Ara seçim ve geçim

Son günlerde seçimlerin yenilenmesinden -erken seçimden ziyade ara seçim tartışmaları yaşanıyor. Amaç; erken seçime yanaşmayan AKP ve MHP’yi ara seçime zorlayıp Ekrem İmamoğlu’nu milletvekili seçtirmek.

Malum, seçimlerin yenilenebilmesi için ya Cumhurbaşkanı veya TBMM’nin karar vermesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı şimdilik istemiyor. Meclisten karar alınabilmesi için de 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var.

Bugün itibariyle TBMM üyeliklerinde 8 milletvekili boşalmıştır. Boşalan bu üyelikler için ara seçime gidilip gidilmeyeceği ile ilgili değişik görüşler ileri sürülmektedir.

Sağlıklı bir değerlendirme yapmak için konuyla alakalı anayasal ve yasal düzenlemeleri göz önünde bulundurmakta yarar var.

Anayasa’nın ‘D. Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler’ başlıklı 78.maddesinin 3,4 ve 5.fıkraları şöyledir:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir.

Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.

Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasa’nın 127nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.”

Milletvekili Seçimi Kanununun ara seçimle ilgili 7.maddesi de yukarıdaki Anayasa hükmünün tekrarından ibarettir.

Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimi 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılmıştır. Seçim dönemi, seçimin yapıldığı tarihten itibaren beş yılın dolmasından önceki son Pazar gününe kadarki süredir.

5 yıllık süre 14 Mayıs 2028 da doluyor. Bu sürenin dolmasından önceki son Pazar günü 30 Nisan 2028’e tekabül ediyor ve seçim günüdür.

Anayasa’da ara seçimle ilgili öngörülen kurallar şöyle belirlenebilir:

-Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılacak. Boşalan üyeliklerin sayısı 30’un altında ise genel seçimden 30 ay geçtikten ve seçimlere 1 yıl kala ara seçimlere gidilebilecek. Başka bir ifadeyle ara seçimler, 14 Kasım 2025-30 Nisan 2027 tarihleri arasında yapılabilecektir. Bu seçim yapılırsa, ileride boşalan üyeliklerin sayısı 30’u geçse bile ara seçime gidilemeyecektir. Çünkü ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılabilecektir.

-Boşalan üyeliklerin sayısı 30 ve üstünde ise, ara seçimlerin 3 ay içinde yapılmasına karar verilir.

-Bir ilin veya seçim çevresinin, TBMM’de üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu durum diğer hallerden ayrık tutulmuştur. Yani daha önce ara seçim yapılmış olsa bile, ilin veya seçim çevresinin tamamen boşalan üyelikleri için seçime gidilecektir.

Genel değerlendirmeden sonra siyasi partiler arasında yaşanan tartışmalara gelelim. Cumhur ittifakı kanadı, çoğu dönem seçim yapılmadı dolayısıyla böyle bir zorunluluk yok diyor. CHP ise “var” diyor. Varla yok arasında gidip geliyoruz. Yoksa Anayasa’ya bu hükümler niye kondu?

Maddeye dikkatle bakıldığı takdirde ara seçimlere kimin karar vereceği açıkça belirtilmemiştir. Sadece bir il veya çevresinde boşalan üyelikler için kesin bir tarih öngörülmüştür. Dolayısıyla seçim takvimini YSK yapacaktır. 1991 yılındaki YSK Başkanı Yalçınkaya tarafından YSK’nın ara seçim yaptırma yetkisinin olmadığı belirtilmiş ve ancak TBMM’nin bir kanun veya karar çıkarması gerektiğini vurgulamıştır. (Milliyet Gazetesi 20 Temmuz 1991)

Maddede geçen “TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir.” emredici bir hükümdür ve bir zorunluluk ifadesidir. Ayrıca, TBMM’ne 14 Kasım 2025 -30 Nisan 2027 tarihleri arasında ara seçime karar vermesi gerektiğini öngörmektedir.

Peki Meclis karar vermezse ne olacak? Anayasa’yı bir defa çiğnemekle bir şey olmadığına göre yine bir şey olmayacak gibi.

Anayasa 30 un altında boşalma olursa “…..ara seçime gidilir.” diyor. 30 ve üstünde boşalma olursa “….üç ay içinde yapılmasına karar verilir.” diyor. Bu ifadelerden çıkan sonuç şudur; Meclis mutlaka ara seçimlerin yapılmasına karar vermek durumundadır. Takdir yetkisi ise öngörülen tarihler arasında bir gün belirlemektir.

TBMM üyeleri göreve başlarken Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağına yemin ediyor. Anayasa buysa milletvekilleri ona uyacaklardır.

Yargılar ve düşünceler arasındaki farklılıkları belirtmek için bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum: Avrupa ülkelerinden birinin parlamentosunda misafir olarak bulunuyoruz. Bize parlamentonun Genel Kurul salonunu gezdiriyorlar. Görevliye üyelerin nasıl oy kullandıklarını soruyorum. Oy kullanma şekillerinden birinin bizim kredi kartlarımıza benzeyen ve her milletvekiline ait kartla kullanıldığını söylüyor. Bende görevliye, milletvekilinin biri arkadaşına ben oylamaya katılamayacağım al kartımı yerime kullan derse ne olur diye soruyorum. Görevli şiddetle böyle bir şey olmaz. Kartı veremez ve diğeri de alamaz diyor. Israr ediyorum olsa ne olur diyorum. Olmaz diyor. Etik olmayan soruyu kabullenmiyor.

Bizler farklı düşünüyoruz. Anayasa’ya uyulmazsa ne olur diye tartışıp duruyoruz. İşimize gelene bakıyoruz.

Hürses’te yayımlanan bir yazımda seçim döneminin uzunluğundan söz etmiştim. Ara seçimler yapılırsa bir bakıma vatandaşların memnuniyeti de test edilmiş olacaktır. Bu da belki erken seçimin yolunu açacaktır.

Başlıkta bir de geçim var. Gıda maddelerine, sebze ve meyveye hemen hemen her gün zamlar yapılıyor. Geçim şartları zorlaştı. Marmaray’da son günlerde intiharlar yaşanıyor. Bu tür haberleri ya seyahatimiz sırasında veya sosyal medyadan öğreniyoruz. Seyahatim sırasında iki kez karşılaştım.

Bu konuda ne gibi tedbirler alınabilir bilemiyorum.