Anlayamıyorum

0

Yaşamımızda karşılaştığımız bir çok sorunun, ilginç durumun ve Ülkemiz gündeminde yer alan konuların; görünen veya görünmeyen bir ekonomik boyutu olduğu gerçeğinden hareket ederek, toplum yaşamına baktığımızda ve bir çoğu kanıksanmış algısı veren bu görüntüleri irdelediğimizde; doğru olanın değil yanlış olanın daha baskın olarak yaşamımıza egemen olduğunu ve rasyonaliteden ve ahlaki normlardan uzak bir sonuçla karşılaştığımızı görmekte ve bu durumu Ülke menfaatleri açısından açıklamakta zorluk çekmekteyiz. Ben de, bu kapsamda aklıma ilk anda gelen ve sizlerin de yabancı olmadığınıza inandığım ekonomi içerikli bazı önemli spot sorunları, ilginç durumları ve konuları; farklı bir yaklaşımla hatırlatmak ve sizlerin de sorgulamasına muhatap kılmak için aşağıda sıralıyorum:

(*) Futbol kulüplerini yöneten başarılı iş adamlarının, bu becerilerini kulüplerinin ekonomik performansına yansıtamamalarını, anlayamıyorum.

(*) Lüks içinde yaşayan, iş yaşamları çok başarılı olan ve kamuoyunun yakından bildiği bir çok kişinin 'en fazla vergi beyan edenler' listelerine giremeyişini, anlayamıyorum.

(*) Teknolojinin en son ürünlerini almak ve kullanmak konusunda hassas olanların, 'bu ürünleri neden biz üretemiyoruz' şeklinde sorgulama yapmamasını, anlayamıyorum.

(*) Kredi kartlarının bir gelir kaynağı olmadığını, sadece bir ödeme aracı olduğunu, toplumun geniş kesimlerinin algılayamamasını, anlayamıyorum.

(*) 'Masraflarım arttı, geçinemiyorum' diyen milletvekillerinin; bir sonraki seçimde tekrar milletvekili olmak için gösterdiği olağanüstü çabaları, anlayamıyorum.

(*) Parlamentoda genelde uzlaşamayan milletvekillerinin, kendi maaşları ve diğer özlük hakları için kolaylıkla uzlaşmalarını, anlayamıyorum.

(*) Bazı siyasetçilerin, kamu görevlilerini 'atanmışlar' diyerek küçümsemelerine rağmen; bu görevlere aile fertlerinin ve akrabalarının atanması için çaba sarf etmelerini, anlayamıyorum.

(*) Bazı bürokratların veya siyasetçilerin; asıl görevine odaklanması gerekirken, makam odasının yeniden tefrişine veya makam taşıtının yenilenmesine öncelik vermesini, anlayamıyorum.

(*) Tasarrufların artırılması gerektiğine ilişkin resmi söylemlere rağmen; kamu taşıtlarının sayısının ve giderlerinin artmasını, anlayamıyorum.

(*) Anayasamızda; Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları 'mali kaynaklarının yeterliliği' ölçüsüne bağlanırken, siyasi partilere Devletin 'yeterli düzeyde' mali yardım yapacağının belirtilerek, çifte standartlı bir görünüm verilmesini, anlayamıyorum.

(*) Ekonomi de dahil olmak üzere; geçmişteki her olayı o zamanki şartlar altında değerlendirmekten kaçınmamızı, anlayamıyorum.

(*) İstatistiki verileri çarpıtarak, ekonomiyi olumlu veya olumsuz gösterme çabalarının alışkanlık yapmasını, anlayamıyorum.

(*) Söylemlerle; ekonomilerin gerçek durumunu olduğundan daha iyi veya kötü gösterme çabalarının sonucunda, bir mahcubiyet yaşanmanın kaçınılmaz olacağını düşünemeyenleri, anlayamıyorum.

(*) Ülkemizin ekonomik performansını diğer ülkelerle karşılaştırırken, her bir makroekonomik veri için farklı ülkelerle kıyaslanma yapılmasını, anlayamıyorum.

(*) Müşteriyi memnun edemeyen bazı ticari işletmelerin, müşterilerin balık hafızalı olmadığını ve olumsuz örnekleri çevresiyle paylaşabileceğini anlamamalarını, anlayamıyorum.

(*) Gelecek nesillerin sağlığını ve haklarını yok etmek pahasına, doğayı tahrip ederek rant elde edenleri, anlayamıyorum.

(*) Gayrimenkul üzerinden oluşan rantlardan, Devletin gereken payı alamayışını, anlayamıyorum.

(*) Özelleştirme uygulamalarının; verimli kamu işletmelerini de kapsamasını, anlayamıyorum.

(*) Kamulaştırma yapılırken; insanların emeklerinin, hatıralarının ve beklentilerinin dikkate alınmamasını, anlayamıyorum.

(*) 'Kamu yararı' kavramının somut kriterlerini, anlayamıyorum.

(*) Belediyelerimizin kaynak sıkıntısı çektiği bir süreçte; kaldırım taşının eskisini söküp yenisini döşeme ve büyük ücretler karşılığında meydan konserleri verdirme alışkanlıklarını devam ettirmelerini, anlayamıyorum.

(*) Tarımda; hem üreticinin hem de tüketicinin aynı andaki memnuniyetsizliğinin nedenlerini sorgulayamayanları ve kalıcı bir çözüm arayışı içinde olmayanları, anlayamıyorum.

(*) Dünya üretiminde fındıkta birinci sırada, diğer bir çok ürünün ise dünyadaki sayılı üreticileri arasında olmamıza rağmen, hiç bir ürünün dünya fiyatının belirlenmesinde etkili olamayışımızı, anlayamıyorum.

(*) Ülkemizdeki turizm potansiyelini gereği kadar kullanamayışımızı ve turizm sektörünün çeşitli faydalarını yeterli düzeyde kavrayamayışımızı, anlayamıyorum.

(*) Sanayiye gerçek anlamda gönül vermiş kesimlere, gereken somut değerin verilmemesini, anlayamıyorum.

Hepsi bu kadar değil, daha o kadar çok anlayamadığım şey var ki, lütfen saflığıma verin!

Sizler ise; anladıklarınızı, toplumun menfaatine uygun bir şekilde çözümlenmesi için elinizden geldiği kadar her çeşit katkıyı sağlamaya çalışın.