0
Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onurudur.
ATATÜRK
23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk ulusu için çok önemli bir gündür. Atatürk'ün belirttiği gibi '23 Nisan, Türkiye ulusal tarihinin başlangıcı ve yeni bir dönem noktasıdır. Bütün bir husumet dünyasına karşı ayağa kalkan Türkiye halkının, Türkiye Büyük Millet Meclisini vücuda getirmek hususunda gösterdiği harikayı anlatır.'
Atatürk'ün belirttiği o harika nedir? O harika, 23 Nisan 1920'de İlk Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması, bu meclis yoluyla ulusun egemenliğini kendi eline alması; yönetimde, ülke ve ulus işlerinde söz sahibi olması, yeni bir devlet kurulması, tüm olumsuz koşullara, iç ve dış husumet dayanışmasına karşı zaferler kazanılmasıdır.
23 Nisan, ulusal egemenliğe kavuşma günüdür, demokrasi için önemli bir adımın atıldığı gündür. Bu nedenledir ki önemlidir ve bir bayram olarak kutlanmaktaydı, sürekli olarak kutlanmalıdır. Böyle önemli bir ulusal bayramın kutlanmasına terör bahane edilerek yasak getirmek, doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü ulusal egemenlik, ulusal istenç, yani millî irade demektir. Bir yandan millî iradeden dem vurulacak, öte yandan da bu millî iradenin bayramının kutlanması yasaklanacak. Bir yandan ileri demokrasiden söz edilecek, diğer yandan ulusun, egemenliğini kendi eline almasının simgesi olan Ulusal Egemenlik Bayramı kutlatılmayacak. Demokrasi bunun neresinde? Dünya üzerinde, kendi ulusal bayramının kutlanmasını yasaklayan başka bir ülke var mıdır acaba?..
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bir eğlence, bir festival ya da bir faşing günü değildir. Bu bayrama, eğlence gözüyle bakıp, yasak getirmek, en azından Yurt bütünlüğünü, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve sınırlarını korumak, ulus birlikteliğini sağlamak için şehit olanlara, gazilere haksızlık olmaz mı?
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bizim için iki önemli değer taşımaktadır: Birinci değer, ulusal egemenliktir. Çünkü, ulusal egemenliğimiz, çok sıkıntılı, çok zor ve kanlı savaşlar sonunda Türk ulusunun eline geçebilmiştir. Bu nedenle, 23 Nisan Türk ulusu için önemli bir gündür; ulusal egemenliğimizin başka bir kimseye, zümreye devredilemeyeceğinin altının çizildiği gündür.
Egemenlik, yasama, yürütme ve yargı erkinin kullanılmasıdır, dış devletlerle olan denkliği anlatır. Yani buyruğunu yürütme gücüdür. Buyruğu yürütme gücü, bir kişinin elinde olursa, orada demokrasiden söz edilemez. Nitekim, Cumhuriyet öncesinde egemenliği kullanma hakkı padişahların elinde idi. Sultanın her sözü, bir yasa niteliği taşımaktaydı, halkın söz söyleme hakkı bulunmuyordu.
Türk ulusunun egemenliğini eline alması kolay olmamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Silah Bırakma Anlaşması ile ülkemiz işgal edilmiş, ulus tutsak olma durumuna düşmüştür. Ülkeyi işgalden, ulusu tutsaklıktan kurtarmakla yükümlü olan Sultan ve hükûmetleri işgalciler yanında yer almıştır.
Ülkeyi işgalden, ulusu tutsaklıktan kurtarmak amacıyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basan Atatürk ve bir avuç genç subay, eyleme geçmiştir. 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi yayımlanmıştır. Bu genelgede 'Ulusun yazgısını, yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.' denilmektedir. Bu, Ulusal Kurtuluş Savaşı için bir çağrıdır, aynı zamanda ulusal egemenliğin ilk işaretidir. Erzurum'da toplanan Kongrede ise 'Ulusun gücü, ulusal istenç egemen olacaktır.' denilerek egemenliğin ulusa ait olduğu vurgulanmıştır. Sivas Kongresi ise tüm ulusal güçleri bir bayrak ve bir çatı altında toplamış, ulusal egemenliğe dayalı iç örgütlenmeyi sağlamıştır. 23 Nisan 1920'de Ankara'da toplanan İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi de 'Egemenlik, kayıtsız koşulsuz ulusundur.' laik ilkesini benimseyerek son noktayı koymuştur.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın kutlanmasına yasak getirmek, ulusumuza, İlk Türkiye Büyük Millet Meclisine, ulusal egemenliğin ulusun eline geçebilmesi için şehit olanlara, gazilere saygısızlık olmaz mı? Birinci Dünya Savaşı'nda, 29 Nisan 1916'da Arap çöllerinde İngilizlere karşı kazanılan Kut'ül Amere Zaferi ve diğer Türk zaferleri, nasıl görkemli bir kutlamayı, ve saygıyı hak ediyor ise, en az o kadar görkemli kutlamayı ve saygıyı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı da hak etmektedir.
23 Nisan'ın ikinci değeri, Çocuk Bayramı olmasıdır. Dünyada çocuklarına bayram armağan eden tek ülke Türkiye'dir, tek önder de Atatürk'tür. Çünkü çocuk gelecektir, yarının büyüğüdür. Bugünün çocukları, yarının cumhurbaşkanı, başbakanı, vekilleri, valileri, kaymakamları, güvenlik görevlileri, seçmenleri olacaklardır. Onlara şimdiden ulusal egemenlik bilinci, ulusal egemenliğin önemi ve değeri doğru olarak kavratılmalıdır. İşte 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı, bunun için kutlanmalıdır. Bu bayramı kutlamamak, kutlamayı yasaklamak, çocuklarımıza, geleceğimize haksızlık olmuyor mu?
Türkiye Cumhuriyeti'nin sonsuza kadar yaşaması, çocuklarımızın çok iyi ve çağdaş bilgilerle donatılarak yetiştirilmesine; ulusal egemenliğin, tam bağımsızlığın, birlikte yaşamanın, demokrasinin, cumhuriyetin öneminin doğru olarak karatılmasına bağlıdır. Bu, asla unutulmamalıdır.
Bir daha yasak getirilmemesi dileğiyle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!