Bir annenin vedasının ardından…

Her yıl olduğu gibi Anneler Gününü bu yıl da mayıs ayının ikinci pazar gününde bir kutlama ve anma günü olarak yaşadık. Kim derdi ki; çocukken çok sevinçle ve neşe içinde merakla beklediğimiz bu güzel gün, annemizi kaybettikten sonra her yıl buruk bir anma günü olarak yaşamınızda yer alacak ve ulvi bir gündem olarak sizi etkileyecek.

Elbette Anneler Gününü yine çok seviyorum. Çünkü bu anlamlı günde annemle olan anılarımı hatırlıyor, onu sevenleriyle paylaşıyor ve kabrini ziyaret ediyorum. Geçmişe uzanarak onun söylemleriyle kendimi teselli ediyor ve yaşamın bu acı gerçeğini kabul ediyorum. Hepimizin çevremizden sık sık duyduğu ve benim annemin de tekrarladığı bir sözü hatırlıyorum; “Allah bana evlatlarımın acısını göstermesin.” İşte bu anlamlı cümle anneliğin erdemini bir kez daha göstermekte, onun temennisini ve evlatlarına ilişkin bu konudaki duasını dikkate alarak yaşamımızın bu evresine annemiz olmadan devam etmemizi, zor da olsa kabullenmemizi sağlamaktadır.

Annemin hayatın çeşitli zorluklarına karşın üç çocuğunu da okutmayı ve meslek sahibi olmalarını sağlamış biri olmasının yanı sıra biz çocuklarına öğretmeye çalıştığı güzel değerleri anlamış ve uygulamaya çalışan, iyi bir insan olmaya gayret eden bir kişi olarak onun değerini bugün çok daha iyi anlıyorum. Evlatlık görevlerini elinden geldiğince yerine getirmiş biri olarak huzur içinde olmama rağmen, zaman zaman keşke yaşasaydı ve yanımda olsaydı derim. Çünkü onların yanımızda olmamaları, duygusal ve manevi desteklerinden yoksun kalmamız büyük bir eksiklik. Onu bir kaç sözcükle özetlemek gerekirse; fedakâr, vicdanlı, karakterli, becerikli, tasarruflu, güler yüzlü, esprili ve tombiş bir anneydi.

Yukarıdaki satırları okuyan birçok kişinin de kendi yaşamlarından ve annelerinden izler bulacağına inanıyorum. Bu gözlemlerimi ve düşüncelerimi paylaşmamın nedeni ise; hem annemi anmak, hem de ölmüş olsalar bile annelerin evlatlarını hissedeceğine olan inancımı vurgulamak ve annesi yaşayan çocuklara bunun çok büyük bir zenginlik olduğunu hatırlatmaktır. Annesi hayatta olanların bir gerçeği anlamaları ve kabullenmeleri de gerekiyor; anneler için evlatlarının yaşı kaç olursa olsun onlar çocukturlar ve onları koruma ile gözetme hisleri devam etmektedir.

Anneler Gününün aileler için iki yönlü anlamı bulunmaktadır. Hem ailece annelerin bu gününü çocuklarla ve torunlarla kutlamak, diğer yandan eşlerin yaşamını yitirmiş olan anneleri var ise onları anmak.

Anneler Günü nedeniyle; anneliğin gerektirdiği tüm hasletleri yerine getirmiş olan her yaştaki tüm annelerimizin ellerinden öpüyor, bu dünyadan ebedî dünyalarına göç etmiş annelerimize Allah’tan rahmet, annesi ölmüş olanlar ile evlat acısı görenlere ve annesini küçük yaşta kaybetmiş olup anne sevgisine doyamayanlara sabır diliyorum.

(Sevgili anacığım, çocukların olarak seni çok özlüyoruz, ruhun şad, mekânın Cennet olsun.)