Ankara

Aksaray Üniversitesinde nefesten şeker ölçümü sağlayan sensör sistemi geliştirildi

ANKARA (AA) - Aksaray Üniversitesi'nde (ASÜ) nefesten şeker ölçümü sağlayan sensör sistemi geliştirdiği bildirildi.

Yükseköğretim Kurulundan yapılan açıklamaya göre, nefes havası analizine dayalı çalışan sistem, diyabet takibi yapabilen dünyadaki tek sensör olma özelliğini taşıyor.

ASÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Bayraklı tarafından geliştirilen ve uluslararası standartlara göre yapılan testlerde yüzde 100 doğruluk oranına sahip olan sistem, oksijen temelli analiz yöntemiyle ölçüm maliyetini önemli ölçüde düşürüyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. İsmail Bayraklı, diyabet hastalığının yaygınlığına dikkati çekti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2024'te dünya genelinde 550 milyon civarında diyabet hastası bulunduğunu anımsatan Bayraklı, bu rakamın 2030'da 650, 2045'te 800 milyona çıkmasının beklendiğini belirtti.

Mevcut ölçüm yöntemlerinin hastalar için ciddi bir zorluk oluşturduğuna işaret eden Bayraklı, 'Diyabet hastaları günlük şeker düzeylerini kontrol etmek için iğne kullanıyorlar, parmak uçlarını delmek durumunda kalıyorlar. Bu gerçekten acılı bir yöntem. Özellikle küçük yaştaki çocuklar için çok daha zor. Bu sorundan yola çıkarak yeni bir yöntem geliştirdik. Bu yöntem kullanıldığında artık iğneye ve parmak delmeye gerek kalmayacak. Sadece nefes havası analiz edilerek diyabet takibi yapılabilecek.' ifadelerini kullandı.

- 'İnsan vücuduna giyilebilir form'

Bayraklı, bu tür kan şekeri izleme sistemleri için uluslararası bir standart bulunduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:

'Amerikan Diyabet Derneği toplantısına katılan 100 diyabet uzmanı tarafından oluşturulan bu standartta, ölçümlerin güvenilirliğini gösteren bölgeler yer alıyor. Bizim yaptığımız analizlerde, 150 hastadan elde edilen tüm sonuçlar, en güvenilir aralık olarak kabul edilen bölgede yer aldı. Yani yüzde 100'lük bir doğruluk oranına ulaşmış olduk.'

Çalışmanın prototip aşamasını geçtiğini, şu anda cihazın taşınabilir hale getirildiği belirten Bayraklı, 'Bundan sonraki süreçte saat, kolye, yüzük ya da maske gibi insan vücuduna giyilebilir forma hazır hale geldi. Hastanede klinik çalışmalara başladık ve 150 hasta üzerinde yaptığımız analizlerde çok olumlu sonuçlar elde ettik.' bilgisini verdi.