YAZARLAR

Tüm Yazıları Fehmi Çalmuk

Orhun Yazıtları'ndaki Ahilik Töresi

05.09.2017 00:00

Bayram, Milletin esnaf ve sanatkarına gelsin…Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Abdülkadir Akgül’ün “Millete hizmet Ahilik Töremizdir” başlıklı yazısındaki şu bölüm dikkatimi çekmişti:

“Göktürkler ’in ünlü kağanı Bilge Kağan bundan 1300 yıl önce Büyük Türk Milleti’ne şöyle seslenir: “Türk Oğuz beyleri, işitin! Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, ilini, töreni kim bozabilir.” Bizim asırlardır genetik kodlarımızda var olan bağımsızlık, dayanışma ve düşmana karşı vatan savunmasında tek vücut olma kararlılığı varlık nedenimizdir. Bizde gece olmadığı gibi yorulma da yoktur. Bizde töre budur. Millete hizmet töremiz, gökyüzü çökmedikçe, yeryüzü delinmedikçe yani kıyamet kopmadıkça ortadan kalkamaz.”

Bundan dolayı; Göktürkleri, Türkün taşa yazılan yazıtı Orhun Abideleri’ndeki esnaf ve sanatkar töresini okuyucularımızla paylaşmak istedim.

İnsanın hayatını feda edecek kadar bir yürüyüşü anlamlı kılan, kutlu bir amacın olmasıdır. Eski Türklerden günümüze kadar gelen “kut almak” bir bakıma “Tengri”nin, Yaratıcı’nın rızasını almak, yönetimde, sosyal hayatta ona dayanmakdır.Çünkü Kut almamış bir Kağanın, Türk Milletine önderlik yapması imkansızdır. Bir Kağana ancak bilgeliği karşında verilen kut; hissedebilme, anlayabilme, kavrayabilme ve toplumu yönetebilme yeteneğini canlı tutar. Yönetme yetkisinin sınırı da Kağanın başarılı olması ve sorunları çözmesidir. Hakanın hizmet yetkisini Tengri’den kut aldığı için bu görevi iyi bir şekilde yerine getirmesi Göktürklerin önemli bir inanışıydı. Göktürkler, Milattan sonra 542’ye kadar Altay Dağları’nın güney eteklerinde yaşayan ilk defa Türk adını taşıya Türk devletidir. Türklerin atlı uygarlık ya da bozkır uygarlığından yerleşik uygarlığa geçiş döneminde hüküm süren hakan sülalesinin en önemli özelliklerinden biri de, Türk boylarını birleştirmesidir. Devlet başkanlarına Kağan, hakan soyundan olanlara tigin diyen Göktürklerin ilk kurusu ise Bumin Kağandır. Saltanatı Avarların elinden alan Göktürkler, doğuda Kingan Dağları’ndan batıda Demirkapı’ya kadar bütün Orta Asya’ya egemen oldular. 745 yılında son bulan Göktürk Devleti etrafı duvarlarla çevrili kentler oluştururken, tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Göktürkler derken elbette Türkler’in taşa yazdığı tarih olan Orhun Yazıtları’nda esnaf ve sanatkarlık ile bütünleşen ticaretin izlerini süreceğiz Türk adının, Türk Milleti’nin adının geçtiği ilk Türkçe metin olmasının yanı sıra ve taşlar üzerine yazılmış ilk Türk tarihi olan Orhun Abideleri bir çok ilki de beraberinde taşıyor. Devlet ve milletin karşılıklı görevlerini, Türk devlet adamlarının millete hesap vermesini, Türk töre ve nizamını anlatan büyük bir kültür belgesi… TİKA tarafından   Bilge Kağan ve Köl Tigin Yazıtlarının modern bir müzeye de kavuşturulmasının altını çizmek gerekir. Yazıtların orjinalleri burada korunuyor. Bilge Kağan ve Köl Tigin yazıtlarının bulunduğu yerler koruma altında ve oraya da sembolik birebir kopyalar yerleştirilmiş. Çin mimarisine benzeyen tek katlı bir müze burası…Tarihçi Hammer “Türkler devlet kurmakta birinci sınıf ustadırlar” sözünü haklı çıkaran Türk tarihinin en önemli yazılı belgesi karşımızda… Türk tarihinin 1300 sene öncesine dayanan tapu senedi duruyor.

Eski Uygur ve Soogh dili uzmanı
Fransız bilim adamı
Prof. Dr.  Etienne de La Vaisseire.

“Ben, Tanrı’ya benzer, Tanrı’dan olmuş Türk Bilge Kağan, Tanrı irâde ettiği için hâkanlık tahtına oturdum. Ey milletim, ey hânedânım! Sözlerimi dikkatle dinleyin! ….Ey Türk Oğuz Beyleri! Üstten gök çökmedikçe, alttan yer delinmedikçe, bil ki, Türk milleti, Türk yurdu, Türk devleti, Türk töresi bozulmaz. Ey ölümsüz Türk milleti! Kendine dön! Su gibi akıttığın kanına, dağlar gibi yığdığın kemiklerine lâyık ol! Ey milletim! Bil ki ben, zengin ve parlak bir millete hâkan olmadım. Zayıf ve zavallı bir milletin başına geçip tahta oturdum. Kardeşim Kül Tegin ve iki yeğenimle and içtik: babamın, amcamın hayatlarını verdikleri millet uğruna biz de bütün gücümüzle çalıştık.Başına geçtiğim Türk milletinin birliği ve yüceliği için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Ölesiye, bitesiye çalıştım. Tanrı yardım etti, bahtım yâr oldu, yoksul milletimi zengin ettim. Türk milletini bütün milletlerden üstün kıldım!’’

Göktürk tarihinin en önemli devlet adamlarından biri olan vezir Tonyukuk siyasi dehasıyla b öne çıkar. İlteriş Kağan ölünce yerine geçen kardeşi Kapağan Kağan döneminde, İlteriş Kağanın çocukları Bilge Kağan ve Köl Tigin döneminde de devlet stratejinin başındaydı Vezir Tonyukuk…. Ona göre Kağanın iki temel özelliği vardı. Bilgelik ve Alplik… Bu dönemde Bilge Kağan’ın bilgelikte, Köl Tigin’in de ordunun başında etkin rol oynadığını görüyoruz. O yıllar Göktürklerin en parlak dönemidir.

DEMİR İŞLEYİP SİLAH VE HAYVAN KÜRKLERİ SATTILAR


Göktürkler demiri işlemede
çok maharetliydiler.

Demir işleyip, silah üreterek güçlü bir kavim haline gelen Göktürkler satış yöntemi olarak da takas yöntemini benimsemişlerdi. Yalnızca Çin değil Bizans’a da işlenmiş demiri tamas usulüyle satmışlardı. Çin sınır boyunda Pazar yerleri açmak isteyen Göktürkler bunun müsadesini almanın yanısıra bazı Çin şehirlerinde serbest ticaret bölgesi de kurmuşlardı. Takas yöntemiyle yapıyan satışlarda at, zırh, kalkan ve topuz karşılığında bol gümüş ve ipek alınmıştır. Göktürkler’in ödeme aracı olarak kullandıkları gümüş ve diske benzeyen para birimine de “Satir” adı verilirdi. Ticarette kullanılan diğer para ve değerli maden de “Ağı” kelimesidir. Türkçede, değerli bir şey ve hazine anlamına gelen “Ağı” kelimesi Kül Tegin Abidesinin güney yüzünde “Tabgaç bodun sabı süçig, agısı yımşak armiş” şeklinde (Çin’in sözü tatlı ve ağısı yumuşak) kullanılmıştır. Göktürkler’de vergi toplayan “Mühürdar” isminde kişilere de bulunmaktaydı. Netekim Kül Tegin Abidesi kuzey cephesi 12-13. satırlarda geçen “On ok oğlum Türgiş kağanından Makaraç mühürdar, Oğuz Bilge mühürdar geldi” ifadesi dikkat çeker. Ayrıca Göktürkler’in vergilerini hediye biçiminde aldıklarını ifade eden söz ise Köl Tigin Yazıtı Kuzey-Doğu Cephesi 11-13. Satırlarda geçen “Matemci ve Ağlayıcı olarak Kıtan, Tatabi kavminin reisi Udar Sengün geldi. Çin Hakanından Liken ve İşiyi, bir tümen hediye ile ölçüsüz altın, gümüş getirdi” ifadesinden ortaya çıkmaktadır.     Köl Tigin ve Bilge Kağan Yazıtları’nda ekonomi ve ticaret ile ilgili şu ifadeler yer almaktadır.

“-Ben Tanrı gibi ve Tanrı’da olmuş Türk Bilge hakan, sözlerimi işitin: Halkı düzene soktum, şimdi onlar kötü durumda değiller. -Türk halkının yurt edineceği yer, Ötüken imiş. Türklerin Hakanı, Ötüken’de oturur ve orada hükmeder ise hiçbir sıkıntısı olmaz. -Eğer Ötüken’de oturup Çin’e ve diğer ülkelere kervanlar gönderirsen, hiç derdin olmaz, sonsuza kadar devlet sahibi olup, hükmedeceksin. -Çinliler, tatlı sözlerle ve yumuşak ipekli kumaşlarla halkı kandırıp, kendilerine yaklaştırıp yerleştirdikten sonra fesatlıklarını gösterip iyi, akıllı ve cesur kimseleri yaşatmazlar imiş. -Ey Türk halkı, Çin halkının tatlı sözlerine, yumuşak ipekli kumaşlarına kanıp, çok sayıda öldün. Eğer güneyde Çugay dağlarına ve Tögülten Ovası’na konayım dersen, öleceksin. -Ey Türk halkı, açlığı-tokluğu düşünmezsin, bir de doyarsan açlığı hiç düşünmezsin. Böyle olduğu için seni besleyip doyuran hakanlarının sözlerini dinlemedin ve her yere gittin ve oralarda mahvoldun, öldün.

İPEK YOLU’NUN STRATEJİSİ GÖKTÜRKLERDEN

Türk egemenliğinin batıya yayılmasında da etken olan Göktürkler, Soğdlar ile ittifak yaparak Çin ipek ticaret yollarını da ellerine geçirdiler. Stratejik adımı Eski Uygur ve Soogh dili uzmanı Fransız bilim adamı Prof. Dr. Etienne de La Vaisseire şu şekilde anlatır: “Tonyukut’un bu yazıtlarda bahsettiği gibi, Türk İmparatorluğunun 6.yy’da ve hemen 7.yy’ın başında bir Moğolistan dönemi var, sonra Gobi’nin güneyindeki faz ve 8.yy’da da yeniden Moğolistan dönemi. Türk imparatorluğunun bu üç safhasının tamamında, Türk politik iktidarı ile Soğdların elinde olan ekonomik güç arasında rollerin dağılımını saptıyoruz. O zamanlar pek tanınmamış olan Soğdlar, bin yıl önceden buradalardı; Buhara ve Semerkant’ta -mevcut Tacikistan, Özbekistan- birlikte Türk kağanlığını yarattılar; bir tür ortaklık -Türkçede partnere “ortak” deniyor-. Örneğin elimizde Türk kağanlarının, ipek ruloları İstanbul’a, Bizans’a kadar götürüp satmaları için Soğd tüccarlara para verdiklerini gösteren Bizans metinleri var. 2 yy boyunca bir yanda Türk imparatorluk iktidarı ile diğer yanda İpek Yolu denen büyük ticaret aksı-ağı içinde Buhara’dan, Semerkant’tan, Taşkent’ten Soğd tüccarlar arasında çok sıkı bir ortaklık var. Gerçekten de bu ortaklıkta temel olan, merkezinde olan fenomen, Türk politik iktidarı ile Soğd tüccarlar arasındaki gümrüksüz ticari ortaklık. Bu da Bizans’a kadar Türk büyükelçilerin gidişini, Çin’le Türk İmparatorluğu arasındaki ilk büyükelçi değişimini ve alışverişin Soğd tüccarlar tarafından sağlanmasını ve Türklerin, ipek ticaretinin ötesinde büyükelçi olarak Soğd tüccarlar tarafından temsil edilmesini açıklamaktadır. Son yıllara tarihlenen yeni bir keşfe göre, Tonyukuk yazıtı ya da Bilge Kağan ya da Köl Tikin yazıtında Moğolistan lehine, steplerde ve Gobi’nin kuzeyinde kalanlar lehine yazılmış bütün övgülü konuşmaları gerçekten anlamakta zorlanıyoruz ve şimdilerde bu konulardaki incelemeleri sürdürüyoruz.”

TİKA tarafından yaptırılan müze ile  
koruma altına alınan Orhun Yazıtları
ve Bilge Kağan tacı.

Göktürkler, “Kürk Yolu” bilinen Hazar ve Bulgar ülkelerinden başlayarak Ural- Güney Sibirya-Altaylar-Sayan Dağları üzerinden Çin’e ve Amur Nehri’ne ulaşan yolundan tek hakimiydiler. Sincap, sansar, tilki, samur, kakam, kunduz, vaşak vb. hayvan kürkleri ve bunlardan imal edilen ceket-pantolon, ayakkabı, çizme gibi eşyaları satmaktaydılar. Ticarette dikkat çeken diğer kalemler ise yün, yağ, bal, elbise, misk gibi maddelerdir.

BİLGE VEZİR TONYUKUK

Orhun Yazıtlarının içinde yer almasına karşın Ulanbatur yakınlarında bulunan Bilge Tonyukuk Yazıtı içinde de TİKA 11 kilometre asfalt yol yaptırırken müze kurma çalışmaları devam ediyor. “Ben Bilge Tonyukuk’um. Çin ülkesinde doğdum” diye başlar Tonyukuk Yazıtı…Birbiri arkasına sıralanan harfler ve işaretl dolu dizgin koşan bir Göktürk Atını andırır… Soluk almadan, duraklamadan okuduğunuz metinler kendinizi bir kültür vadisinde bulmanızı sağlıyor.   Bilge Tonyukuk yüzyıllar öncesinden bugüne yönelik tarihi sözlerini şu şekilde bitirir:

İKİNCİ TAŞ (Doğu Cephesi): “Tanrı korusun, bu Türk milletinin içinde silahlı düşman dolaştırmadım, damgalı at koşturtmadım. İlteriş Kağan kazanmasaydı, onun ardından ben kazanmasaydım il yine, millet yine yok olacaktı. O kazandığı için, ardından ben kazandığım için il yine il oldu, millet yine millet oldu. Ben artık yaşlandım, kocadım. Her hangi bir yerdeki Kağan sahibi bir millete benim gibisi olsa ne sıkıntıları olabilir? Türk Bilge Kağan ilinde yazdırdım. Ben Bilge Tonyukuk”

Yazarımız Fehmi Çalmuk Köl Tigin Yazıtı önünde.

Göktürkler tarafından yapılan oklar.

İşlenmiş altın ve gümüş takılar tercih ediliyordu.

Haberler

Politika

Eski Devlet Bakanı Masum Türker'den Önemli Açıklamalar

Turizm

İstanbul Havalimanı terminali dünyanın en büyük 'LEED Altın' sertifikalı binası seçildi

Ekonomi

Pandemi İstanbul şirketlerini durdurmadı

Gündem

Meteorolojiden yağış uyarısı

Gündem

Mehmetçik İkiyaka Dağları'nda teröristlere nefes aldırmıyor

Ekonomi

Uzak Doğu pazarlarında yeni kapılar birbiri ardına açılıyor

Gündem

Türkiye'de Kovid-19'dan iyileşen hasta sayısı 118 bin 694'e ulaştı

Gündem

Sağlık çalışanları aileleri ile sanal ortamda bayramlaştı

Otomotiv

Geleceğin SUV'si Yeni Ford Kuga Türkiye'de

Ekonomi

Ofis ve dükkan geleneği koronavirüsle tehdit altında

Gündem

İstanbul'da arife günü sessiz geçiyor

Gündem

Bayramda aşırı tüketim sağlıktan ediyor