103. Yılında Mübadele

Gündüzleri gece eden mübadelenin 103. yılındayız.

30 Ocak 1923 tarihinde Lozan’da TBMM Hükümeti’yle Yunanistan Hükümeti arasında imzalanan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin yol açtığı zorunlu göç uygulaması toplumun belleğinde derin izler bıraktı.

Mübadele satırlara dökülemeyecek, kitaplara sığmayacak kadar büyük bir dram.

Din temelli sözleşmenin en can alıcı özelliği isteğe bağlı değil, zorunlu olmasıydı. Bu zorunlu göç, ülkelerin ulus devlete zorlanmasıydı.

Lozan Mübadilleri Vakfı’nın (LMV) kuruluşuna kadar mübadele Yunanistan tarafında tek taraflı olarak yorumlanıyordu.

Yunanistan’da mübadelenin iki taraflı zorunlu göç olduğu konusuna hiç değinilmiyor, sadece Anadolu’yu terk eden Rumlara değiniliyordu.

Bu “tek taraf”lılık Yunanistan’da hem siyaseten hem de çeşitli yollarla belgelendirilerek; Türkiye’de ise öğretilmeyerek, unutturulmaya çalışılarak yaşandı.

Sözleşmenin birinci maddesi, “Türk topraklarında yerleşmiş Rum Ortodoks dininden Türk uyruklarıyla, Yunan topraklarında yerleşmiş Müslüman dininden Yunan uyruklarının, 1 Mayıs 1923 tarihinden başlayarak, zorunlu mübadelesine girişilecektir. Bu kimselerden hiç biri, Türk Hükümeti’nin izni olmadıkça Türkiye’ye; ya da Yunan Hükümeti’nin izni olmadıkça Yunanistan’a dönerek orada yerleşemeyecektir.” hükmünü getirmişti.

Basit gibi görünen bu ilk madde, sözleşmenin en can alıcı maddesi sayılabilir.

Dünya tarihinde ilk kez milyonlarca insan yüz yıllardır yaşadıkları vatanlarından zorla koparılıp bir daha geri dönmemek üzere onlara yabancı olan yerlere sürüklendiler.

Sözleşme, mübadele insanlarına seçim fırsatı da tanımıyordu. Onlara doğup büyüdükleri, atalarının kök saldığı topraklardan ayrılmak isteyip istemedikleri sorulmadı.

Mübadillere bir daha asla “memleket”lerine dönememe, yerleşememe yasağı, hatta cezası getiren sözleşme tarih sayfalarına bir acı olarak geçti.

Mübadele genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve en büyük başarısıdır. Bu başarıda kuşkusuz cumhuriyetin yapı taşları birinci kuşak mübadillerin katkısı çok büyüktür

Bunca yıldır hiçbir kişi ve grubun değil, bizatihi mübadelenin kendisinin neden olduğu acıyı yokluğu, sıkıntıyı çeken birinci kuşaklar suskun, ikinci kuşaklar şaşkındı. Artık mübadele soran sorgulayan, üçüncü ve sonraki kuşakların elinde yükseliyor.

Bu yükselişte kuşkusuz mübadillerin öncü ve önder örgütü Lozan Mübadilleri Vakfı’nın mübadelenin 80. yılında İstanbul’da, Sarayburnu’nda düzenlediği ilk 30 Ocak etkinliğinde yaktığı meşalenin payı var.

Bitirirken; tüm mübadillerin hemşerisi Atatürk’le cumhuriyetin temeline taş koyan birinci kuşak mübadilleri saygıyla anıyorum.

ORTAK BİLDİRİ

LMV’nin hazırladığı ve Türkiye’deki yerel mübadele derneklerinin imzaladığı 103. yıl ortak bildirisinde “Bugün sadece geçmişin acılarını anmakla kalmıyor, geleceğin tehlikelerine karşı da sesimizi yükseltiyoruz.” denildi.

Bildiride vize sorununa da değinilerek “Mübadil kuruluşlarının kültürel ve insani faaliyetlerini daha rahat yürütebilmeleri için vize süreçlerinde kolaylaştırıcı eylemler ve özel düzenlemeler ivedilikle hayata geçirilmelidir.” görüşü gündeme getirildi.

Öte yandan bugün yerel mübadele/mübadil derneklerinin organizasyonuyla Kuşadası, Ayvalık, Tuzla, Mudanya ve Silivri’de göç yollarında ölenlerin anısına denize karanfiller bırakılacak.

Yarın da LMV Korosu Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde saat 19.30’da iki ülkenin ortak türkülerini seslendirecek.