YALNIZLIĞIN ÇARESİ

Sanatın en güzel yanı, insana her karşılaşmada yeni bir duygu yaşatabilmesidir. Aynı tiyatro oyununu yıllar sonra yeniden izlediğimizde farklı ayrıntılar fark ederiz. Aynı şarkıyı dinlediğimizde başka duygular hissederiz. Aynı tabloya baktığımızda gözümüz bu kez farklı bir renge takılır.

Masallar da böyledir.

Masalların başlangıçları her zaman anlamlı ve heyecan vericidir.

Bir çocuk aynı masalı ikinci, üçüncü hatta onuncu kez dinlemek istediğinde aslında yeni bir masal istemiyordur. O, çok sevdiği bir dostuyla yeniden buluşmak istiyordur.

Biz yetişkinler bazen şaşırıyoruz.

“Bu masalı dün de dinledin”

“E sonunu biliyorsun”

Oysa çocuk için önemli olan son değildir. Önemli olan o yolculuğu yeniden yaşamaktır.

Masalların büyüsü de burada başlar.

Çocuk, aynı masalı her dinleyişinde başka bir ayrıntı fark eder. İlkinde kahramanı sever. Sonrakinde onun cesaretini görür. Bir başka dinleyişinde ise belki de en çok ona yardım eden bir karakteri fark eder.

Sanatın çocuklara armağan ettiği en güzel duygulardan biri de budur. Sabırla bakmayı, dikkatle dinlemeyi ve hayal kurmayı öğretir.

Masal anlatırken ben de bunu hissediyorum. Bir çocuğun aynı masalı yeniden dinlemek istemesi, bana “Anlatmaya devam et” demesidir. Çünkü o masal artık sadece benim anlattığım bir hikaye değildir; onun hayal dünyasının bir parçası olmuştur.

Belki de bu yüzden masallar hiç eskimez. Her dinleyişte aynı kelimeler söylenir ama çocuğun kalbinde bambaşka duygular yeşerir.

İşte Sanatın gücü de burada saklıdır.

Sanat, aynı eseri tekrar tekrar karşımıza çıkarırken bizi her seferinde biraz daha zenginleştirir. Masallar da çocuklara bunu en doğal, en sıcak ve en sevgi dolu haliyle sunar.

Bir gün bir baba bana çocuğunun pijamalarıyla çekilmiş bir fotoğrafını gönderdi. Altına da küçük bir not yazmıştı. “Her gece siz masala başlamadan önce söylediğiniz gibi pijamalarını giyiyor. Sonra sizinle birlikte masal dinleyip uyuyor!"

O gün şunu düşündüm…

Çocuklar aynı masalı sadece dinlemiyorlar.

O masalın içinde kendilerine ait bir yaşam kuruyorlar.

Masallar, çocukların sadece dinlediği hikayeler değildir; her dinleyişte yeniden kurdukları küçük dünyalardır.

Sanat, insanın ruhuna her karşılaşmada başka bir pençere açar, masallar ise o pencereyi çocukların hayal dünyasına çevirir.

Çocuklar masalları ezberlemek için değil, kendilerini o masalın içinde yeniden bulmak için tekrar dinlerler.

Sanat, çocukların dünyasına giden birçok yol sunar. Masallar ise o yolların en eskisi ve en sıcak olanıdır.

Çocukların hayal dünyasına açılan kapılardan biri SANAT’tır. Masallar ise o kapıyı sevgiyle aralayan ilk anahtarlardan biridir.

Bir daha ki yazıma kadar Sevgiyle Kalın..