YAZARLAR

Tüm Yazıları Akif Serin

Eğitimde Dönüm Noktası…

04.08.2018 02:17

 

Tartışma bitmiyor ve bitmeyecek gibi…

ÖSYM sonuçları bu hafta açıklanınca başarısızlığın nedenleri masaya yatırılıp uzmanlarca tartışıldı.

 

Görünen o ki kısa vadede çözüm yok. Oysa, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, bakan olmadan önce yayınlanan bir videosunda eğitime olan yaklaşım tarzını ortaya koydu. "Öğretmenliği birine bir şey öğretmek zannediyorlar. Öğretmenlik bir insanın kendi öğrenme yolculuğudur, kendi olgunlaşma serüvenidir. Öğretmen kendi olgunlaşırsa çocuğa bir faydası olur."

 

İşte bütün mesele bu değil mi?

 

Öğretmenin çocuğa yaratacağı fayda okul öncesi ile başlayıp üniversite yolculuğuna kadar gidecek.

 

Tabi bu arada özellikle orta öğretimde başlayacak olan sayısal öğrenme.. Ve bunu da eğlenceli hale getirmenin yolları bulunup hayata geçirilmeli.

 

Zira, bugün birçok öğrenci okulda sevmediği dersleri görmek ve öğrenmek zorunda. Aynı durum öğretmen içinde geçerli. Öğretmen adayı (öğrenci iken) öğrendiği bazı konuları zamanla unutabiliyor. Tabi bu unutkanlık zamanla derinleşebiliyor.

 

Şimdi bunları yaşayan öğretmenimizin aslında bilmesi gereken en önemli olgu öğrenmenin bir güç olduğudur. Öğretmenlerimizin gücü, her zaman için bilmekten değil, öğrenmekten alacağını da bilmesi gerekir.

 

Öğrendiğimiz zaman daha mutluyuz

 

Harvard Üniversitesi’nden Prof. Dr. Teresa Amabile, bir makalesinde çalışanların günlüklerini incelemiş. Çalışanlar en çok bir şey öğrendikleri zaman mutlu olmuş.

 

Aslında bu kavram hepimiz için geçerli değil mi?

 

Öğrenmenin önemine dikkat çeken bu araştırma, Türkiye’de durumun vahametini de ortaya koyuyor. Özellikle büyük ve göç alan illerde fazla öğrenci ile ders gören çocukların derslerden sıkıldığı ve iyi eğitim alamadığı yönünde…

 

Öğrenci her fırsatta dersi asmanın yollarını arıyor. Öğrenmeyi eğlenceli hale getirmek önemli bir başarı.

 

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk ile ilgili internette dolaşan kart muhabbeti, işin özünde mesleğini severek yapmayı gösteriyor. Atılan kartla gösterilen sevgi, verilen dersin nasıl bir aşka dönüşebildiğini gösteriyor. Yine MEB’in istatistiklerine göre, derslik başına düşen öğrenci sayısının geçen yıllara göre az da olsa düşmekle birlikte, hala ortalamanın üstünde kalabalık sınıflar bulunduğunu ortaya koyması, durumu açıkça gösteriyor. Bu sayı artarak gidiyor, açılan okullarda bu işe yeterince derman olamıyor. Olmamakla birlikte öğrencinin severek okula gitmesini sağlamak ise daha zor olanı..

 

ÖSYM’nin sonuçlarını bu açıdan ele alıp değerlendirdiğimizde Milli Eğitim Bakanlığı’nın işi çok ve yolu hayli uzun…

 

Yeter ki hep birlikte inanalım…

Haberler

Gündem

Erdoğan Afrin kahramanlarına seslendi

Ekonomi

Esnaf 2018'de 18,7 milyar liralık kredi kullandı

Kültür & Sanat

İnteraktif opera şovu izleyiciyle buluştu

Politika

İçişleri Bakanı Soylu: Seçim sürecinde belli güç merkezleri pozisyon almak istemektedir

Gündem

İstanbul'da yağış bekleniyor

Gündem

Milli Savunma Bakanlığı: Bir yılda 2 bin 442 terörist etkisiz hale getirildi

Yerel Yönetim

'3 Katlı Büyük İstanbul Tünel Projesi' planları onaylandı

Ekonomi

Assan Alüminyum ABD'de büyüyor

Ekonomi

Şirket evliliklerinin bilançosu 30 milyar lirayı aştı

Ekonomi

Ekonomi alanındaki destekler yasalaştı

Gündem

167 okul servisi trafikten men edildi

Ekonomi

Bakan Albayrak: Fiyatlar pazarda farklı marketlerde farklı