YAZARLAR

Tüm Yazıları Mustafa Çifci

Zamanım yok gelemiyorum

13.04.2018 08:51

Gel artık, dedim. Bak kaç mevsim geçti, hayallerim yarım yamalak kaldı.

“Bu ay gelemem.” Dedi.

Son mektubunda “çok isterdim ama bu ay zamanım yok, tam karlı günlerin ortasında beni bekle, buz gibi üşüdüğünde ellerim ısıtırsın seni...”

 

*

Oysa zaman sadece bir kavramdır, göreceli bir kavram..

Zaman, kişiye ya da birilerine bağlı olan bir şey değildir, olaylardan, toplumlardan bağımsızdır.

Saatin hızı asla değişmez, hep aynıdır.

Ağır gitsen de, hızlı gitsen da yol mesafesinin değişmez olduğu gibi.

Fark, kişinin hareketleri ve algısındadır.

Hızlı işlerlik zamanı genişletir.

Duraksamalar, ağırlık ve engeller ise zamanı daraltır.

Zaman, kişinin hıza bağlı yaşamında değişim gösterir, konunun özeti budur.

Genişlik denen olgu, günlük yaşamımızda yaşanması gereken hızda olma durumudur, işlerin zamanında bitirilmesi, ertesi güne bırakılmaması gibi basitçe de anlatıla bilinir.

Daralma dediğimiz ise, yaşanması gereken hızın altında bulunulmasıdır. Süre dolduğu halde bir takım işlerin yarına ertelenmiş olmasıdır.

Yarın olduğunda ise, yaşanılan günün değil, geçmiş günün işleriyle günlük sürenin doldurulması anlamına gelir ki, yaşanılan günün işleri yetişmez, yarına ertelenir.

İnsanın zaman yetmiyor, duvarının arkasına sığınma hakkını kendisine vermiş olmasıdır.

Doğrudur, zamanı yetmez çünkü daraltmıştır.

Zamanı daraltıp yaşayanların ortak yönleri hareket ağırlığı, olayları zamanında kavrama, bakış açısı, değerlendirme, üzülüp sevinme gibi ruhsal algılamaları da yavaş yaşayan insanlardır.

 

*

Zaman daralmasına girildiğinde her şey ağır çekime girmiş gibidir.

Başlanan kitapların bir türlü sonu gelmez, aylarca koltuk altlarında taşınır.

Gazetelerin büyük manşetleri okunup geçilir, okunacak değerli bir şey bulunmaz çoğu zaman. Ziyaretler, gidilecek yerler hep ertelenir.

Zaman yoktur.

Çünkü her şey yavaştır, ertelenmiştir.

Bu karanlık bir hastalık gibidir.

Başlanan romanların bir türlü sonu anlaşılamaz.

Sorun, zamanın olmaması değil, yaşam hızının gerisinde kalmaktır. Çünkü zaman, bulunan ya da satın alınan bir şey değildir.

Bir karşılık verilip alınmaz ama yitirilen bir süreçtir.

 

*

Esas olan şudur; hayatın bir akış olduğunu ne kadar iyi anlarsak zamandan en çok yararlanmasını bilebiliriz.

Hepimizin en çok ihtiyacı diri diri yaşadığımızı, yaşamın bir mucize olduğunu görebilmesini sağlayacak duyguların ve düşüncelerin içine girebilmek...

Yoksa her gün aynı şeylerin içinde kaybolup gidiyor hayatımız...

Ve insanın yaşamı karmaşık bir sergi gibidir,

Kendi sanat görüşü, fikri, öz benliği yoksa başkalarının beğendiğini en güzel sanır.

*

Sonunda anladım.

Sevgimize zamanı yoktu.

Bir daha aramadım.

Mektuplarına cevap vermedim.

Zamanım yoktu.

Haberler

Gündem

Bedelli askerlik düzenlemesinin detayları belli oldu

Ekonomi & Finans

Bakan Dönmez: Enerjide yeni dönemde üç öncelik olacak

Gündem

Siirt'te 4 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi

Gündem

Bedelli askerlikte yaş ve ücret belli oldu

Gündem

ABD Başkanı Trump: İki ülkenin iş birliği yüz binlerce insanın hayatını kurtarabilir

Ekonomi & Finans

Enterprise Türkiye'de hedef, 5 yılda 3 kat büyüme

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Darbe defterini bir daha açılmamak üzere kapattık

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 15 Temmuz'u unutturmayacağız, unutmayacağız

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitler için Kur'an-ı Kerim okudu

Gündem

Cumhurbaşkanlığından '15 Temmuz' yürüyüşüne davet

Gündem

FETÖ'cülere denizde de karada da geçit yok

Gündem

Pakistan'da iki mitingde bombalı saldırı: 132 ölü