YAZARLAR

Tüm Yazıları Av. Nazlı Gaye Alpaslan

Şüpheli ticari alacak karşılığı

04.01.2018 00:00

0

Dönem Sonu Envanter çalışmaları sırasında tahsili şüpheli hale gelen alacaklar, bulundukları hesaplardan çıkarılarak “128 Şüpheli Ticari Alacaklar” hesabına aktarılacaktır.  Ayrıca daha önce bu hesaba geçirilmiş tahsili şüpheli alacakların son durumları, buları izleyen hukuk servisinden veya şirket avukatlarından öğrenilerek gerekli düzeltme işlemleri yapılmalıdır.

Şüpheli ticari alacağın kanunen kabul edilen bir gider olmasının birinci ve temel şartı, bu alacağın geçmişte gelir yazılan ticari alacak karşılıklarına ait muhasebe fişlerinin ekine ya da bu davaları takip ettikleri dosyalara, alacağın zamanında gelir yazıldığına dair ve ticari bir alacak olduğuna dair ispatlayıcı vesika fotokopilerini (fatura, gelir kaydına ait muhasebe fişi ve sözleşme … v.d.) eklenmesi gereklidir.

Tek düzen muhasebe sistemi veya Sermaye Piyasası Kurulunun öngördüğü perakende satış yöntemi ile şüpheli alacak belirleme imkanı VUK’na göre kabul edilmediğinden  bu yöntem uygulanarak karşılık ayrılmasında karşılık giderlerinin kanunen kabul edilmeyen gider olacağı göz önünde tutulmalıdır(1).

VUK’nun 323. maddesinde ticari ve zırai kazanç elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava ve icra safhasında bulunan alacakların ve yapılan protestoya  veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacağı açıklanmıştır.

Aynı kanunun aynı maddesi, şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasife karşılık ayrılabileceğini, bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğunun karşılık hesabında gösterileceğini, teminatlı alacaklarda karşılığın teminattan geri kalan kısmına  ait olacağını belirtmiştir.

Bu durumda işletmeler şüpheli alacak karşılığı için ihtiyari bırakılmış bulunmaktadır. Ancak, karşılık ayrılması durumunda karşılığın hangi alacağa ait olduğu gösterilmelidir.

Yasa hükümlerine göre, “tasarruf değeri” kavramına yer verilmiştir. Tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği değerdir. Yıllardan beri süre gelen uygulamalarla şüpheli alacak karşılığı “mukayyet değer” üzerinden ayrılmaktadır. Kanaatimizce bu biçim uygulama doğrudur(2).

Bir alacağa karşılık ayrılabilmesi için o alacağı tahsil imkanının değerleme günü şüpheli halde bulunması gerekir. Yukarıda belirtildiği gibi dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile, yapılan protesto veya yazı ile bir defadan  fazla istenilmesine rağmen tahsil edilmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacaklar sayılmaktadır.

Dava ve icra safhasındaki alacaklar için alacağın şüpheli olan miktarı, mahkemede dava konusu edilmiş veya icra takibi açılmış olan alacak miktarıdır. VUK’nun 281. maddesinde karşılık ayrılmasına esas teşkil edecek tasarruf değeri mükellefin söz konusu alacaklarda tahsil etmeyi beklediği miktardır. İhtilaf, alacağın bir kısmı üzerinde ise ihtilaflı olan kısmı şüpheli alacak olarak kabul edilmektedir.

Dava ve icra takibinin bizzat işletme tarafından yapılması gerekmektedir. Dava veya icra takibi dilekçesinin verilmiş olması o alacağın dava veya icra safhasında intikal ettiğini göstermektedir. İşletme tarafından bizzat dava veya icra takibi yaptırılmamış alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz.

Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacaklardan yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen tahsil edilemeyen şüpheli alacak sayılmışlardır. Kanun, küçük alacağın tanımını yapmamıştır. Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacağın miktarı, alacağın tutarına, alacakla ilgili dava masraflarına ve işletmenin katlanacağı diğer giderler tutarına, işletmenin büyüklüğüne, alacağın işletme için önemine bağlı olarak değişecektir.  Bu durumda söz konusu küçük alacağın miktarı her alacak için ayrı ayrı ele alınarak değerlendirilmelidir.   

Yapılan protestonun noter aracılığı ile yapılması, yazı ile istemin taahhütlü mektupla veya noterce yerine getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu gibi alacaklar için karşılık ayrılabilmesi, yazı veya protestonun borçlu tarafından alınmış olmasına bağlıdır. Borçlu ve alacaklı arasında daha önceden  vade konusunda yapılmış bir anlaşma varsa, bu vadeden önce çekilen protestonun yazı ile istemin bir geçerliliği yoktur.


(1) ÖZTÜRK Bünyamin,  “Meslek Mensupları İçin Dönem Sonu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları” Maliye ve Hukuk Yayınları, Aralık 2007, s.156-158

(2) DOĞAN, Hasan; “Alacaklarda Amortisman, Değersiz, Şüpheli ve Vazgeçilen Alacaklar”, Oluş Mali Hukuk Bürosu, Vergi Usul Kanunu Sirküler IV/115, Sevk No:2007/14, s.38.

Haberler

Gündem

Cumhuriyet gazetesi davasında karar

Gündem

20 yeni üniversite kuruluyor

Politika

Erdoğan seçime yönelik kanunu onayladı

Ekonomi & Finans

Türk firması Bosna Hersek'te rüzgar çiftliği inşa edecek

Politika

CHP'de ittifak çalışmaları için Kılıçdaroğlu'na tam yetki verildi

Ekonomi & Finans

Altay tankı ihalesi sonuçlandı

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güneş Motel olayından öte bir durum söz konusu

Politika

'Anayasa değişikliği uyum paketi' Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi

Ekonomi & Finans

Sağlık turizmine dört koldan teşvik

Ekonomi & Finans

KOSGEB esnafın 1,7 milyar liralık faiz yükünü sırtladı

Politika

Kılıçdaroğlu ile Karamollaoğlu görüştü

Gündem

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'dan Suriye açıklaması