleceğe hazırlayacaktır. Ulusal kültür yapımızın ve uygarlığımızın tanıtılması eğitim gelişkinliğimizle olacaktır. Toplumumuzun kalkınmasında üniversitelerimizin alt yapısı olan Orta ve İlköğretimi güçlü bir sisteme ulaştırma zamanı gelmiştir. Ekonomik kalkınmamızda da eğitimin önemli değerdeki katkısı ve yeri tartışmasızdır. Dinsel ve ideolojik saplantılar olmadan her düşünceden insanımızı kucaklayan bir eğitim sistemi düşümüzdür. Mustafa Necati'nin: 'Türkiye'de herkesin milli ve dünyevi, modern ve demokratik bir eğitim alması esastır' deyişi yol gösterici olmalıdır.