Akaryakıt İstasyonu Kuruluş Ve Lisanslandırma Süreci (2)

Değerli Okurlar,

Geçen hafta yayımladığım “Akaryakıt İstasyonu Kuruluş ve Lisanslandırma Süreci” başlıklı makalemle ilgili olarak sizlerden çok sayıda geri bildirim aldım. Okurlarımız, ele alınan konunun son derece faydalı ve önemli olduğunu, ancak kapsamının tek bir makalede ayrıntılı biçimde ele alınmasının mümkün olmadığını ifade ettiler. Bu geri bildirimler doğrultusunda bir açıklama yapmak istedim.

Akaryakıt istasyonu kuruluşu, teknik, hukuki, idari ve ticari yönleri bulunan; yatırım kararından lisanslandırma aşamasına kadar birçok farklı süreci kapsayan oldukça geniş bir konu. Dolayısıyla böylesine kapsamlı bir konuyu tek bir makaleye sığdırmaya çalışmak, ister istemez bazı önemli ayrıntıların gözden kaçmasına neden olacaktır.

Bu nedenle “Akaryakıt İstasyonu Kuruluş ve Lisanslandırma Süreci” konusunu 5 makaleden oluşan bir yazı dizisi halinde ele almaya karar verdim.

Serinin ilk makalesi geçtiğimiz hafta yayımlandı. Bu hafta ikinci makaleyi sizlerin beğenisine sunuyorum. Kalan üç makaleyi ise önümüzdeki haftalarda, her pazartesi günü yine bu gazetede sizlerle paylaşacağım.

Amacım; akaryakıt istasyonu yatırımı yapmayı planlayan girişimcilere, mevcut istasyon işletmecilerine ve sektörün diğer paydaşlarına, kuruluş ve lisanslandırma süreçleri hakkında mümkün olduğunca anlaşılır, yol gösterici ve uygulamaya dönük bilgiler sunabilmek.

Bu yazı dizisinin başta akaryakıt istasyonu işletmecileri olmak üzere, sektörde faaliyet gösteren tüm kişi ve kuruluşlara faydalı olmasını diliyorum. Keyifli okumalar dilerim.

3. İmar ve İdari Uygunluk

Akaryakıt istasyonu kurulmasında en kritik aşamalardan biri, taşınmazın imar ve ilgili idari düzenlemeler bakımından uygunluğunun belirlenmesidir.

Yatırımcının ilgili belediye veya yetkili idarelerden taşınmazın kullanımına ilişkin koşulları öğrenmesi ve gerekli planlama süreçlerini değerlendirmesi gerekir.

Bu aşamada yapı ruhsatı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve diğer ilgili izinlerin hangi koşullarda alınabileceği ortaya konulmalıdır.

EPDK'nın bayilik lisansı başvurularında istasyonun durumuna uygun İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı önemli belgeler arasında yer almaktadır. Bu nedenle ruhsat süreci, lisans aşamasından bağımsız düşünülmemelidir.

Başka bir ifadeyle, yatırımcı açısından "önce istasyonu yapalım, ruhsatı daha sonra hallederiz" şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

Ruhsatlandırma, yatırımın son aşamasında çözülecek idari bir ayrıntı değil, yatırım kararının başlangıç noktalarından biridir.

4. Teknik Projelendirme ve İstasyonun İnşası

İmar ve idari uygunluğun ortaya konulmasından sonra tesisin teknik projelendirme sürecine geçilir.

Bu aşamada istasyonun;

  • Akaryakıt tankları,
  • Dispenserler,
  • Borulama sistemi,
  • Otomasyon altyapısı,
  • Elektrik sistemi,
  • Yangın güvenliği,
  • Topraklama sistemi,
  • Drenaj ve altyapı sistemleri,
  • Kanopi,
  • Satış binası,
  • Araç giriş ve çıkışları

bir bütün olarak planlanmalıdır.

Akaryakıt istasyonunun teknik altyapısı, yalnızca ticari verimlilik açısından değil, insan hayatı ve çevre güvenliği açısından da büyük önem taşımaktadır.

Yeraltı tanklarının ve borulama sistemlerinin uygun şekilde kurulması, sızıntı risklerinin kontrol edilmesi ve otomasyon sistemlerinin doğru çalışması işletmenin temel güvenlik unsurları arasındadır.

Bu nedenle teknik projelendirme aşamasında yalnızca ilk yatırım maliyetine odaklanılması doğru değildir.

Ucuz ekipman ile kaliteli ekipman arasındaki maliyet farkı, yıllarca sürecek işletme döneminde bakım, arıza, enerji tüketimi ve güvenlik açısından çok daha farklı sonuçlar ortaya çıkarabilir.

5. Dağıtıcı Şirket Seçimi ve Bayilik İlişkisinin Kurulması

Akaryakıt istasyonu yatırımının önemli aşamalarından biri de dağıtıcı şirketin belirlenmesidir.

Bu seçim yalnızca marka bilinirliği üzerinden yapılmamalıdır.

Yatırımcı;

  • Bayilik sözleşmesinin süresini,
  • Ürün tedarik koşullarını,
  • Yatırım ve yenileme yükümlülüklerini,
  • Teminat şartlarını,
  • Marka standartlarını,
  • Teknik destek imkanlarını,
  • Otomasyon sistemlerini,
  • Ticari hedefleri,
  • Sözleşmenin sona ermesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçları birlikte değerlendirmelidir.

EPDK'nın güncel başvuru bilgilerinde, bayilik lisansı başvurularında bayi ile dağıtıcı lisansı sahibi arasında yapılan tek elden satış sözleşmesine dayanan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi Beyanı istenmektedir.

Bu durum, bayilik ilişkisinin lisanslandırma sürecindeki önemini açıkça göstermektedir.

Dolayısıyla dağıtıcı şirket seçimi, yalnızca ticari bir pazarlık olarak görülmemeli; yatırımın uzun vadeli hukuki ve ekonomik yapısının belirlenmesinde temel karar noktalarından biri olarak ele alınmalıdır.

Devamı gelecek sayılarımızda